-
Bilgelik Psikolojisi-2 İyi Doğru ve Güzeli Bulma Sanatı
Bilgeliğin sadece sözde ve soyut bir tavır olarak kalmaması, aksine günlük hayatımızın bir parçası ve yaşam pratiğimizin bir değeri olması gerektiği düşüncesiyle yola çıkan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adını verdiği iki eserle 21. yüzyılın en temel değeri olarak gördüğü bilgeliği masaya yatırıyor. “Rasyonel İnanç, Spinoza’nın Yanılgısı ve Evrimin Evrimi” alt başlığını taşıyan Bilgelik Psikolojisi 1 kuantum sonrası dönemde bilimin ulaştığı veriler ışığında inancın rasyonel akılla nasıl da ortak temellere dayandığını, Higgs Bozonu-Tanrı Parçacığı tezinin bilimsel temelini, Yaratılış ve Evrim ikilemi gibi konular eşliğinde bugün gelinen noktada bilimin yaratılışı hesaba katmasının bilimsel etik açısından bir zorunluluğa dönüştüğünü kanıta dayalı verilerle aktarıyor. “İyi, Doğru ve Güzeli Bulma Sanatı” alt başlığını verdiği Bilgelik Psikolojisi 2 ise Batı’nın Pozitif Psikoloji olarak tanımladığı bilgelik öğretisinin orijinal kökenlerine atıfta bulunarak ego-ben kavramlarına bilgelik temelli bir bakış getiriyor. Bilgeliğin dinamiklerine, aile, toplum ve liderlik konuları özelinde pratik hayata aktarılmasına ve tasavvufla bağına dair kapsamlı bilgiler sunuyor. Küresel ölçekte bir pandeminin hüküm sürdüğü gezegenimize adalet ve barışın hakim olması için, aklın rehberliğinde, vicdan ve hesap verebilirlik kavramlarının eşliğinde bir bilgelik paradigmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adlı çalışmasında teori ve pratiği bir araya getirerek yüzyılımıza çare olabilecek bir teklif sunuyor.
222.00 ₺ -
Kendini Bilmek
“Sadece bilge ya da ölçülü bir adam kendini bilir ve ne bilip ne bilmediğini ayırt edebilir... Başka hiç kimse bunu yapamaz.” Sokrates Sinirbilimci Stephen M. Fleming, Kendini Bilmek: Öz Farkındalık Bilimi adını verdiği çalışmasında felsefe ve düşünce tarihinin ilk dönemlerinden beri insanoğlunun en temel meselelerinden olan “kendini bilme” pratiğini psikoloji ve nörobilimin en güncel araştırmalarıyla masaya yatırıyor. Öz farkındalığın nasıl işlediğini anlatarak “kendini bil” olarak tarif edilen antik çağrıya cevap veriyor. Öz farkındalık, kendi hatalarımızı fark etmek ve deneyimlerimiz üzerine yorum yapmak gibi yeteneklerin toplamıdır. Bu da üstbiliş yani metakognisyon-kendi düşünme sürecimiz üzerine düşünme yeteneğimiz anlamına gelir. Üstbilişi denklemden çıkarırsak bir kararın neden ya da nasıl verildiğini bilemeyiz. Etrafımızın akıllı ama bilinçsiz algoritmalarla çevrili olduğu günümüzde üstbilişi denklemden çıkarmak, bizi kör bir şekilde algoritmanın dediğini uygulamak zorunda bırakır. Üst biliş bize, öğrenme, karar verme, diğer insanlarla iş birliği yapma gibi süreçlerde öz farkındalığı kullanmayı, düşünme süreçlerimizdeki güçlü ve zayıf yönleri bilerek bize zarar verebilecek durumlardan nasıl kurtulabileceğimizi gösteren muhteşem bir kapasite sunar. Kendimizi bilmenin ötesinde, başkalarının kendilerini nasıl tanıdığını bilmek daha iyi ve adil bir toplum inşa etmek için önemli bir fırsat sunar. O halde, kararlarımızı alırken düştüğümüz bugları fark edebilmek için üstbiliş ve öz farkındalık üzerine kafa yormak gerekiyor. Kendini Bilmek insan beyninin üstbiliş için ne kadar fazla sayıda ve kritik bileşene ev sahipliği yaptığını keşfetmeye dair verimli bir okuma deneyimi sunuyor.
