-
Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası
Alanında otorite olarak kabul edilen Ahmet Yaşar Ocak'ın Türkiye Sosyal Tarihi'nde İslamın yerine dair önemli bir çalışma. Ocak bu kitabında, 13. yüzyıldan başlayarak, görünürde siyasal ve kültüreş, ama temelinde Cumhuriyet'in kuruluşundan beri üstü kapatılan, merkezle çevre arasında İslam'la bir tür gecikmiş "satıhaltı" hesaplaşmanın yaşandığı günümüze kadar süregelen Türkiye tarihinde İslamın sergilediği panoramayı gözler önüne seriyor. "Türkiye Selçukluları ve Osmanlı'da İslam", "İslami Bilimler ve Modernleşme", "Günümüz Türkiyesi'nde İslami Düşünce", "İslam Mitolojisi" gibi makalelerin yanında, "Kesikbaş", "Tenasüh (Reenkarnasyon), "Zendeka ve İlhad" başlıkları altında üzerinde çok konuşulan ama bilgi sahibi olunmayan mevzulara açıklık getiriyor. Kitap, Bernard Lewis'in tabiriyle "başka hiçbir Müslüman millette olmadığı kadar benliğini İslama gömmüş bir millet"in bu dinin kendi siyasal, toplumsal, kültürel yaşantısında ve özellikle de davranışlarını yönlendiren zihinsel dünyasındaki macerasını anlamaya hasredilmiş tespitlerden ve yorumlardan oluşuyor.
222.00 ₺ -
Osmanlı Devletinde Gayrimüslimlerin Yönetimi
Osmanlı Devleti’nin altı asır süren hâkimiyeti, sadece Müslüman milletler için değil Osmanlı idaresi altında yaşayan gayrimüslimler için de barış iklimi tesis etmişti. İster Yahudi olsun ister Hıristiyan; Osmanlı’nın tebaası olan bütün unsurlar, Pax Ottoman adı verilen bu huzur ikliminde Müslümanlarla barış ve hoşgörü içinde yaşamışlar; Avrupa devletlerinin zulmünden kaçıp Halife’nin şefkatine sığınmışlardır. Endlüs’teki zulümden kaçıp kendilerie yeni bir vatan arayan Yahudilere Osmanlı Devleti’nden başka kucak açan olmamış; Sultan’ın emri altına giren Ortodoks, Katolik vs. bütün gayrimüslim unsurlar, hiçbir baskı görmeksizin kendi inançlarını yaşayabilmişlerdir. Osmanlı Devleti, Türk-Kürt ve Sünnî-Alevî unsuların kavga etmediği, ayrışmanın değil kardeşliğin devam ettiği bir yönetim tarzı da tesis etmiş, bugün ülkemizde yaşanan tartışmalara ışık tutabilecek birçok uygulamayı faaliyete geçirmiştir. İstanbul, bu barış ve hoşgörü iklimini, kılıç zoruyla tesis etmediği gibi, kendi rızaları ile Sultan’ın emrine giren aşiret ve kabileler Osmanlı ruhunu kendi topraklarına taşımak için payitahta sayısız mektuplar göndermişlerdir. Kürt aşiretlerinin İstanbul’a itaatini bildiren mektuplar, Kuzey Afrika kabilelerinin Sultan’a yazdıkları dilekçeler ve Alevilikle ilgili ilk kez bu kitapta yayınlanan belgeler, bu inkâr edilemez ve hasret kalınan gerçeğin delilleridir. Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Osmanlı Arşivlerinde yaptığı araştırmaları Pax Ottoman üst başlığı ile bu kitapta bir araya getirdi. Akgündüz’ün, Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın isteğiyle hazırladığı iki tarihî rapor, Osmanlı’da Gayrimüslimlerin Yönetimi isimli bu kitapta okurlara açıklanıyor.
13.70 ₺ -
Türkler Niçin Müslüman Oldu
Türklerin İslâm dairesine girişi hemen hemen bütün Müslüman milletlerden farklı olmuştur. Emeviler devrinde gerçekleştirdikleri Orta Asya fetihleri sırasında Müslüman Arap ordularını yenilgiye uğratan Türk milleti, acaba niçin daha sonra, mağlup ettiği bir milletin dinini kabul ederek kütleler hâlinde İslâm dinine geçmiştir? İsmail Hami Danişmend, Türklerin niçin ve nasıl Müslüman olduklarını anlatabilecek en ehliyetli kişilerden biridir. Çünkü o, bu meyi ta Türklerin Müslüman olduğu dönemde yazılan Arapça ve Farsça eserlerden tutun da, bu konuda kaynak oluşturabilecek bütün yabancı bilgi ve belgeleri tek tek inceleyerek ortaya koymuştur.
6.85 ₺ -
Türkler
Batılıların Kaleminden Muhteşem Atalarımızın Hayranlık Uyandıran Özellikleri Bu Kitapta... Meşhur tarihçi İsmail Hami Danişmend′in hazırladığı bu eser, Osmanlı Cihan Devleti′ne 16. yüzyıl ile 19. yüzyıllar arasında büyükelçi, gezgin veya araştırmacı olarak gelen Batılıların kaleminden TÜRKLER’in hayranlık uyandıran özelliklerini anlatıyor... Bu kitap, üç kıtaya yüzyıllarca hükmetmiş atalarımızın ne mhteşem ve Batı halklarından ne kadar üstün olduklarını, bizzat Avrupalı yazarların ağzından gözler önüne seriyor. Bize gerçek kimlik ve kişiliğimizi hatırlatan bu eşsiz eseri, sokaktaki vatandaşımızdan aydınlarımıza, bütün öğrencilerimizden tüm öğretmen ve öğretim üyelerimize, rütbesiz erlerimizden en yüksek rütbedeki subaylarımıza ve siyasilerimize varıncaya kadar herkesin okuması ve üzerinde kafa yorması gerekiyor. Bu kitap, küreselleşen dünyada, bizlerin kendi benliğimize dönmemiz için gereken bütün bilgi ve belgeleri bir araya getirmiş bulunuyor. İsmail Hami Danişmend Kimdir? İsmail Hami Danişmend (1889-1967), dört ciltlik Osmanlı Tarihi Kronolojisi başta olmak üzere otuzu aşkın önemli esere imza atmış, millî mücadele kahramanlarımız arasında yerini almış, üniversitelerde dersler vermiş çok güçlü bir tarihçi, edebiyatçı ve fikir adamıdır.
