-
Okumayı Sevenler ve Sevdirenler Türkiye'nin Kardelenleri
Ülkemizde kitap okumak, ihtiyaç sıralamasında 235’inci sırada yer alıyor. Oysa batıda bu rakam 18… ABD’de kütüphane sayısı 118 bin, Almanya’da 11 bin 379 iken Türkiye’de sadece bin 173… Almanya’da bin kişiye düşen kitap sayısı 2 bin 700 iken bizde sadece 7… Bu tablonun Türkiye lehine dönmesi için yıllardır değişik projeler üreten yazar Ali Karaçam, bu kez Türkiye’nin kitap sevenleri ve sevdirenleriyle görüştü. Okuma azmiyle çobanlıktan holdinge terfi eden Çoban Ahmet, Babasız çocuk büyütmenin zorluklarını kitaplarla aşan kadın, yalnızlığını kitaplarla yenen yaşlı adam, hastalarını kitapla iyileştiren doktor, sahaf kültürünü çağdaş kitaplarla yaşatan kitapçı, kitap bulamayınca “kitapçı” dükkanı açan kitapçı… Hepsi bu eserde. Hem “okuma”nın önemi hakkında yeni bir şeyler keşfedeceksiniz, hem de hayattan “gerçek” örneklere hayretler edip duygulanacaksınız…
4.13 ₺ -
Eğitim Döneminde Yüksek Başarı
Başarı değerlendirmesi yapabilmek için öğrencinin hayatını bireysel, ailevi, eğitsel, toplumsal hayat olmak üzere dört bölüme ayırabiliriz. Bu bölümlerin ortak başarısına "yüksek başarı" diyoruz. Tüm insanlar gibi, öğrenciler değerlendirilirken de parçacı yaklaşılmamalıdır. Öğrenci, yalnızca aldığı notlarla ve sınav sonuçlarıyla başarılı veya başarısız sayılırsa, bu eksik bir değerlendirme olur. Kendi iç dünyasında başarı yakalamış, ailesiyle huzurlu ve güzel bir birlikteliği olan, sosyal hayatta dengeli ve doğru ilişkileri bulunan bir gencin, eğitim ve öğretim dönemindeki başarısı, ancak bunlarla birlikte yüksek bir başarı sayılabilir. "Ergenlik Dönemi" isimli kitabın devamı mahiyetinde olan bu çalışmada, "gençlerin eğitim dönemi ve toplumsal hayatı" ele alınmaktadır.
6.75 ₺ -
Eğitimde Bediüzzaman Modeli
Özellikle son iki asırdan beri, İslam Dünyasında şiddetli bir kimlik krizi yaşanmaktadır. İnanç dokusunun tahribatının neticesinde yeni nesillerin fikir dünyasında hileler ve şüpheler ortaya çıkmıştır. Bugün toplumun tüm kademelerinde yaşanan dram, aslında bu şüphelerin sonucudur. Bu tahribata karşı Bediüzzaman Said Nursî, Kur`an` ın çağlar üstü fıtrî mesajını toplumun her kesimine ulaştırarak, milyonların imanının kurtulmasına vesile olmuştur ve halen de olmaktadır. Bediüzzaman, her kesime iman eksenli bir eğitim modelini tavsiye etmektedir. Peki, bu model nasıl bir modeldir? İşte elinizdeki kitap, bu modeli incelemekte ve Bediüzzaman`ın çağlar üstü mesajını günümüz insanına sunmaya çalışmaktadır.
105.00 ₺ -
İdeal Eğitim
Eğitim öncelikle bir sevgi ve kültür işidir. Eğitimde asıl olan çocukları, gençleri ve insanları sevmektir. Bu yüzden onlarla iletişim kurabilmek için yapaylıktan ve yüzeysellikten kurtulup gönül kapılarının aralanması gerekir. Eğitimin asıl amacı kişinin iç dünyasına yönelmesini gönül, vicdan ve ruh gibi iç oluşumların fark edilmesini sağlamaktır. Toplumun, varlığını sürdürüp bölgesine ve dönemine egemen olabilmesi için kimliğini oluşturmuş bireylerini yetiştirmesi gerekir. Bu yüzden toplumu toplum yapan değerlerin " kültür, dil, edebiyat, tarih ve ahlak gibi " ekseninden ayrılmamak gerekir. Bu kitapta "iyi insan" ların oluşturduğu "iyi toplum"a ulaşmanın "eğitim yol haritası" sunuluyor, hayatını eğitime adamış bir gönül adamının kaleminden.