222.00 ₺ -
Aşk Psikolojisi
Âşık olduğumuzda sadece duygusal değişim yaşamayız; neredeyse hayatımız yeniden şekillenir. Çünkü aşk, insanın konuşmasını, huyunu suyunu, yemesini içmesini, uyumasını, işini, arkadaşlıklarını; özetle, her şeyini değiştirir.Mutluluk kadar üzüntü, nefret ve öfkeyi de yoğun olarak yaşadığımız bir durum olan aşk, aynı zamanda kişiye ve kişiliğe göre de biçimlenir. Böylece insandan insana değişen çeşitli aşk yaşantıları ortaya çıkıverir.Aşkın insanın hayatına derinlemesine nüfuz eden bütün bu etkilerine ve ortaya çıkan sonuçlara sadece tek bir açıdan bakmak pek mümkün değildir. Üstelik, aşkın insanlar üzerindeki tesirini daha iyi anlayabilmek için psikolojik, sosyolojik, nörolojik ve biyolojik boyutlarına bütün olarak bakmak yerinde olur.Bu kitapta, aşkın insan üzerindeki etkileri yaşanmış örneklerle anlatılırken, aynı zamanda çeşitli kişilik türleri aşk odağa alınarak derinlemesine inceleniyor.
111.00 ₺ -
Yalnızlık Psikolojisi
Asıl yalnızlık hangisidir? Bir insanın hayatındaki yakın ilişkilerin sonlanmasında veya yokluğunda hissedilen duygu mudur asıl yalnızlık, yoksa kalabalıklar içinde insanın kendini tek başına hissetmesi midir? Belki de kimi insanların çok sevdiği, tercih ettiği ve benimsediği bir durumdur. Ancak nereden bakarsak bakalım, yalnızlık, insanın hayatı boyunca en fazla sözünü ettiği, üzerine en çok kafa yorduğu duygulardan biri... Hayatımız boyunca yalnızlığı çeşitli şekillerde deneyimleriz. Bazen en çok ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda etrafımızda tek bir kişi bile olsa yeter bize. Kimi zaman da, başkalarının yalnızlığına derman olmak için çaba gösteririz. Yalnızlık kişinin bireysel özelliklerine, sosyal yaşamına, bulunduğu ortam veya kültürün etkisine göre şekillense de aslında en çok yaşamınızdan memnuniyetinizle bağlantılıdır. Bu nedenle yalnızlık, tercih edildiğinde bir sanatsal ürünün ortaya çıkmasını sağlayabileceği gibi, psikolojik bir rahatsızlığa da dönüşebilir. Uzman Psikolog Zehra Erol, yalnızlığı her boyutuyla ele aldığı bu kitapta, hem yalnızlığın dönüştürücü özelliğine vurgu yapıyor hem de yalnızlığın diğer duygularla birlikte nasıl bir arada ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Bugünün insanına dair öykülerle...
70.30 ₺ -
İnsanın Huzur Arayışı
Mutluluk üzerine yapılan araştırmalar son zamanlarda hiç olmadığı kadar çoğalmış durumda. İnsanlar her fırsatta mutluluk denilen şeyi tatmak ve bunu kalıcı hale getirmek istiyor. Çoğu insan da acıları, zorlukları, engelleri, olumsuzlukları hayatının dışında tutarak büyük mutluluk ödülüne ulaşmanın peşinde. Bütün bu çabaya rağmen mutlu değiliz ve ruhsal patolojilerimiz giderek çoğalıyor. Psikiyatri kitaplarına sürekli yeni psikolojik rahatsızlıklar ekleniyor. Depresyon, kaygı, yeme bozuklukları, intiharlar, bağımlılık, cinsel sorunlar, alkolizm, yalnızlık, düşük benlik saygısı, kumar bağımlılığı gibi sorunlar hiç olmadığı kadar fazla ve hızla artmaya devam ediyor. Mutluluk meselesi söz konusu olunca yanlış yerde yanlış şeyi aramak, insanın trajedisini derinleştiriyor sadece. Sahip olduğu hiçbir şeyle yetinmeyen insan can sıkıntısının, çaresizliğin, umutsuzluğun pençesine düşüyor. Oysa bütün zorluklara, acı ve imtihanlara rağmen güzele ulaşmak, iyi hissetmek mümkün. İhtiyaç duyduğumuz, aradığımız şey hazza dayanan hedonik bir mutluluk değil; sakinliğe, dinginliğe, kabullenmeye dayanan bir iç huzurudur. Mutluluğu değil, huzuru aramamız gerekiyor aslında. Doç. Dr. Ferhat Kardaş’tan alışılmış örneklerden farklı, mutluluk ve huzur arayışını odağına alan değerli bir çalışma İnsanın Huzur Arayışı...