5.92 ₺ -
Osmanlı Barışı
İlber Ortaylı’nın Osmanlı ekseninde geliştirdiği tarihçilik çizgisinden bir demet. Kitapta “Osmanlı Barışı” merkezde olmak kaydıyla Osmanlı aydınından hoşgörüyle, Türk aile yapısı ve son asırda uğradığı dejenerasyonun boyutlarından Osmanlı saraylarının 19. yüzyılda geçirdiği değişimlere; medresenin son güneşi dediği Cevdet Paşa’nın Avrupa tarihini nasıl okuduğundannzimat’ın tarikatlara bakışına ve nihayet tarihten gelen marazi taraflarımızın yoğun olarak analiz edildiği çok yönlü bir çaba ile karşılaşacaksınız. Tarihçiliği sürekli yapılan bir antrenmana benzeten Ortaylı’nın, tarihin şaşırtıcı uçlarına açtığı yeni menfezleri olarak da görebilirsiniz Osmanlı Barışı’nı. "Osmanlı Barışı (Pax Ottomana) şüphesiz bir sistemin adıdır ve son yıllarda Roma barışı (Pax Romana) gibi çok kullanılmaya başlanmıştır. Şunu söylemek gerek ki bu bir abartma tabir değildir, yanlış da değildir. Tarihin bir döneminde, Osmanlı İmparatorluğu′nun özellikle Balkanlar ve Ortadoğu’da kendini ortaya koymasıdır. Bugün Doğu dünyasında uluslar sorunun kökleri Osmanlı devrine gidiyor. Çözümsüzlükler kadar çözüm ümidi de Osmanlı devrine gidiyor. İstanbul’un fethi ve II. Mehmed’in (Fatih) idaresi ile Osmanlı barışının temelleri atılmıştır. Osmanlı yeni dünya şartlarına intibak eden ve uluslaşmaya geçişi sağlayan son imparatorluktur. Yerel kültürleri yok eden koloni imparatorluklarının aksine (İngilizler Hindî sınıfını, Fransızlar Mağrib Arab medeniyetini yok ettiler) Osmanlı İmparatorluğu yerel kültürleri ve küçük hakları da ulus çağına taşımıştır. Bu kitapta değişik başlıklar altında Osmanlı Barışı’nın izlerini göreceksiniz."
48.10 ₺ -
Son İmparatorluk Osmanlı
“Osmanlı İmparatorluğu tarihin gerçek anlamdaki son üniversal, yani beynelmilel, cihanşümul imparatorluğudur. Akdeniz havzasındaki üç tarihî imparatorluktan birini kuranların torunları ve çocuklarıyız. Osmanlı’nın tarihini, kimliğini bilmek ve anlamak kolay değil; bütün etrafımızı, yani yeryüzünün en esaslı uygarlıklarını tanımamız, incelememiz, Osmanlı’nın kurumlarını, anlayışını, olaylara bakışını bilmemiz lazım. Osmanlı’yı tanıdıkça, araştırdıkça, okudukça kendimdaha çok sevecek ve tarihimize daha çok ısınacağız. Şüphesiz elinizdeki bu kitap da bu konuda okura yardımcı olma ve Osmanlı’ya dair yeni ufuklar açma iddiasındadır.” İlber Ortaylı Geçmişten geleceğe tarihî gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı Osmanlı’yı keşfetmeye devam ediyor. Ortaylı, bu sefer okuru Osmanlı’yı “son imparatorluk” yapan yönetim şekli, devletlerle olan ilişkileri, farklı kültürlere, dinlere yaklaşımı ve kurumlarıyla kısacası kendine özgü kimliğiyle keşfetmeye davet ediyor.
18.50 ₺ -
Osmanlıyı Yeniden Keşfetmek
“Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 700. yıl kutlamaları Türkiye’de umulmaz bir ilgi uyandırdı ve Türk toplumu yedi asırlık tarihine ilgi duymaya başladı. Bu ilgi, kuru bir hamaset çizgisini geçti, anlaşılan toplumsal düşüncenin ve yorumlamaların tekâmül etmesi dolayısıyla “Osmanlı İmparatorluğu nedir? Bu imparatorluğun kurumları nedir? Yaşam şekli nedir? Bizim için anlamı nedir?” gibi sorulara cevap aranmaya başlandı. Ve bu meyanda, çalışmalar, hazırlıklar yapmak ve yaptıklarımgeniş kitleye tanıtmak gibi bir ihtiyaç hâsıl oldu. Şüphesiz ki elinizdeki bu kitap da bunlardan birisidir ve o iddiadadır.” İlber Ortaylı Geçmişten geleceğe tarihî gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı bu sefer okuru Osmanlı′yı; padişahları, sarayları, yönetim şekli, semtleri ve abidevî eserleriyle kısacası kendine özgü kimliğiyle yeniden keşfetmeye davet ediyor...