6.00 ₺ -
Gerçek Müfettiş Velidir
Başarılı olabilmenin en önemli şartlarından biri, geçmişteki insanların tecrübelerinden yararlanarak onların düştüğü hataları tekrarlamamak ve başlanan işe onların tecrübeleriyle başlamaktır. Diyelim ki bilgisayar mühendisi olacaksınız, bu işle 20 sene uğraşmış birisinin yazdığı kitabı güzelce okusanız o işe 20 yıllık tecrübeyle başlamış olursunuz. Unutulmamalıdır ki okuduğumuz her kitabın sayfaları, yıllar süren tecrübenin ürünüdür. Bunun manası şudur: Her kitap , bir ömürdür. Hangi meslek dalında olursa olsun insanlarla ilişki içerisinde olacağımız ve insanların isteklerine cevap vereceğimiz, malumdur. Mesleğinde başarılı kişi, insanların bütününe hitap edebilecek projeler hazırlayabilendir. Örneğin bir araba tasarımcısının başarısı, ürettiği modelin birçok insan tarafından beğenilmesiyle ölçülür. Toplumun bir çoğunun beklentisine cevap verebilmek için, toplumu iyi tanımak gerekir. İnsanları tanımanın en kısa ve güvenilir yolu, kitap okumaktır. Elinizdeki eserde, öğretmenin velileriyle kurması gerekli iletişim ve bu iletişimin şekli, boyutu, velileri tanıma metodları, sınıf ve okuldaki yararlılıkları, etkileri ve etkileri sonucu Türkiye`de ilk defa bir sınıfa ait internet sitesi açılmasındaki azim ve kararlılıklarını bulacaksınız.
7.50 ₺ -
Bir Öğretmenin Günlüğü
"Öğrenmesi gerekli, biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını.. Fakat şunu da öğret ona; her alçağa karşılık bir kahraman, her bencil politikacıya karşılık kendini adamış bir lider vardır. Her düşmana karşılık bir dost olduğunu da öğret ona! Zaman alacak biliyorum, fakat, eğer öğretebilirsen ona kazanılan bir doların, bulunan beşinden daha değerli olduğunu öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan neşe duymayı. Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu... Eğer yapabilirsen, ona, kitapların mucizelerini öğret... Fakat ona, sessiz zamanlar da tanı!.. Gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceğini... Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona... Ona, kendi fikirlerine inanmasını öğret, herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi... Tüm insanları dinlemesini öğret, fakat, tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret. Eğer yapabilirsen, üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğinini öğret. Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret... Herkesin, sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara, dudak bükmesini öğret. Ve aşırı ilgiye dikkat etmesini... Ona, nazik davran, fakat onu kucaklama!.. Çünkü, ancak ateş çeliği saflaştırır... Bırak, sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun. Bırak, cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona, her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır." (ABD` nin ünlü başkanlarından Abraham Lincoln` ün oğlunun öğretmenine hitaben yazdığı mektuptan)
6.38 ₺ -
Evde ve Okulda Başarılı Eğitimin Sırları
Eğitim, ciddi bir iştir. Çocukları seven ve onları iyi yetiştirmek isteyen insanların eğitim metodlarını, çocuk psikolojisini, çocuktaki beyin ve ruh gelişimini bilmesi gerekir. Başarısız çocuk yoktur, yetenekleri keşfedilmemiş ve geliştirilmemiş çocuk vardır. Evde ve okulda çocuklara başarısızlığı değil, başarıyı öğretmeliyiz. Her çocuğun mutlaka bir alanda yeteneği vardır. Bu yeteneğin keşfedilip geliştirilmesi, ailenin ve öğretmenlerin en önemli görevidir. Anne-baba olarak , millet olarak çocuklarımızı çok seviyoruz ve onların üzerine titriyor, en iyi okullarda okusunlar, en iyi öğretmenlerden ders alsınlar, hayata en iyi şekilde hazırlansınlar, iyi bir insan olsunlar istiyoruz. Çoğumuz, "Biz sıkıntı çektik, onlar bari ezilmesin; alınları açık, başları dik yaşasınlar" düşüncesindeyiz. Bu kitapta çocuk eğitiminde uymamız gereken kurallar ve başarılı eğitim sistemlerine geniş yer verildi. Çocuğumuzu hayata, daha donanımlı, daha becerikli, aktif ve sorumlu nasıl hazırlayabiliriz, bunun ipuçları sunuldu. Unutmayalım, çocuklarımızı daha çok sevmek, onlarla daha çok ilgilenmek, onlara daha çok zaman ayırmak, daha fazla değer vermek zorundayız. Onlar bizim en iyi dost olduğumuzu bilir ve bize sonsuz güvenirler. Eğitim metodlarını iyi bilir ve uygularsak, bu güven, bizi çocuk eğitiminde başarıya götürür.