148.00 ₺ -
Müzik-Çocuk
“Sağlıklı zihinlerin ve bedenlerin insancıl ve şefkatli değerler geliştirebilmesi için müziğe şimdi her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var –ve bu, tam da müzik yapmanın aşıladığı şey. Bu harika eserde gözlerimi yaşartan ifadeler vardı. Umarım geleceğin karar vericileri Müzik-Çocuk’un mesajına kulak verir.”—Herbie Hancock, piyanist ve besteci Joan Koenig, otuz yılı aşkın bir süre önce Paris'teki ünlü müzik okulunu açtığından beri, müziğin dönüştürücü gücüyle çocukların yaşamlarını ve zihinlerini iyileştirmeye yönelik küresel bir harekete öncülük etti. Bilimin son verileri üzerine kurulu bir müfredat ve felsefeyle müzikle haşir neşir oldukça koordinasyonu ve iletişimi gelişen bebekleri, öğrendikleri şarkı ve danslarla empatisini ve yaratıcılığını besleyen, hafıza gücünü artıran çok sayıda çocuğu eğitti ve güçlendirdi. Joan Koenig, çocukların müzikle karşılaşmaya en duyarlı, müzikten yararlanmaya en açık olduğu kritik yıllarda bu sihirli gücün nasıl devreye sokulabileceğini en son araştırmalardan bilgilerle aktarıyor ve günümüzde müzik pratiğinin nasıl her zamankinden daha hayati olduğunu ortaya koyuyor. Müzik-Çocuk, yıllarını müziğe, bilime ve çocuklara adamış bir müzisyenden anne babalara ve eğitimcilere bir armağan…
203.50 ₺ -
Çok Hisseden Çocuk
Henry Markram, nörobilimin Elon Musk’ıdır. Beynin süper bilgisayar modelini inşa etmek için çalışan “Blue Brain Project”in arkasındaki isimdir. Onu beynin gizemli dünyasını büyük bir hırsla çözmeye iten motivasyon kaynağı ise son derece kişiseldir: Otizmli oğlu Kai. Markram, Kai doğduğunda da dünyanın en ünlü beyin araştırmacılarından biriydi. Ancak Kai’yle birlikte her şey değişti. Kai’ye otizm teşhisi konulmasıyla Markram’ın çalışmaları yeni bir odak kazandı ve bu sayede bilim dünyasının otizme bakışını kökten değiştiren çalışmalar ortaya çıkmaya başladı. Otizmin empati eksikliği olduğuna dair bilimsel fikir birliği, Markram'ın oğluyla ilgili deneyimiyle uyuşmuyordu. Çünkü Kai gibi insanlar az değil, çok daha fazla “hissediyorlardı”. Duyuları bu dünya için fazla hassastı. Öyleyse o güne kadar bilim dünyasında hakim olan anlayışın sarsılması ve uygulanan tedavinin kökten değişmesi gerekiyordu. Çok Hisseden Çocuk, Henry Markram ve oğlu Kai’nin çaresizlik, hırs, tutku ve inançla dolu öyküsü.