16.65 ₺ -
Tarihin Sınırlarına Yolculuk
Tarihimiz, bize doğru mu öğretiliyor? Tarih kitapları belirli bir ideolojinin propagandasını yapmak amacıyla, bazı gerçekleri görmezden mi geliyor? Tarihi doğru öğrenmek bize ne kazandırır? Gerçekten Cumhuriyetle Osmanlı birbirlerine çok uzak devletler midir? Osmanlı’yı reddedersek ne kazanırız, ne kaybederiz? 19. yüzyıl Osmanlı’nın neden “en uzun yüzyılı”? Osmanlı bugün devam ediyor mu? Türkiye-AB ilişkileri… 21. yüzyılda onurlu bir devlet ve millet olarak yaşayabilmemizin şartları nelerdir? İlber Ortaylı’dan tarihi, tarihimizi doğru anlamaya dair sorulara cevaplar bu kitapta… “Resmi tarih dediğimiz de, alternatif tarih dediğimiz de, övgümüz de, sövgümüz de, ilkelliklerimiz de birbirinden farksız.” “Tarih çim sahası değil ki, istediğin yerleri tespit edip, kazık çakıp çitle çeviresin. “Ben bu kadarını seviyorum, gerisini yakalım” veyahut “Bana ne?” diyemezsiniz. Bu mümkün değil.” “Türkiye’de insanların bir kısmı ‘Biz Osmanlı değiliz’ derken, diğerleri ‘Osmanlı biziz’ diyor. Bu tip bir ayrım sakattır ve mümkün değildir.”
20.35 ₺ -
Üç Kıtada Osmanlılar
Serinin ilk kitabı olan Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek 150 bin, ikinci kitabı Son İmparatorluk Osmanlı 80 binlik satışa ulaştı. Üç Kıtada Osmanlılar ise serinin üçüncü kitabı. Keşif sürüyor… Türkiye′nin önde gelen tarihçilerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı ile Osmanlı′yı keşif sürüyor. Osmanlı′yı Yeniden Keşfetmek ki abıyla 2006 yılında başlayan serüven, Son İmparatorluk Osmanlı / Osmanlı′yı Yeniden Keşfetmek 2 ile devam etmişti. Kısa sürede çok satanlar listesine giren iki kitap toplamda 250 binlik tiraja ulaşmıştı. Osmanlı′yı yeniden Türkiye′ye hatırlatan, Osmanlı′yı kurumlarıyla, yaşam biçimiyle, yönetimiyle, günümüzde birçok devlet tarafından uygulanan değişik alandaki sistemleriyle bu seriye yeni bir kitap eklendi: ÜÇ KITADA OSMANLILAR. İlk iki kitabında Osmanlı′nın tarihin gerçek anlamdaki son üniversal, cihanşümul imparatorluk olması üzerinde duran İlber Ortaylı bu kitabında Osmanlı’yı son imparatorluk yapan etkenleri, üç kıtaya nasıl şekilde hakim olduğunu, yönetim biçimini, azınlıklara bakış açısını, Avrupa ile mücadele ederek devletler arasında kurduğu dengeyi anlatıyor. Ortaylı ayrıca Osmanlı İmparatorluğu′nun değişik bölgelerinin (Avrupa′da Bosna, Ortadoğu′da Şam ve İstanbul′da Üsküdar ve Beyoğlu) şehir hayatını muhteşem tasvirlerle anlatarak okuru Osmanlı zamanına götürüyor. Geçmişten geleceğe tarihi gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı Osmanlı′yı keşfetmeye devam ediyor. Ortaylı bu sefer okuru Osmanlı′yı "üç kıtaya hükmeden" yöneticileri ve yönetim şekliyle, Akdeniz dünyasındaki hakimiyetiyle, "millet" sistemiyle, 18. yüzyıl Avrupa′sında değişen devletler dengesindeki rolüyle ve şehirlerdeki yaşam biçimiyle kısacası kendine özgü kimliğiyle keşfetmeye davet ediyor… “Osmanlı İmparatorluğu Marmara Bölgesi′nde küçük bir beylik olarak doğdu, gelişti; fakat bu ilk yılların üzerinden daha 150 yıl geçmemişti ki Balkanlar’da ve Ege’de hâkimiyeti tesis etti ve bu Balkan hâkimiyeti hemen hemen bugünkü Yunanistan’ın tamamını kapsadı. Çok kısa bir süre sonra Adriyatik, Tuna Nehri, Karadeniz kıyıları ve Mezopotamya’ya kadar uzandı. İkinci asrında Akdeniz’in batı yakası hariç, kuzeyi ve Kuzey Afrika da dahil çepeçevre saran bir imparatorluk olmuştu. Yani başka bir deyişle, gerek müesseseleri, gerek hayatı, gerek üniversalist hâkimiyet anlayışı ve gerek coğrafyası itibariyle üç kıtaya hükmeden bir imparatorluk oluştu... Akdeniz dünyası üzerinde kurulu olan Osmanlı İmparatorluğu bu bölgenin son muhteşem imparatorluğuydu ve onu bütün kültürleri, bütün mirasıyla birlikte barındıran ve çağdaş dünyaya taşıyan, asıl tarihî vazifesi de bu olan bir imparatorluktu.”
20.35 ₺ -
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu′nda modernleşme sürecini, siyasi, toplumsal ve kültürel değişiklikleri ele alan İlber Ortaylı′nın başyapıtı gözden geçirilmiş baskısıyla Timaş′ta. Sırpça, Yunanca ve Macarca′ya çevrilen, Ukraynca çevirisi devam eden kitap son dönem Osmanlı modernleşme tarihini ele alıyor... “Osmanlı modernleşmesi otokratik bir modernleşmesidir, iç ve dış gelişmeler, hayatının son kırk yılında imparatorluğu bu otokratik modernleşmeden anayasal bir monarşiye kadar sürükledi, imparatorluk genç Cumhuriyete parlamento, siyasal parti kadroları, basın gibi siyasal kurumları miras bıraktı. Cumhuriyetin tabipleri, fen adamları hukukçu, tarihçi ve filologları son devrin Osmanlı aydın kadrolarından çıktı. Cumhuriyet ilk anda eğitim sistemini, üniversiteyi, yönetim örgütünü, mali sistemini imparatorluktan miras aldı. Cumhuriyet devrimcileri bir ortaçağ toplumuyla değil, son asrını modernleşme sancıları ile geçiren imparatorluğun kalıntısı bir toplumla yola çıktılar. Cumhuriyetin radikalizmini kamçılayan öğelerden biri de yeterince radikal olamayan Osmanlı modernleşmesidir. Bugünkü Türkiye’nin siyasal-sosyal kurumlarındaki sağlamlık ve zaafın bilinmesi, son devir Osmanlı modernleşme tarihini iyi anlamakla mümkündür. 19. yüzyıl bütün Osmanlı camiasının en hareketli, en sancılı, yorucu, uzun bir asrıdır; geleceği hazırlayan en önemli olaylar ve kurumlar bu asrın tarihini oluşturur.”