9.00 ₺ -
Eğitim ve Kültür
Cumhuriyet öncesi başlayan eğitimde yeniden yapılanma hareketleri, Cumhuriyetle birlikte köy enstitülerinin açılmasını netice verdi. Halkın özüne ters, kültürüne yabancı bir uygulamaydı bu... Bu konuda öyle boyutlara varıldı ki, köy enstitülerinin amacının "dinsiz nesil" yetiştirmek olduğu düşünüldü. Ve zaman içerisinde "Cenaze yıkayacak hoca bulamıyoruz" şikayetleri yükseldi. Dinin önü iyice kesilmiş, dini yaşamak suç olmuştu. İnsanlara dinini öğretecek hocalar da artık parmakla sayılır hale gelmişti. Bu ihtiyacı gidermeye yönelik birkaç göstermelik imam-hatip okulu açıldı önce. Zamanla bu okullar halk tarafından öyle sevildi ve benimsendi ki,bir bir yeni imam-hatip okulları açılmaya başlandı ve sayıları yüzleri geçti. Derken geriye dönüş başladı. Bir sistem değişikliğiyle bu okullar neredeyse kapatılma noktasına geldi. Zaten bir sorunlar yumağı olan eğitim sistemimiz derin bir yara daha aldı. Elinizdeki kitap, Osmanlı'nın son döneminden, günümüze kadar olan eğitim sistemimizi ele alıyor, teşhisle birlikte çözüm önerileri de sunuyor.
6.00 ₺ -
Öğretmeni Başarıya Götüren Yol
Bir ülkenin kalkınma seviyesi, o ülkedeki eğitimin kalitesini gösterir. Ülkemizin kalkınmasını ve gelişmiş ülkelerle yarışmasını istiyorsak eğitime ve eğitimciye önem vermeliyiz. Öğretmenlerimiz çalışkan, bilgili ve becerikli, mesleğini seven, öğrencilerini seven, insanları seven, idealist insanlar olmalı. İnsanlara hizmet etmekten, onların aklını bilgi, yüreğini sevgi ile donatmaktan zevk almalı. Nasıl bir baba, evladının kendisinden daha bilgili ve başarılı bir insan olmasını isterse, öğretmen de öğrencilerinin kendisini geçirmesinden memnuniyet duymalı, onların başarısı ile övünebilmeli ve bunun için çalışmalı. Her insanın cevherinde bir iş başarmak, bir eser ortaya koymak, iyilik yapmak gibi güzel hasetler vardır. Öğretmen, yüreklerdeki bu cevherleri bulup çıkarabilmelidir.
9.00 ₺ -
Karma Eğitim
Kızlar, erkekler hegemonyası altında yaşamaya daha okul sıralarında alıştırılıyor. Ataerkil bir eğitim, ataerkil bir toplum oluşturmaya hizmet ediyor. Karma eğitimde kızlar eziliyor, aşağılanıyor, yeteneklerinin gelişmesi engelleniyor; erkekler ise kazanan taraf oluyor. Halbuki karma eğitimin amacı, toplumda kadın erkek eşitliğini sağlamak, kadınların aşağılanmasını önlemek, haklarının gasbına engel olmaktı.
9.00 ₺ -
Öğretmenin Başarı Kılavuzu
Bilimin ve Tecrübenin Işıgında Öğetmenin Başarı Klavuzu İlk okul öğretmenliğinden, Milli Eğitim Bakanlığı Müşavirliğine kadar, eğitimin bir çok kademesinde, yirmi yılı aşkın bir süredir görev yapmış, bir eğitimcinin; bilgi, birikim ve tecrübelerini konu etmektedir Göreve başlayan her öğretmen, bilgiyi kullanmanın, uygulamanın, pratiğin ve tecrübenin başarı için ne kadar önemli bir etken olduğunu çok iyi bilir. Bu çalışmada; Bir öğretmenin başarılı olması konusunda önemli tespitler, tecrübeler, pratikler yer almıştır.
7.50 ₺ -
Öğrencinin Başarı Kılavuzu
Orta ve Yüksek Öğretimde Öğrencinin Başarı Klavuzu Eğitim ve öğretim faaliyetinin baş döndürücü bir hızla yarıştığı günümüzde en efsunlu kelime, "Başarı"dır. Hayatlarının en değerli ve en verimli yıllarını eğitim ve öğretim yolunda feda eden gençler için "Başarmak" kadar güzel ve çekici ne olabilir? Ancak, başarı ülkesine gidebilmek için bir yol göstericiye ihtiyaç var. İşte "Öğrencinin Başarı Klavuzu" bu maksatla hazırlanmış bir yol göstericidir: Kitapta öğrencilerin başarılı olabilmeleri için nasıl bir çalışma disiplini geliştirmeleri, hangi yolu izlemeleri ve hangi kurallara uymaları gerektiği sistematik bir üslupla işleniyor. Kitabı okuyup, uyguladaığınızda başarmanın o kadar da zor olmadığını göreceksiniz.