203.50 ₺ -
Takıntılar
Gündelik hayatta kimi zaman öyle takıntılarla boğuşuruz ki, bir noktadan sonra sıradan hayatımızı yaşamak bile güçleşmeye başlar. Temizlik takıntısından hastalık takıntısına, dini takıntılardan biriktirme takıntısına kadar çeşitli takıntı türüyle boğuşan insanlar çoğu zaman bunun bir hastalık olduğunun farkında bile değildir. Üstelik, insanın hayatını derinden etkileyen bu hastalığın temelde biyolojik bir sorundan kaynaklandığı ve sanıldığı kadar da nadir olmadığı az bilinen gerçeklerden. Bu yüzden, takıntı hastalığının tedavi edilebildiğini görmek, hastaların sağlıklarına kavuşmaları yolunda çok önemli bir adım. Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuz Tan, hastalarının gerçek yaşam öykülerinden yola çıkarak yazdığı bu kitapta, birçok kişinin kendine bile itiraf etmekten çekindiği bu hastalığın örneklerini ve tedavi yöntemlerini vaka incelemeleri üzerinden edebi ve mizahi bir üslupla anlatıyor.
222.00 ₺ -
Müzik Terapi
Müzik Terapi, insanlık tarihi boyunca pek çok hastalığın tedavisinde farklı formatlarda kullanılagelmiştir. Günümüzde Avrupa ülkelerinde ve ABD’de modern tıptan aldığı destekle özellikle ruhsal hastalıkların tedavisinde kapsayıcı tıbbın şemsiyesi altına giren etkin bir yöntemdir. Geçmişte Türk ve İslam dünyasında hatırı sayılır bir yere sahip olan Müzik Terapinin ülkemizdeki yeri, tarihte edindiği rol ile örtüşen ve daha da ötesine giden çeşitli çalışmalarla günden güne mesafe kat etmektedir. “Müzik Terapi, ülkemizde ve dünyada trendi gitgide yükselen çok etkili bir terapi yöntemidir... Müzik Terapiyi basite indirgemeyip ciddi ve güçlü bir yaklaşım olduğunu bilerek hareket etmek gerekir. O yüzden Müzik Terapi uygulamalarının evrensel, bilimsel ve etik sınırlar içinde yapılması son derece önemlidir. Böyle olduğu takdirde müziğin o gizemli gücünden daha çok istifade etmek ve insanlık için biopsikososyospiritüel açıdan sınırsız seçenekler sunabilmek mümkün olabilecektir,” diyen Doç. Dr. Adnan Çoban Müzik Terapi’yi çağdaş tıbbın referanslarıyla destekleyerek bu konuda ülkemizde yer alan çalışmalara ışık tutmuştur.
222.00 ₺ -
Kendini Affet
Birçoğumuz için ‘kendini affetmek’ tanıdık bir kavram değildir… Halbuki affetmelerin ilki, kişinin kendini affetmesidir. Kendini affetmek; bireyin geçmişte hissettiği ve bilinçaltının derinlerinde yatan suçluluk duygularını bırakıp kötü hissetmelerden kurtulmasıdır. Çoğumuz yaptığımız hatalar karşısında suçluluk duygusunu ne kadar yoğun yaşarsak, affedilmeye o kadar layık olduğumuza inanırız. Oysa kişinin bir yanlış davranıştan vazgeçebilmesi için duygusal güçlülüğe ihtiyacı vardır… Bir yanlış davranıştan sonra kişi kendini ne kadar suçlarsa psikolojik olarak o kadar zayıflar… Ve içine düştüğü psikolojik zayıflık, onu benzer davranışları yaptıracak bir kısır döngüye sokar… Adem Güneş, Kendini Affet’te okuyucularını, iç sesleriyle, dirençleriyle ve zorlantılarıyla tanıştırıyor... Suçluluk duygusu uyandıran iç seslerle nasıl konuşulacağını, dirençlerden nasıl kurtulunacağını, zorlantılarla nasıl baş edileceğini uygulamalar eşliğinde anlatıyor. Kendini Affet suçluluk duygusunun etkilerinden kurtulup bilinçli seçimlerden oluşan bir yaşama geçişin yollarını gösteriyor.