22.20 ₺ -
Tarihimiz ve Biz
İlber Ortaylı, tarih yapan bir milleti geçmişiyle buluşturuyor! Tarih yapan milletlerden biri olarak biz Türkler tarih bilincine ne derece sahibiz? Geçmiş belgelerimize ne kadar yakın, ne ölçüde uzağız? Prof. Dr. İlber Ortaylı derin vukufiyeti ve benzersiz üslubuyla bizi tarihimizle tanıştırıyor, yüzleştiriyor. Osmanlı’nın klasik dönemini, XVIII ve XIX. asırlardaki toplumsal ve siyasî panoramayı, bugünkü Avrupa’yı var eden oşulları, Türk, Rus ve Japon modernleşme yolculuklarını, kısacası dünya medeniyetinin kökenlerini gözler önüne seriyor. * Anadolu’da Osmanlı Hâkimiyeti * Bir Balkan İmparatorluğu Olarak Osmanlı * Viyana Kuşatması: Yeni Bir Osmanlı’ya Doğru… * Osmanlı Modernleşmesi * Doğu ve Batı Ayrımları * Avrupa Nedir, Nereleri Kapsar? * Batı’da Türk İmajı * Yabancıların Gözüyle Osmanlı: Seyahatnameler * Türkiye’nin Oluşumu * Romalılık, Osmanlılık, Türkiyelilik * Osmanlı Zamanında Sanat * Katolik-Ortodoks Dünyası * Ermeni ‘Soykırımı’ İddiaları Üzerine “Tarihimizi okudukça kendimizi daha çok sevecek ve geçmişimize daha çok ısınacağız!”
20.35 ₺ -
Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu
Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu, Ortaylı’nın, dönemin iki dev imparatorluğu Almanya-Osmanlı İmparatorluğu ilişkilerini, kendi deyişiyle, hem “arşiv belgelerinin zenginliği”nden yararlanarak, hem ikincil kaynaklara ulaşarak değerlendirdiği, bir kitap. Osmanlı İmparatorluğu′nun Batı dünyasına açılış çağında, Cermen kültürünün özel bir yeri olmuştur. Birinci Dünya Savaşı′nda, iki imparatorluğun da çöküşünü hazırlayan kader birliği yolunda, yalnızca siyasal askeri alanlarla sınırlı kalmayan ortaklıklar göze çarpar. İlber Ortaylı, hem titiz ve geniş ufukta tarihçiliğini, hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında Alman etkisinin bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor. Kendi alanında bir başyapıt.
20.35 ₺ -
Osmanlı Toplumunda Aile
Geçmişi karanlık temel kurumlarımızdan biri olan ailenin, Osmanlı İmparatorluğu′ndaki konumu, büyük tarihçimiz İlber Ortaylı′nın kaleminden değerlendiriliyor. Ortaylı, eşlerin birbirine karşı sorumlulukları, aile hukuku, çocuğun yetiştirilmesi, devletin Müslüman ve gayrimüslim ailelere yaklaşımı, miras, çok eşlilik, ataerkillik, harem gibi sağlıklı bilgi olmadan üzerine çokça konuşulan mevzuları ilk elden kaynaklarla yorumluyor. Osmanlı Toplumunda Aile, yalnızca tarihçiler ve araştırmacılar için de l Osmanlı İmparatorluğu′ndaki yaşamı merak eden, sağlam bilgilerle donanmak isteyen herkes için ideal bir çalışma. * * * "Aile bir toplumun en muhafazakâr, az değişen kurumlarından biridir ve şimdi bu asırda değişmektedir, bu değişme sebebiyle “aile” kurumu kadar tarihçi araştırmalarını gerektiren bir konu yoktur. Bu nedenle Osmanlı toplumunda aile yapısı üzerine yazdığım ve tasvip gören makalelerimi yeniden ele almak, yeni malzemeyi araştırmak ve “millet” sistemi ve “hukuktaki Romanizasyon” gibi toplumsal ve hukukî çerçevesine oturtmak gerekiyordu. Bunsuz son 150 senedeki ailenin, aile hukukunun evrimini kavramak mümkün değildir. Bu nedenle 15.- 16. yüzyıllardan bugüne dek hukukî ve toplumsal çerçevesi içinde Osmanlı ailesinin gelişimini ele alan bu çalışmayı kaleme almayı gerekli gördüm.""
22.20 ₺ -
Osmanlı Toplumunda Aile Ciltli
Geçmişi karanlık temel kurumlarımızdan biri olan ailenin, Osmanlı İmparatorluğu′ndaki konumu, büyük tarihçimiz İlber Ortaylı′nın kaleminden değerlendiriliyor. Ortaylı, eşlerin birbirine karşı sorumlulukları, aile hukuku, çocuğun yetiştirilmesi, devletin Müslüman ve gayrimüslim ailelere yaklaşımı, miras, çok eşlilik, ataerkillik, harem gibi sağlıklı bilgi olmadan üzerine çokça konuşulan mevzuları ilk elden kaynaklarla yorumluyor. Osmanlı Toplumunda Aile, yalnızca tarihçiler ve araştırmacılar için del Osmanlı İmparatorluğu′ndaki yaşamı merak eden, sağlam bilgilerle donanmak isteyen herkes için ideal bir çalışma. * * * "Aile bir toplumun en muhafazakâr, az değişen kurumlarından biridir ve şimdi bu asırda değişmektedir, bu değişme sebebiyle “aile” kurumu kadar tarihçi araştırmalarını gerektiren bir konu yoktur. Bu nedenle Osmanlı toplumunda aile yapısı üzerine yazdığım ve tasvip gören makalelerimi yeniden ele almak, yeni malzemeyi araştırmak ve “millet” sistemi ve “hukuktaki Romanizasyon” gibi toplumsal ve hukukî çerçevesine oturtmak gerekiyordu. Bunsuz son 150 senedeki ailenin, aile hukukunun evrimini kavramak mümkün değildir. Bu nedenle 15.- 16. yüzyıllardan bugüne dek hukukî ve toplumsal çerçevesi içinde Osmanlı ailesinin gelişimini ele alan bu çalışmayı kaleme almayı gerekli gördüm.""