6.75 ₺ -
0002 Plakalı Günler
Hepimiz her gün, başbakan muhabirlerinin yaptığı haberleri okuyor, izliyoruz. Ama başbakan muhabirlerinin vermedikleri yahut veremedikleri haberler de var. İşte onlardan birkaçı: Abdullah Gül neyin tiryakisi? Abdullah Gül gizlice takip edildiğini fark edince ne yaptı? Tayyip Erdoğan`ın Avusturya`da atlattığı trafik kazası... Tayyip Erdoğan kime, neden baskın yaptı? Ecevit`i şok eden “Öcalan kaçtı!” şakası... Ecevit`in Rahşan korkusu... Mersinli belediye memuresinin Erbakan`ın abdestini bozdurma sevdası... Mesut Yılmaz`ın kravatındaki, gazetecileri meraklandıran sır... Türkiye`nin en kıdemli başbakanlık muhabiri olarak Erhan Seven, başbakanların hayatları üzerinden, yakın döneme dair ilginç ayrıntılar sunuyor bu kitabında... `28 Şubat gecesi iki gazetecinin özel sevinci` gibi, `Zafer Mutlu`nun Salih Memecan`a Ecevit sansürü` gibi, Türkiye`de gazeteciliğe dair de ilginç ayrıntılar...
7.50 ₺ -
Yahudi Psikolojisi
İsrail Ordusu, 27 Aralık 2008-18 Ocak 2009 tarihleri arasında önce havadan sonra karadan Gazze’ye saldırdı. Okullar, hastaneler ve evler bombalandı. 22 günde üçte biri çocuk olmak üzere 1300 Filistinli hayatını kaybetti. Binlerce Filistinlinin yaralandığı, on binlercesinin evsiz kaldığı bu tek taraflı savaş, yine tek taraflı olarak sona erdi. Bütün dünya bombardıman altında yerle bir olan binaları, elektriği kesilmiş hastanelerde cep telefonu ışığıyla ağır yaralıları ameliyat eden doktorları gördü. Yan yana dizilmiş minik bedenlerin başında ağlayan insanların çaresiz feryatlarına şahit oldu. Öte yandan ellerinde dürbünlerle bombardımanları takip edip bombalar patladıkça çığlıklar atan İsraillilerin bu halleri karşısında şaşkına döndü. Bu nasıl bir psikolojiydi? Aynı şaşkınlığı insanlık, abluka altında kalan Gazzelilere insanî yardım götüren gemilere yapılan kanlı baskın görüntüleriyle tekrar yaşadı. Bu eser geçmişten günümüze Yahudilerin psikolojisini yakından tanımak ve zihinlerde yer eden sorulara cevap bulabilmek gayesiyle kaleme alındı. Yorumlar sağlıklı ve objektif kriterler dikkate alınarak sunuldu.
9.75 ₺ -
Biz Aslında Neyiz?
Piyasadaki sayısız kişisel gelişim kitaplarından biri değil bu. Hatta o kitapların içerdiği birçok kavramı, insanları dolap beygirine çevirdiği için reddeden ve red gerekçelerini de izah eden bölümler bulacaksınız. Yetinebilmeyi, utanabilmeyi, doğal kalabilmeyi teşvik gayreti var. Batı kültür ve medeniyetinin kutsadığı bazı terimlerin insanı değersizleştirdiğinden yakınmalar var. Referans gösterilen kaynakların her birinin tümden benimsendiği ve tavsiye edildiği düşünülmemeli. Bazılarından, sadece ilgili konuya uygun düştüğü için güzel ve etkileyici ifadeler alınmıştır. Kitaptaki her alt başlık detaylı bir çalışmanın konusu olabilecek nitelikte. Burada, mümkün olduğunca çok sayıda konuyu gözönüne alabilme amacı güdülmüştür. Bir konuyu derinlemesine incelemekle, farklı farklı alanların özünü vermeye çalışmak elbette aynı değildir. Umudumuz, her bir konunun ileride daha ayrıntılı çalışmalara konu olmasıdır.