185.00 ₺ -
Bilgelik Psikolojisi 1 Rasyonel İnanç Spinozanın Yanılgısı
Bilgeliğin sadece sözde ve soyut bir tavır olarak kalmaması, aksine günlük hayatımızın bir parçası ve yaşam pratiğimizin bir değeri olması gerektiği düşüncesiyle yola çıkan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adını verdiği iki eserle 21. yüzyılın en temel değeri olarak gördüğü bilgeliği masaya yatırıyor. “Rasyonel İnanç, Spinoza’nın Yanılgısı ve Evrimin Evrimi” alt başlığını taşıyan Bilgelik Psikolojisi 1 kuantum sonrası dönemde bilimin ulaştığı veriler ışığında inancın rasyonel akılla nasıl da ortak temellere dayandığını, Higgs Bozonu-Tanrı Parçacığı tezinin bilimsel temelini, Yaratılış ve Evrim ikilemi gibi konular eşliğinde bugün gelinen noktada bilimin yaratılışı hesaba katmasının bilimsel etik açısından bir zorunluluğa dönüştüğünü kanıta dayalı verilerle aktarıyor. “İyi, Doğru ve Güzeli Bulma Sanatı” alt başlığını verdiği Bilgelik Psikolojisi 2 ise Batı’nın Pozitif Psikoloji olarak tanımladığı bilgelik öğretisinin orijinal kökenlerine atıfta bulunarak ego-ben kavramlarına bilgelik temelli bir bakış getiriyor. Bilgeliğin dinamiklerine, aile, toplum ve liderlik konuları özelinde pratik hayata aktarılmasına ve tasavvufla bağına dair kapsamlı bilgiler sunuyor. Küresel ölçekte bir pandeminin hüküm sürdüğü gezegenimize adalet ve barışın hakim olması için, aklın rehberliğinde, vicdan ve hesap verebilirlik kavramlarının eşliğinde bir bilgelik paradigmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Bilgelik Psikolojisi 1-2 adlı çalışmasında teori ve pratiği bir araya getirerek yüzyılımıza çare olabilecek bir teklif sunuyor.
207.20 ₺ -
Kaygıyla Başa Çıkmak
Anna Williamson dışarıdan bakanların hayranlıkla izlediği, başarılı bir TV programcısı iken bir gece o anda sebebini bilmediği bir panik atak krizi geçirir ve hayatında yeni bir dönem başlar. Kalp çarpıntıları, sırılsıklam avuç içleri, bunaltı, nefes darlığı ve pek çok fiziksel ve psikolojik semptomla ilerleyen süreç bugün çok sayıda insanın bu türden sıkıntılarına derman olan bir kimliğe dönüşür. Kaygıyla Başa Çıkmak işte böyle bir kitap. Tam bir damdan düşenin halinden anlama hikâyesi. Terapist Anna Williamson, klinik psikolog Dr. Reetta Newell’in de katkılarıyla, çeşitli kaygılardan ve panik ataklardan mustarip kişilere uygulaması kolay bir rehber sunuyor. Sık sık kendi anksiyete öyküsüne yaptığı atıflarla empati ve ümit düzeyi son derece yüksek bir bakış açısı ortaya koyuyor. Anksiyetenin ilk belirtilerinden başlayarak panik atakla ya da sosyal fobiyle mücadelede her adımda yanınızda olacak pratik önerilerle nasıl daha iyi bir hayat sürebileceğinizi ve panik atak kapınızı çaldığında özgüveninizi nasıl geri kazanabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
236.80 ₺ -
Sosyal Fobi
Sosyal fobi, insanların kendini ifade etmesine, toplumdan gittikçe uzaklaşmasına ve hayatı ertelemesine neden olan psikolojik bir rahatsızlık. Dahası, bu sorunun görünen ve görünmeyen tarafları olduğu gibi, kimi durumlarda depresif bozukluk ve obsesif kompulsif bozukluk gibi psikiyatrik sorunlara neden olabilecek yönleri de bulunuyor. Gençlik yıllarını sosyal fobiden kaynaklanan sorunlarla ve özgüven eksikliğiyle geçiren Uzman Psikolog Yıldız Burkovik, kendi yaşadıklarından da faydalanarak konuya hem bir hasta hem de bir uzman gözüyle yaklaşıyor. Meseleyi örnekleriyle ele alıyor ve enine boyuna inceliyor. Psikoloji ile ilgilenen okurlara ve sosyal fobiden mustarip olanlara rehberlik eden bu kitabın en güçlü mesajı ise şu: “Artık geri çekilme değil, ortaya çıkma zamanı.”