17.13 ₺ -
Osmanlı Mirası
Gazeteci-yazar Taha Akyol soruyor, Türkiye'nin en büyük tarihçilerinden İlber Ortaylı yanıtlıyor. Gazeteci Yazar Taha Akyol soruyor, geçmişten geleceğe tarihî gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen, günümüzün "tarihi sevdiren adamı" olarak bilinen, Türkiye’nin önde gelen tarihçilerinden İlber Ortaylı Osmanlı ve Cumhuriyet’e dair birçok merak edilen soruya cevap veriyor... Ermeni Sorunu’ndan Osmanlı’nın Yahudilere bakışına, Atatürk ile Vahdettin ilişkisinden Osmanlı Ailesi’nin Milli Mücadele’ye yardımına, Osmanlı Avrupa ilişkilerinden Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine tarihle alakalı pek çok sorunun cevabı İlber Ortaylı’nın tartışmalara yol açacak sözleriyle… Ermeni Sorunu Osmanlı'nın mı meselesi? 1915'te ne oldu? Diaspora ne yapmaya çalışıyor? Osmanlı'nın Yahudilere bakışı nasıldı? İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı’nda neler yaşandı? Osmanlı'nın yıkılışına neden olan olaylar nasıl başladı? Osmanlı’nın Bektaşilere ve Alevilere bakışı nasıldı? Atatürk Osmanlı'ya nasıl bakıyordu? Atatürk ile Vahdettin arasında nasıl bir ilişki vardı? Osmanlı ailesi Milli Mücadele'yi destekledi mi? Yeni bir Osmanlı mümkün mü? Osmanlı dönemi milliyetçiliği ile Cumhuriyet dönemi arasında ne farklar var? Ve daha birçok sorunun cevabı Osmanlı Mirası’nda.
13.70 ₺ -
Türkiyenin Yakın Tarihi
"Osmanlı İmparatorluğu gürültüyle ve aniden ortadan kalktı. Büyük imparatorluklar artlarında üç-beş yıllık değil, yüz yıllık sancılar bırakır." "İttihatçılar vatanseverdi, bu onların hem gücüydü, hem de hatalarının bir nedeni..." "Türk toplumu yeryüzü tarihinin en büyük devrimini yaşayan yerkürenin devlerine karşı varlık mücadelesi vermiştir." "1924 Anayasası hem bizim tarihimiz hem de yakın tarih için Balkanlar Dünya Savaşı'ndaki ağır hatalar ve boş özlemler sebebiyle, İkinci Dünya Savaşı'na ihtiyatla yaklaşılmıştı." "6-7 Eylül olayları, Varlık Vergisi ile birlikte yakın tarihin en büyük sorun çıkaran iki tertibidir. Tertiplerin akışına sorumlular bile hakim olamamıştır." "Yassıada duruşmaları hiçbir hukukçunun onaylayamayacağı biçimdeydi." "Türkiye anayasaları boyuna yenileniyor. Yenilenmeyen politikanın örgütlenme biçimi ve eğitimidir." *** Türkiye'nin önde gelen tarihçilerinden İlber Ortaylı Türkiye'nin gündeminden düşmeyen anayasa tarihimizden seçimlere, Birinci Dünya Savaşı'nın acı sonuçlarından İkinci Dünya Savaşı'ndaki denge politikasına, Enver Paşa'nın komutanlığından İsmet İnönü-Adnan Menderes çatışmasına, komşu ülkeler Irak, Suriye, İran ilişkilerinden Abd, Rusya ve Avrupa Birliği politikasına, askeri darbelerden eğitim sistemimize kadar birçok konuda yakın tarihimizin dönüm noktalarını farklı bir bakış açısıyla ve sıra dışı analizleriyle ele alıyor. Türkiye'nin Yakın Tarihi 20.yüzyılda Türkiye'nin geçirdiği değişimin arka planını merak eden okurlar için kaçırılmaması gereken bir kitap.
22.20 ₺ -
Harp Hatıralarım
Esaret günleri... Kumandan “Çanakkale’de harp eden asker 10 adım ileri çıksın!” dedi. Tereddüt ettik ama birer ikişer ileri çıkmaya başladık. Kamp kumandanı bize uzun uzun baktı: “...Ben sizinle aynı cephede aylarca beraber bulundum ve kolumu da orada kaybettim. Sizin çok cesurca ardı arkası kesilmeyen hücum ve taarruzlarınız, gözümün önünden her zaman bir sinema şeridi gibi geçmektedir. Bu münâsebetle bir defa daha sizi yakinen görmek için buraya çağırdım...” dedi. * * * 1915′te Çanakkale′de, 1916′da Galiçya′da, 1917-18′de Filistin′de yani Birinci Dünya Savaşı′nın en acımasız, en kanlı cephelerinde ve 1918-20 yıllarında Osmanlı′nın çöküşüyle beraber İngiliz esareti altında geçen yıllar... Birinci Dünya Savaşı′nın başlangıcından sonuna kadar Osmanlı cephelerinde çarpışan, yaralanan, tedavi gören ve tekrar cepheye giden bir Mehmetçiğin; neferlikten başçavuşluğa kadar terfi eden kahraman, fedakâr ve vatan sevgisiyle dolu İbrahim Arıkan′ın harp hatıraları...