9.00 ₺ -
Şempanze Çocuklar
Ormana atılmışlar. Gözlerini vahşi bir ormanda açan savunmasız bebeler. Kara Afrika`nın kara bahtlı çocukları. İnsanlığını kaybetmiş Anne-babalarının günahını fark etmeden, bilmeden, anlamadan çeken yavrular. Maymun annelerin insan ötesi şefkatiyle buluşabilen bebekler hayata tutunabiliyor ancak. Hayatta kalabilenler de insanlığın nerede olduğunun farkına bile varamıyor. Birer şempanze olarak yaşıyorlar. Uluslararası yardım organizasyonlarına gönüllü olarak katılan Riccon Doğan, insanlığın en büyük ayıplarından birinin yaşandığı, ormanlarında hayatta kalan “Şempanze Çocukların”Afrika`nın bu fakir ülkesinde faaliyet gösteren yirmiye yakın uluslararası organizasyonun “insanî yardım” adı altında milyonlarca doları nerelere, nasıl harcadıklarına dair notlar düşüyor.
4.50 ₺ -
Sözde Askerler
Elindeki silahı sandıktan çıkan oyla denk tutan, gırtlağına kadar siyasete batmış asker üniformalı “sözde askerler.” Ve o askerlerce kaos ortamı oluşturmak için hazırlanan darbe planları, “ıslak imza”lı komplo belgeleri, kamuoyu desteğini kazanma adına gerçekleştirilen bir dizi katliam ve provokasyon teşebbüsleri, dindar insanların evlerine yerleştirilen silahlar. Hedeflerine ulaşma adına küçük yavruları havaya uçurmayı, camileri bombalamayı göze alabilen sapkın ve gözü dönmüş bir zihniyet. Darbe heveslileri tarafından ucuz bir cephaneye dönüştürülen laiklik, Cumhuriyet. Daha bir yığın şüphe ve soruşturmanın kirinden ordumuzu arındırmanın tek yolu var: Şeffaflık. Ülkemizin güvenliği adına, refah ve huzuru adına, demokrasinin yerleşmesi adına şeffaflık. Sözde Askerler geçmişten gelen acı ve kanlı tecrübelerin gelecekte yaşanmaması adına yapılması gerekenleri dile getirmek için kaleme alındı.
9.38 ₺ -
İçimizdeki Gladio İle Yüzleşmek
Bir yürüyüş başlattı, benim ülkem. Faili meçhul cinayetlerle, aydınlatılamayan suikastlerle, ara rejimlerle anılan ülke olmaktan çıkıp, demokrasi çıtasını yukarıya taşıma yürüyüşüydü bu. Ancak önceden tek bir belgesi kıyametler koparacak gelişmelerin sıradanlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Ama bir gerçek daha var: Yaşadığımız hızlı gelişmeler bizi tarihi bir yüzleşmeye, içimizdeki Gladio olarak niteleyebileceğimiz Ergenekon terörünün ardındaki gerçeklerle hesaplaşmaya götürüyor ve bu sürecin geri dönüşü yok gibi. “İçimizdeki Gladio`ya ile Yüzleşme” isimli kitap işte bu hesaplaşmaya az da olsa katkı sağlayabilme gayesiyle kaleme alındı. Yıllarca pek çok faili meçhul cinayette, toplumsal olayda, işlenen suikastlarda, ihtilal zeminlerinin hazırlanmasında adres olarak gösterilen yere, “Sivil hukuk mekanizması”nın girmesi gibi “milat” sayılacak bir sürece dikkat çekme adına yazıldı.
10.50 ₺ -
Ergenekon'un Medya İle Dansı
Demokrasiye ve millet iradesine kasteden Ergenekon çılgınlığında her gün yeni perdeler aralanıyor. Ergenekon ile medya arasında kurulan “derin ağlar” kendini daha net gösteriyor. Maskeler bir bir düşüyor ve her medya grubunun aslî kimliği ortaya çıkıyor. Kendilerini ‘merkez medya’ olarak konumlandıran grupların kopardıkları gürültü; ele geçen silah ve mühimmatı görmek istemeyişleri; gün yüzüne çıkan darbe harekât planlarına, suikast hazırlıkları ve detaylı krokilere duyarsız kalışları bunun göstergelerinden bazıları. Ancak göz ardı edilen bir gerçek var. Milletimiz artık 80’li ve 90’lı yıllara, 28 Şubat sürecine göre çok daha bilinçli ve dikkatli. “Pijamayla Başbakan Karşılama” devri çoktan kapandı. Ergenekon için kurşun atmak da, yemek de bir “şeref” değil. Bu kitapta Ergene-Medya ile tanışacaksınız. Ergenekon’un medya ile son dansına şahit olacaksınız.