140.60 ₺ -
Gölgeyle Buluşma
“Bilince çıkarmadığımız her şey hayatta kader olarak karşımıza çıkar.” Carl Gustav Jung Hiddet, kıskançlık, yalan söyleme, hınç, suçlama, açgözlülük… Bu yasak hisler ve davranışlar karanlıkta kalan ve inkâr ettiğimiz tarafımızdan yani kişisel gölgemizden ortaya çıkar. Herkesin bir gölgesi vardır ve bilinçli yaşamında birey ona ne kadar az yer verirse gölge o denli karanlık ve yoğun olur. Birisine karşı açıklanamaz bir antipati hissettiğimizde, kendimizde uzun süre gömülü kalmış, kabul edilemez bir özellik keşfettiğimizde, öfke, haset veya utançtan bunalıp bu duygulara yenik düştüğümüzde gölgemizle karşılaşırız. Gölge yalnızca bireysel bir sorun değildir. Grupların ve toplumların da ırkçılık, günah keçisi bulma, düşman yaratma ve savaş gibi tehlikeli davranışlara götüren kolektif gölgeleri vardır. Gölgeyle Buluşma, 65 makaleden oluşan bir makale koleksiyonunda, insan doğasının karanlık tarafının ailelerde, yakın ilişkilerde, işte, maneviyatta, politikada, psikoterapide ve sanatta belirdiği şekline kapsamlı bir bakış sunuyor. “İnsana ve insanlığa dair pek çok önemli konunun tıp, siyaset, din, sanat, tarih ve farklı disiplinler penceresinden ele alındığı bu eser gerek yazarları gerek makaleleri ile bir başyapıt olma hüviyeti taşıyor. Bireyi ve toplumu eşzamanlı görmekle kalmayıp bütünsel varoluşa çektiği dikkatle okuyucusunda bir tamlık duygusu bırakıyor. Gölgeyle Buluşma kendine, dünyaya, insan olma deneyimine ve uygarlığı doğuran tüm dinamiklere bakmak isteyen herkes için cesur bir davet, berrak bir ayna. Carl Gustav Jung ve Analitik Psikoloji okulunun öncü isimlerinin yanı sıra pek çok düşün insanının katkısı ile oluşturulmuş bu çok yazarlı kitap özenli çevirisi sayesinde akışkan bir dille dimağımıza akıyor. Bu eser birey olarak kendini var etme ve anlamlandırma iddiasında olan herkesin kütüphanesindeki yerini almalı.”Berin Orhan
314.50 ₺ -
Babam ve Ben
Hiç aklınıza geldi mi, acaba danışanların derdine derman olan, ruhlarına dokunan, yüreklerdeki sökükleri diken ve ailelere yön gösteren ruh sağlığı uzmanlarının kendi babalarıyla ilişkileri nasıldı? Nasıl bir çocukluk geçirmişlerdi? Kendilerini yetersiz hissettiklerinde nelere sarıldılar? Özgüven eksikliği yaşadılar mı, kalpleri kırıldı mı, onların da canları acıdı mı? Onlar da babalarına benziyorlar mıydı? Babalarından aldıkları davranış kalıplarını kendi çocuklarına yansıttılar mı? Yaşanan sorunların ne kadarı geçmişten, ne kadarı bugünden kaynaklanıyordu? Sevilay Acar, Babam ve Ben’de Prof. Dr. Özcan Köknel, Prof. Dr. Kemal Sayar, Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Pedagog Ali Çankırılı’yla yaptığı sohbetlerle onları çocukluk yıllarına götürüyor. Bugün her biri psikiyatri ve pedagoji alanında uzman olan isimler çocukluk yıllarına dair içten paylaşımlarda bulunuyor, sadece kendi tecrübe ve hikâyelerini paylaşmıyor, adeta “yalnız değilsiniz” diyerek okurları da bu yolculukta cesaretlendiriyorlar. Böylece geçmişi pek çok yönüyle ele alırken bugünün “baba figürü”ne ve baba-çocuk ilişkinin hassas noktalarına temas ediyorlar ve ortaya hem onların çocukluk yıllarının hem de günümüzün toplumsal yapısıyla ilgili bir tablo çıkıyor. Babam ve Ben, sevgisini göstermek isteyen, ilgi bekleyen, duygusal çatışma yaşayan, belki de sadece yaşadıklarını tebessümle hatırlayan bütün okurlar için… Baba, Türkiye’nin geleneksel doğasıdır, oğul modern tecrübe. Emniyet ve risk. Onay ve özgürlük. Kalmak ve gitmek. Oğul gider, ama tam gidemez, bir yönüyle kalır. Tıpkı acılı yurdumuz Türkiye gibi. Orada ama burada. Modern ama geleneksel. Batı’ya yüzünü dönmüş, ama Doğulu. Babaların ve oğulların hikâyesi Türkiye’nin iki yüz yıllık tarihidir. Üstelik, baba ve oğul arasında çatışma varsa, orada bir galip bulmak zordur.