8.88 ₺ -
Çanakkale Savaşı
Çanakkele Savaşı, “Hasta Adam” lakaplı Osmanlı′nın son silkinişlerinden biri. Rusya’nın sıcak denizlere inişinin önünü açacak o muhteşem manevranın bel kemiği. Başta İngiltere-Fransa ve Rusya olmak üzere dünyanın iler gelen ülkelerinin göz diktiği Anadolu’nun kapısı. Ve bu topraklar üzerinde yaşanan yüzyılın son büyük destanı... Çanakkale Savaşı Türk tarihinde binlerce, on binlerce öyküye konu olacak kadar zengin bir birikime sahip. Ve Türk tarihinin bu muhteşem sayfalarından birir Alman subayının gözüyle “Çanakkale Savaşı”nda Türk okurlarına sunuluyor. Carl Mühlman, Osmanlı ordusundaki modernizasyon çalışmaları için getirilmiş binlerce subaydan sadece biri. Carl Mühlman bir profesyonel gözüyle Çanakkale Savaşı’nı. askeri, stratejik ve tarihi açıdan anlatıyor. Çanakkale’deki destansı mücadelede kaynak eserlerden biri olan “Çanakkale Savaşı” Sedat Umran’ın özenli çevirisiyle okurlarıyla buluşuyor.
6.85 ₺ -
Çanakkale Raporu Binbaşı Halis Beyin Savaş Notları
ÇANAKKALE SAVAŞI′NIN DAİR BİRİNCİ EL KAYNAK KİTAP... Çanakkale Savaşı′nda önemli görevler üstlenen, karaya çıkan düşmanı karşılayan askerlerin komutanı olan Binbaşı Halis Beyin savaş sırasında tuttuğu günlük Çanakkale Savaşı′na dair önemli bilgiler içermekte ve o günlerin heyecanını, askerimizin cesaretini ortaya koymaktadır. “Çanakkale Savaşı’yla ilgili ilk kaynaklarından biri Binbaşı alis′in ÇANAKKALE RAPORU′dur. Savaşı an be an anlatan, siperlerde yaşananları olduğu gibi hissettiren emir ve raporlardan oluşan bu kitap, yerli, yabancı her Çanakkale Savaşı araştırmacısının, tarih okurunun başvuru kitabı olmalıdır.” Prof. Dr. Haluk Oral “Harp ceridelerini ihtiva eden bu eserin yeniden basılması askeri tarihe meraklı okuyucular ve askeri tarih öğrencileri için çok önemli bir yeri dolduracaktır. Hele bizim gibi tarih yazmaktan çok tarih yapmaya meraklı bir millet için çok daha önemlidir.” Kenan Çelik Askeri tarihçi ve araştırmacı “‘...beş İngiliz livasına karşı duran kuvvetim, şiddetli taarruzlarla zayiata uğrayan 57. Alay′dan, ikişer taburlu olan 27. ve 77. Alaylarla, gayri kabili istifade bulunan 72. Alay’dan ibaretti. Hakikaten 25 Nisan muharebesiyle Arıburnu cephesi muvaffakiyetinin temelini kuran, İngilizlerin bu cephede azmini kırıp plânını mahveden, bu kuvvetti.’ Bu sözler Mustafa Kemal′e aittir. Ben buna ek olarak, haddim olmayarak, Yüzbaşı Faik Efendi′nin, 3. Tabur Komutanı Halis (Ataksor) Bey′in, 57. Alay Komutanı Avni Bey′in adlarını belirterek katılmak istiyorum.”
21.09 ₺ -
Çanakkale Savaşı Günlüğü Gün Gün Saat Saat Çanakkale
TÜRKİYE’DE ALANINDA İLK... Uzun yıllar süren bir çalışmanın ürünü… Deniz, Kara ve Hava savaşları hakkında hiç bilinmeyen detaylar, unutulan hatıralar, düşmanların gözünden acı gerçekler, komutanların günlüklerinden detaylı bilgiler, askerlerin gözüyle asrın savaşından göz yaşartıcı öyküler… Çanakkale Cephesi’nin öncesi ve sonrası, önemli muharebeler, kahramanlar, komutanlar; sadece Türk tarafındaki değil, İtilaf Devleleri’ndeki gelişmeler de gün gün bu kitapta derlendi. Çanakkale’ye daha geniş açıdan ve bütünüyle bakabilmek, gelişen olaylar arasındaki bağlantıyı izleyebilmek için temel bir kaynak. Bir başvuru kitabı… Çanakkale Cephesi’nin belli gün ve olaylardan ibaret olmadığını, küçük bir kara parçasında savaşın her yönüyle nasıl şiddetle sürdüğünü, cephe dışında İstanbul’da, Kocaeli’de, Gebze’de, Marmara Denizi’nde yapılan saldırıları, sözkonusu olayları yaşayanların ağzından anlatan hatıralarla, sözlerle ve görsel içerikle destekleyen eşsiz bir çalışma…
18.84 ₺ -
Çanakkale Destanı Gerçek Efsanelerin Öyküsü
Kendisinden her bakımdan üstün düşmana karşı Osmanlı Devleti’nin son kalesi İstanbul’u kaybetmemek için canını dişine takarak yaptığı, âdeta küllerinden yeniden doğduğu zaferdir.Çanakkale Savaşı, bir dizi yenilgi ve başarısızlıklardan sonra gelen büyük bir zaferdir. Kendisinden her bakımdan üstün düşman karşı Osmanlı Devleti’nin son kalesi İstanbul’un ele geçmemesi için canını dişe takarak yaptığı, âdeta küllerinden yeniden doğan bir Anka kuşu gibi var olduğu bir zaferdir. Bu zaferülkenin kaymak tabakası denilen okumuş gençleri feda ederek kazandık. Bu kitabı okurken; Mehmetçiğin savaşta bile düşman askerine olan merhametine şahit olacak, 276 kiloluk mermiyi kaldıran, Seyit Onbaşı’ya hayran kalacak, Nusrat Mayın Gemisinin, o boğazı düşmana dar eden ufacık bir geminin hikâyesini okurken, gözyaşlarınızı tutamayacaksınız… Bu kitabı okurken; Seddülbahir’deki çarpışmada tüfeği bozulunca, öfkeden deliye dönen Mehmet Çavuş’un düşmana taşla, kürekle saldırışını, gözlerinizin