8.25 ₺ -
Alperen
55 yıllık hayatı elim bir kazayla sona erdi. Sivas`ın Şarkışla ilçesi Elmalı köyünde mutedil ve sakin başlayan bir hayatın ardından yaşanan fırtınalarla dolu bir ömür… Yaşadığı her zorluk, aştığı her engel, onu örnek bir dava adamı haline getirdi. 1980 askerî darbesinin ardından işkence koğuşlarında tomurcuklanıp, siyaset meydanlarında açan bir gül oldu. Alperen oldu. Alperenler yetiştirdi. Dava arkadaşlarının gönlünde “Muhsin Başkan” olarak yer etti. “Koca Reis” dendi. “Siyasetin Yiğidosu” olarak anıldı. “Alperen” adlı bu kitapta, Muhsin Başkan`ı daha yakından tanıma fırsatı bulacaksınız. Çocukluk ve gençlik dönemindeki yakınları ve dostlarının, 1980 öncesi dava arkadaşlarının, 7,5 yıl aynı mahpus damını paylaştığı çilekeşlerin, siyaset döneminde birlikte hareket ettiği yoldaşlarının ve aile bireylerinin gözünde ve gönlünde yaşayan hatıraları okuyacaksınız
6.38 ₺ -
Modernleşme Sürecinde Türban
Türbanlı genç kızlarımız en büyük hakları olan eğitim özgürlüğünden mahrum bırakıldı. “Kamusal alanda yasak!” gerekçesiyle diploma törenlerinden atıldılar. Sürücü belgelerindeki resimleri kabul edilmedi. Ya anneler! Çocuklarının orduevlerindeki düğünlerine alınmadılar. Üniversiteyi bitiren çocuklarının diploma törenlerine katılamadılar. Resmî bayramlarda şeref tribünlerinden çıkarıldılar. Neden? Türban düşmanlığı ardında gizli gerçek gerekçeler neler? 25 yıllık sorular yumağı tel tel açılıyor, perdeler tek tek aralanıyor. Gazeteci yazar Taha Akyol`un günlük polemiği aşan, `analitik` nitelikteki yazıları, yorumları ve sunduğu çözüm yolları bu kitapta.
10.50 ₺ -
68 Kuşağı
1968 yılının Mayıs ayının başında, Paris`te Sorbonne Üniversitesi`nin işgaliyle başlayan gençlik olayları, tarihe “68 Baharı” olarak geçti. Bu olaylar, içinde muhalif bütün meşreplerin bulunduğu heterojen bir başkaldırıydı. Uyuşturucunun ve cinsellikte sınırsızlığın ön plana çıktığı “çiçek çocuklar”, yani hippilerden, her türlü otoriteye başkaldıran anarşistlere, solun her türünü içeren geniş bir yelpazeye kadar statükoya muhalif her eğilim, 68`in rengarenk dünyası içinde yer aldı. “Gerçekçi ol, imkânsızı iste!” sloganı, 68`in farklı renklerinin tamamını temsil etti. İmkânsız gibi görünen şey ise özgürlüktü. Bu eğilimlerin hepsinin ortak paydası, daha fazla özgürlük arayışıydı. Ancak bu hareket başladığı gibi hızla söndü. Peki Türkiye`nin 68 Kuşağı, bu evrensel başkaldırının neresinde yer aldı? Gerçek miydi, yoksa gerçeklik duygusunun bir türlü nüfûz edemediği bir efsane mi? Onlar haksızlığa uğramış birer kahraman mı, yoksa askerî darbe peşinde koşan gençler miydi? Yoksa iktidar peşinde olan cuntacıların, darbecilerin birer kuklası mı oldular? Bu kitapta kırk yıldır dillendirilen gerçekler veya efsaneler arasındaki derin uçurumu göreceksiniz. Bir yanda iktidar peşinde koşan, iktidar şehvetine ideolojik kılıflar arayan cuntacılarla; vatanı kurtarmak, yoksulluğa son vermek gibi büyük ideallerin peşine düşen gençlerin başrol oynadığı bir senaryoya şahit olacaksınız. Kendi aralarında hesaplaşan cuntacılarla, bu hesabın kendilerine kesilerek sokağa sürülen gençleri bulacaksınız. Ve halen kutsanan şiddeti… İçinde her türlüsü bulunan şiddeti… En başta da Ergenekon`un kırk yıl önceki operasyonlarını… Kırk yıl öncesinden kırk yıl sonrasına açılan bu pencereden “Darbe Peşinde Koşan Bir Nesil: 68 Kuşağı”nın hikâyesini birlikte okuyalım.