218.30 ₺ -
Ötesi
Danışanlarına hayat yolunda rotalarını bulmaları için rehberlik eden bir terapist kendi yolunu nasıl bulur? Eşi ve kızıyla bazen tatlı çatışmaların ama daima sevgi dolu bir hayatın içinden geçen Defne insanların ruhlarındaki yaralara temas etmeye çalışan bir terapist… Sadece danışanlarının hayatlarına değil kendi içine doğru yolculuğu da hiç bitmeyen bir kadın, bir anne, bir arayışçı… Klinik psikolog Gülten İkizoğlu terapist Defne’nin hikâyesi üzerinden hayatın farklı kavşaklarında takılmış kişilerin öykülerine tanık ediyor bizi. Evlilikleri çatırdayan Ömer ile Havva, “lanetliyim” düşüncesini bir kambur gibi sırtında taşıyan Semra, sebebi belirsiz kusma atakları geçiren Gizem ve hayatını değiştirecek bir kararın eşiğinde olan Selçuk’la terapi odasında geçen anlar… Peki, danışanlarının hikâyeleri Defne’nin kendini bulma yolculuğunu nasıl etkileyecek? Bu yolculukta ona ışık tutan ne olacak? Ötesi geçmişin yaralarıyla yüzleştiren, gerçek kendiliğimizi bulmamıza hizmet eden, içimizdeki kırgın çocuğa şefkatle bakmamızı sağlayan bir iyileşme öyküsü… “Terapi dediğimiz şey kendini büyütmektir aslında!”
148.00 ₺ -
Son Sığınak Aile
Aşk, evlilik, eş, aile, ev hanımlığı, sevgi, akrabalar, aldatma, şiddet, boşanma, annelik- babalık, mutlu bir ailenin sırları ve daha fazlası... Aile kurumunun yıkılmaya yüz tutması, aile bireyleri arasındaki bağların zayıflaması ve modern dünyanın getirdiği sorunlar aile üzerinde yeni baştan durulması gerektiğini gösteriyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın kaleminden Son Sığınak Aile, aileye ilk adım olan evliliğin biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel temellerini irdeliyor. Yaşanmış örneklerin ve ‘evlilik niyet sözleşmesi’nin desteğiyle aile üyelerinin ve evliliğe hazırlık sürecinde olanların yollarını aydınlatıyor. "Aileyi" bütün yönleriyle anlatırken aileleri, karşılaşılan sorunları ve olguları bilimsel bir bakış açısıyla ele alıyor. Bu kitap, her ailenin ve aile olma yolunda ilerleyenlerin mutlaka kitaplığında bulunması gereken, mutlu aileler için rehber niteliğinde bir başvuru kitabı.