önüne getirecek, Ertuğrul Tabyası’nda küçük bir destan yazan Ezineli Yahya Çavuş’un takımıyla tam 15 saat 2.500 düşman askerine karşı koyarken, sadece sabah bombardımanında siperlerine atılan 4.650 adet top mermisinin sayısında ürküp, titreyeceksiniz… Bu kitabı okurken; adını raporlara yazmaktan çekinen Mahmut Sabri’yi, savaş esnasında bile “Bu koca gövde ile siper almak zor oluyor” deyip de ayakta duran Binbaşı Halis Beyi, emrindeki subaylara “Ben size ölmeyi emrediyorum!” diyen Yarbay Mustafa Kemal’i gözlerinizin önüne getirecek, ölme emrini yerine getirmek için birbiriyle yarış eden askerlerimizi hatırlayacak, o anları yaşayacak, toprakların değil, ağaçların, denizin bile titrediğini sanacaksınız… Bu kitabı okurken, Çanakkale Destanı’na tanıklık edeceksiniz…
17.76 ₺ -
Çanakkale 1915 Ölüme Koşanlar
Çanakkale; tarihimizin, asaletimizin ve karakterimizin zaferidir. Çanakkale, istilacı ve sömürgeci dehşet ordusuna ruhumuzun cevabıdır. Mehmetçik, Çanakkale’de asırların biriktirdiği türlü yoksulluklar ve yoksunluklar içinde savaştı. Fakat yoksulluk ayağında kalmıştı, sırtında kalmıştı, silahında kalmıştı, ruhuna işlememişti. Bunun içindir ki Mehmetçik Çanakkale’de yalnızca tüfeği ve süngüsüyle, zamanın en güçlü silahlarına ve donanmasına sahip, sömürgelerinin bütün kaynaklarını harekete geçir bir orduya tarihinin en acı mağlubiyetini tattırmış, tarihinin en ağır kayıplarını verdirmiştir. “Savunma hattımızın üstü bir tencere içinde kaynayan su gibi fokurduyordu. Mütemadiyen lavlar püskürten bir volkan seyrediyordum. Kulaklar işitmez oldu. Felce uğramış gibiydik. Bu hal saatlerce devam etti. Bombardıman birden kesildi. Telefonda sesler birbirine karışıyordu: 30. Alay! Düşman cephenize hücuma geçiyor! 1. Bölük Kanlısiperi takviye et! Bomba sandıkları sağ cenaha! Çocuklar metin olun! Şarapnel tutuştu hazır! 30. Alay ne haldesin! 30. Alay!” Düşmanın bu hücumundan önce üzerimizde 8 saat boyunca 50 bin top mermisi patladı. Şimdi siperlerimizde akıllara durgunluk verecek kanlı boğazlaşma başlamıştı. Her basılan yerde bir insan parçası vardı. 30. Alay’dan bize kayıplarıyla hüzünlü, zaferiyle gururlu bir bayrak kaldı. Bu kitap; vatanı korumak uğruna ölüme koşanların, Çanakkale’de 1915 yılında tarih yazan kahramanların öyküsünü anlatıyor. Bu kitapla bütün yönleriyle gözler önüne serilen Çanakkale Savaşı’nı gün gün yaşayacak, kendinizi siperlerde Mehmetçiğin yanında hissedeceksiniz.
9.25 ₺ -
Çöküş
Bir medeniyetin çökmesinden –Angkor Wat’ın terkedilmiş tapınakları, orman içinde kalmış Maya şehirleri ya da Easter Adası’nın heykellerinin kasvet verici görüntüsü gibi- daha korkunç ne olabilir? Bu yıkıntıları görüp aynı şey bizim başımıza gelmez diyecek biri var mıdır? Jared Diamond Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabında Batı medeniyetlerinin dünyanın önemli bir kısmında hâkimiyet kurmalarını sağlayan teknoloji ve dokunulmazlıkları nasıl ve niçin geliştirdiğini inceliyordu. Çöküş kitabında ie madalyonun diğer tarafına bakıyor. Geçmişteki büyük medeniyetlerden bazılarının çöküş sebepleri nelerdir ve onların başlarına gelenlerden ne gibi dersler almalıyız? Diamond, Easter Adası’ndaki Polonezya kültüründen yerli Amerikan medeniyetleri Anasazi ve Mayalara, Grönland’da hüküm sürmüş ortaçağdaki Viking kolonisinden günümüz dünyasına felaket senaryoları hakkındaki bakış açılarını ortaya koyuyor. Kaynaklarımızı israf edersek, doğamızın bize verdiği tehlike işaretlerini önemsemezsek, gereksiz yere ağaçları kesersek başımıza neler geleceğini anlatıyor. Doğal afetler, iklim değişikliği, hızlı nüfus artışı, istikrarsız işler ve tabii ki savaşlar eski medeniyetlerin çöküşünde önemli faktörlerdi. Ama bazı toplumlar aynı problemlere çözümler buldular ve bu çözümlerde ısrar ettiler. Bir çevreyi diğerine göre daha kırılgan yapan şey nedir? Niçin bazı toplumlar kendilerini düşünmeden yıkıma götürürken, diğerleri aynı hatayı yapmıyor? Bugün benzer problemlerle biz karşılaşıyoruz; Ruanda ve Haiti’nin başına bazı felaketler geldi bile. Hatta Çin ve Avustralya bu sorunlara yenilikçi tedbirler almaya çalışıyorlar. Her ne kadar bizim toplumumuz (Amerika) açık bir şekilde ekonomik olarak zengin ve siyasi olarak rakipsiz görünse de, meşum ikazlar Montana gibi ekolojik olarak sağlam bölgelerde belirmeye başladı. Benzer bir sonla karşılaşmamak için sosyal, ekonomik ve politik ne gibi tedbirler alabiliriz? Derin içeriği, anlaşılır ve açık üslubuyla Çöküş cevaplanması gereken şu soruyu sorarak günümüzün en önemli kitaplarından biri haline geldi: Dünyamızın çöküşünü nasıl engelleyebiliriz?