9.00 ₺ -
Şefkat İn Şiddet Out
Şiddet ile şefkatin birbirine karıştığı bir kargaşa ortamında yaşıyoruz. Öyle ki neyin şiddet, neyin şefkat olduğunun ayrımını yapmada zorlanıyoruz. Alenen ve bilerek birbirinin yerine kullanıldığına da şahit olmaktayız. Savaşı “barış için” yapanlara her gün yenileri ekleniyor. “Demokrasi yolunda taşların yerine oturması için” gönül rahatlığı içinde şiddetin en ağırına cevaz verenler az değil. Töre için kardeş veya evlat katili olanların da mazeretleri hazır. Şiddet önlenmeli. Üstelik şiddetin önlenmesi için katı prensiplere, sert kanunlara, ağır müeyyidelere hiç ihtiyaç da yok. Şefkat bir sihirli değnek misali ortamı barış ve esenlikle doldurabilecek etkiye ve güce sahip zaten. Yeter ki “şefkatliymişiz” gibi davranmadan şefkate sımsıkı sarılalım. Şefkati tüm saflığıyla yaşamak da çok kolay. Çünkü: Şefkat yardımlaşmaktır, elini taşın altına koymaktır. Şefkat yapmaktır, yapıcı olmaktır. Taşın üzerine taş koyabilmektir. Şefkat bağışlamaktır, paylaşmaktır. Şefkat bilmektir, bilgilendirmektir, eğitmektir. Şefkat yaraları sarmak, onarmaktır. Şefkat bir karıncaya dahi zarar veremeyiştir. İşte bu yüzden, Şefkatin olduğu yerde şiddet, Şiddetin olduğu yerde şefkat asla olmaz. İşte evrensel formül: Şefkat In, Şiddet Out!
5.63 ₺ -
Meşrutiyet’ten Günümüze Darbeli Demokrasi
“Furkan Aydıner, Amerika’dan Türkiye’ye bakınca gördüklerini ve hissettiklerini zaman zaman Türkiye okuyucusuyla paylaşma ihtiyacı hissettiği için elinizdeki kitap ortaya çıkmış bulunuyor. Toplumsal ilişkilerimizi fesada uğratan, siyaseti bir tahakküm ağı haline dönüştüren, aileyi bir mutsuzluk yuvası haline getiren, üniversiteyi, dogmaların ve modern hurafelerin dayatıldığı ortamlara dönüştüren ve bilumum darbelere kaynaklık eden zorba virüsü, Aydıner’in dilinde geldiği yere gönderilmesi gereken bir gulyabani. 1908’den 2008’e uzanan yüz yıllık demokratikleşme sürecinde, zorba virüsü, muhtelif isim ve resimler altında varlığını sürdürdü. Aydıner’e göre Meşrutiyet’ten beri demokrasimize darbeler vuran zorba virüsü halen çok faal durumda. Türkiye’yi laiklik için güvenli hale getirmek adına yapılan askerî balans ayarı ile dünyayı demokrasi için güvenli hale getirmek adına yapılan şiddetin küreselleşmesine dayalı balans ayarları, Türkiye’nin ve dünyanın dengesini bozan, hem laikliğe hem de demokrasiye olan inancı zedeleyen, zorba virüsünün patlama yaptığı süreçler. Zorba virüsüyle baş edebilen Türkiye, bu virüsün ürediği ortamları sterilize ederek demokrasisini yerleşik hale getiren, ekonomisini yapısal istikrara kavuşturmuş, başı dik bir Türkiye olacaktır. Aydıner, rahat okunan üslubuyla, zaman zaman kendi hayat sergüzeştinden fıkralarla zenginleştirdiği bu çalışmasında, gözümüzü farklı olanın mümkün oluşuna açıyor ve Türkiye-ABD sarmalında pergelini insanlık üzerinde dolandırıyor. Askerî darbelere ilişkin yaptığı analizler, her demokratın yüreğine su serper cinsinden. Yazarın, Kaynarca Köyü’nden küresel köye yaptığı yolculuğun eşliğinde, askerî darbelerin, neye darbe vurduğunu gösteren ve bu darbelerden korunma yollarını, farkındalık düzeyimizi arttırarak anlatan satırlarına dikkatle eğilmek, her demokrat için ihtiyaç duyulan itici gücün süreklilik kazanmasına katkı sağlayacaktır.” Doç. Dr. Ahmet Yıldız (Siyaset Bilimci)
4.50 ₺ -
İslam'ın Papa'ya Cevabı
Papa'nın 12 Eylül 2006'da Regensburg'da yaptığı konuşma İslam Dünyası'nı derinden sarstı. Papa, kendisini dinleyenlere, Bizans İmparatoru'nun bir İslam âlimine söylediği gerçeğe aykırı, yanlı ve önyargılı sözleri aktardı. Aslında Papa, Hz. Muhammed'in getirdiği en son ve en mükemmel din ile çağları aşan medeniyetler kurulduğunu ve insanlığı huzur iklimine sokan İslam'ın kılıçla değil gönülleri kazanarak yayıldığını en iyi bilecek insanlardan biridir. İşte bu noktada bu kitabın görevi, Haçlı Seferleri'ni, Avrupa'nın merkezinde hiç bitmeyen mezhep savaşlarını, Endülüs'te, Bosna'da yaşananları unutan Papa'ya ilimle ve kalemle cevap vermektir. Bu kitap; tevhid, teslis ve kılıç ekseninde İslam'a yönelik iftiralara cevap vermekte ve İslamiyet'in hak ve hakikat dini olduğunu ispat etmektedir.