13.70 ₺ -
Bilimler Tarihçisi Fuat Sezgin
60 yıllık mesaisini günde 16 saat Bilimler Tarihine ayıran, Müslümanların 800 yıllık gizli kalmış çalışmalarını ortaya çıkaran, 27 dil bilen ve tüm bunlara rağmen 1960 darbesinde 147’likler arasında üniversitesinden uzaklaştırılan, İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi’nin kurucusu Prof. Dr. Fuat Sezgin, hayatını, çalışmalarını, eserlerini ve Bilimler Tarihine ilişkin önemli tespitlerini anlatıyor. Müslüman bilim adamlarının dünya bilim tarihine katkıları nelerdir? Amerika’yı Kristof Kolomb’tan önce kimler keşfetti? Dünyanın gerçeğe çok yakın ilk haritası kimlerin eseri? İbn-i Sina’nın hangi eseri Aristo’nun adıyla yayınlandı? Müslüman bilginler saniyeyi nasıl keşfettiler?
15.41 ₺ -
20.Yüzyıl Politik Düşünürler
20 yüzyıl, insanlık tarihi içinde politik düşüncenin şekillenmesi açısından önemli aşamaların gerçekleştiği bir dönemdir. Politik düşüncedeki verimlilik, buna katkıda bulunan isimlerin önemini de ortaya çıkarmaktadır. Bu kitapta, görüşleri ve aksiyonlarıyla politik düşüncenin şekillenmesine katkıda bulunmuş kişilerin düşünce. tavır ve biyografilerine yer verilmektedir. Dünyanın farklı köşelerinden 175 önemli ismin politik mirasını bir arada sunan bu çalışma dünyayı tanımak ve geleceğe yönelolitik açılımları anlayabilmek noktasında önemli bir başvuru kitabıdır.
12.00 ₺ -
Avrupada Osmanlı Damgası
“…Osmanlı’nın her şehrinde, her memleketten ve her dilden sayısız Yahudiye rastlamak mümkündür… Çünkü kovuldukları her yerden sonra kurtuluşu Osmanlı’da bulmuşlardır…” “Osmanlı İmparatorluğu, Yahudi tarihinin en trajik anlarından birinde Yahudilere sığınacak bir yer ve yaşama ümidi vererek sayısız insan için barınma noktası oluşturdu. İspanya′dan kaçanların ötesinde, din savaşlarından,Orta Avrupa’yı kasıp kavuran zulümlerden ve Reform fanatizminden kaçan daha pek çok sayıda Yahudi, Türk hakimiyetinin sunduğu nispi özgürlüğü tercih etti.” 1686′da Osmanlı hakimiyetindeki Budin′i işgal eden Avusturya, şehrin Müslüman halkını ya kılıçtan geçirmiş ya da göçe zorlamıştır. Ayrıca şehirde yaşayan bin kadar Yahudi′nin birçoğu esir alınmış veya şehirden kaçmıştır. İşte o Yahudilerden biri olan Iszak Schulhof bir Avusturya subayının eline geçmişse de mucize diyebileceğimiz bir şekilde ölümden kurtulmuş ve nihayet zengin bir Budinli kadın tarafından satın alınarak hayatta kalabilmiştir. Schulhof kurtuluşunu bir mucize saydığı için Osmanlı hakimiyetinde Budin’de yaşamı ve işgal sırasında yaşadıklarını, nasıl mucizevi bir şekilde hayatta kaldığını anlatmayı adeta dini bir görev saymıştır. Schulhof başından geçenleri anlatırken hem Türk idaresi ve onun sağladığı güven ve refahı hem Avusturyalıların ölüm saçan davranışları hakkında değerli bilgiler vermektedir. Bu hatırat; Budin ve Macaristan tarihi ile ilgili en eski ve en bilinmeyen kaynaklardan biri olduğu için değeri büyüktür.
4.80 ₺ -
Tarih Boyunca İhtilaller ve Darbeler
Kimi insanlar için liderlik ve iktidar, vazgeçilmesi mümkün olmayan bir tutku olmuştur ve insanlık tarihi, yönetenlerle yönetilenlerin karşılıklı mücadeleleriyle doludur. Bu kitapta, Eski Yunan ve Roma′dan itibaren günümüze kadar yaşanan iktidar çekişmelerini, bu mücadele içinde yaşanan tüm ihtilal ve darbeleri okurken, insanlık tarihinin politik seyrini de izlemiş olacaksınız.
22.20 ₺ -
Sarıkamıştan Sibiryaya Birinci Dünya Savaşı Anıları
Bu kitap; 93 Harbi’nin yaraları kapanmadan, Yemen’de, Trablusgarp’ta, Balkanlar’da çatışmalara katılmış, Sarıkamış’ta Ruslara direnmiş,Çanakkale’nin geçilmezliğini haykırmış, düşmanı Ege Denizi’nin sularına kadar kovalamış, koskoca bir imparatorluğun çöküşüne, o imparatorluğun özünden bir filiz gibi yükselen yeni bir devletin kuruluşuna şahit olmuş ve katkıda bulunmuş, bütün bu savaşların ve özgürlük mücadelesinin acılarını ve sıkıntılarını iliklerine kadar hissetmiş Mehmetçiğin, Türk insanının hatıralarından bir demet... Bu kitabı okurken kendinizi kâh Sarıkamış′ta, kâh Sibirya′da bir esir kampında, kâh Çanakkale′de toz-toprak içinde saldırı emrini bekleyen erin yanında, kâh Yemen′de eve dönmeye çalışan bir Mehmetçikle beraber, kâh Anadolu′da yokluk içinde özgürlük mücadelesi veren insanların yanında hissedeceksiniz… Bu kitap, bazen coşku bazen hüzün veren ama her zaman yürekleri kabartan bir tarihin öyküsü...
6.17 ₺