6.19 ₺ -
11 Eylüle Rağmen Amerika'da Yükselen İslam
21. yy. dünya tarihini yazanlar, Amerika tarihi hakkında, "11 Eylül`den önce11 Eylül`den sonra" diye iki ayrı dönemden söz edeceklerdir. 11 Eylül`de uçaklar İkiz Kuleleri paramparça etmekle kalmamış, İslam`a karşı olumsuz propagandaları da beraberinde getirmişti. Ancak, 11 Eylül`e rağmen, yüz binlerce Amerikalı ve Avrupalı Müslüman oldu. Elinizdeki kitap, İslam`ın 11 Eylül`e rağmen, artan hızla büyümeye devam etmesinin sırrını açıklıyor. Yazar, 11 Eylül`den önce ve sonra Amerika`daki İslami gelişmeleri yakından takip eden biri olarak gördüklerini, yaşadıklarını ve okuduklarını paylaşıyor. Bu kitapta ayrıca Hıristiyanlığın nasıl tahrip olduğunu, ruhu ölmüş kiliselerin manevi ihtiyaca niçin cevap veremediğini de bulacaksınız.
7.50 ₺ -
Ömür Boyu Aşk (Ciltli)
Benliğinizi tüm sıcaklığıyla saran aşk, çoğu kez geride acı ve özlem bırakır. Hiç bitmemesini istediğiniz o “ilk gün”ün büyüsü, aranıza giren engeller yüzünden aşınır, pörsür ve yok olur. İlk anda hayal bile edemediğiniz mutsuz günlere alışırsınız belki. Evlenince söndüğünü sandığınız aşk ateşini alevlendirmek istemez misiniz? Mutluluk şatosunu aydınlatmak için size ve eşinize bir kıvılcım yetebilir. Eşiniz sevgiliniz, eviniz cennetiniz, aşkınız ömür boyu olabilir. Eğer bencillikler, kaprisler, kıskançlıklar, iletişim çatışmaları ile aile cennetiniz zindana dönüşmüşse, başkalarını suçlamayın. Çünkü sizin ve eşinizin hükmettiği bir yuvada her şeyin en başta gelen sorumlusu ikinizsiniz. Gözyaşıyla zehir ettiğiniz günlere elveda deyip ilk günlerdeki mutluluğunuza kanat çırpmanız için en büyük yardımcınız, elinizde tuttuğunuz kitaptır. Ömür Boyu Aşk, ailenizi olumsuzluklardan koruyacak ve ilk günlerin coşkulu mutluluğunu tekrar yaşatacak. Bugüne dek okuyan binlerce aile, sorunlarını çözdü ve muhteşem mutluluklar keşfetti. Okuduğunuzda, hem yuvanızı yeniden şekillendirecek, hem de çevresine mutluluk saçan bir “aile gönüllüsü” olacaksınız.
18.75 ₺ -
Anla Beni İlk Günkü Gibi
Her insan düşler kurar evlenmeden önce. Kimi pembe, kimi mavi düşler. Dinmeyen Nisan yağmurları, sona ermeyen ilkbaharlar, yazlar. İlkbaharların bağrında açan tomurcuk güller, papatyalar, yaseminler, gelincikler. Hayaller kurulur, beyaz gelinlikler giyilir. Beyaz atlı prens beklenir; mavi veya pembe düşlerin sonsuz ufuklarına uçmak için. Ne yazık ki kimi düşler uzun sürmez. Ansızın sonbahar geliverir. Kış rüzgarları pembe düşleri kavurmaya ve savurmaya başlar. Feryat figanlar ve ardından “Neden?” sorusu gelir. Şikayetlerin odağında ise hem “anlaşılamamak” vardır. Aslında mutluluğa giden yolda bir kırılma noktasıdır bu. “Eşim beni bir anlasa!” diye başlanır söze. Ve anlayış hep karşıdan beklenir. Eşlerin birbirini anlama çabası, evliliklerin motor gücüdür. Ve mutluluğun altın anahtarıdır “anlamak ve anlaşılmak.” İlk günkü gibi anlayışlı olmak. Bu anahtar elinizde.
6.00 ₺