155.40 ₺ -
Genciz Biz
“Elinizdeki bu kitabı inceledikten sonra gençlerin, yakınlarının ve gençlere emek veren herkesin ‘Hah işte!’ diyeceklerini tahmin ediyorum. Genciz Biz’de gençlerin psikolojik önceliklerinden sınav stresine, bağımlılıktan eğlence kültürüne, düşünce teknolojisinden medikal bakışa kadar önemli konular arasında kalem oynatan bir yazar görüyoruz. Kâh bilim insanı, kâh kanka, zaman zaman baba, zaman zaman gençlerle birlikte oyun oynayan psikolog portresi oldukça empatik ve cana yakın.”Prof. Dr. Nevzat Tarhan20 küsur yıldır gençlerle konuşan, gelişim ve değişim yolculuklarında onlara arkadaşlık eden Orhan Gümüşel; o samimi, sıcak ve dost canlısı üslubunu kalemiyle de ortaya koyuyor."Gençlik başımda duman" diyen herkese duyurulur!
203.50 ₺ -
İrade Eğitimi
İnsan, doğası gereği hem yaşadığı döneme ayak uydurma hem sahip olduğu değerleri koruma hem de arzu ve sorumluluklarını kendi içinde dengeleme çabası içindedir. Buna göre irade eğitimi, her şeyden önce çağın bize dayattığı şeylere direnmek ve çağı doğru okumak ile mümkün; dış etkenlerin önünde bir yaprak gibi savrulmak yerine kişinin kendi kurallarını koymasıyla ve bunları sürdürmesiyle gerçekleşir. Her şeyden önemlisi, irade eğitimi bir yerden başlamakla, düştüğümüz yerden kalkmakla, her düşüşte yeniden kalkıp yürümekle ve çaba sarf etmekle mümkün. Dr. Ferhat Kardaş, İrade Eğitimi kitabında, bu şartlar altında, iradeyi gereğinden fazla zorlamadan onu insani ölçülerde eğitmek konusunda son derece önemli tespitlerle karşımızda. Bu kitap, bağımlılıklardan kurtulan güçlü iradeli kişinin yaşamının bütün yönleriyle değişeceğini vurguluyor; hazları ertelemek ve uzun vadeli mutluluklara yönelme konusunda detaylı bir yol haritası çiziyor. Geçici hazların sonucunda kişinin kapılabileceği depresif ruh hallerinin ve kısa vadeli hazların muhtemel zararlarını analiz ediyor. Böylelikle okurları sağlam, gerçekçi ve tatmin edici bir mutluluk düzlemine davet ediyor. Alışılmış psikoloji ve kişisel gelişim kitaplarından çok farklı, klişelerden uzak, irade eğitimini hakkıyla anlatan, rehber niteliğinde bir başvuru kitabı.
177.60 ₺ -
Korkacak Ne Var!
İnsan, hayata gözlerini ilk açtığı andan itibaren korkularla tanışıyor. Sonrasında çocukluktan yaşlılık dönemine kadar birçok farklı korkuyla karşılaşıyor. Kimi korkuların üstesinden kolaylıkla gelirken bazıları ömür boyu yakasından düşmüyor. Çoğu zaman kaynağını, nedenini ve tedavi yöntemini bilemediği bu korkular, insanın hayatını karartmaya devam ediyor. Uzman Psikolog Yıldız Burkovik ve Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuz Tan, uzun yılların birikimine dayanan tecrübelerini bu kitapta bir araya getirdiler. Korkunun nedenleri, biyolojik tezahürleri, farklı korku türleri, korkuyla baş etme yolları ve tedavi yöntemlerinin yanı sıra korkuların müzikle tedavisi, psikoterapi teknikleri, bu dertten mustarip ünlülerin yaşadıkları ve fobiler sözlüğü gibi okurun ilgisini canlı tutan konulara da değindiler. Şimdiye kadar korkular peşinizi bırakmamış olabilir… Ama artık korkularınızla aranızda bu kitap olacak!
185.00 ₺ -
Yeniden Başla
Birçoğumuz hayatımızın bir kısmını sevmediğimiz işleri yaparak geçiriyoruz. Veya sevdiğimiz halde yöntemine bir türlü karar veremediğimiz için başarısız olduğumuz alanlarda faaliyet gösteriyoruz. Belki de yıllardır yapmayı sürdürdüğümüz mesleğimizin inceliklerinden halen bihaberiz. Ya da kaç yaşında olursak olalım, kendimizi tanımaya hâlâ ihtiyacımız var. Önce hangisini yapmalıyız? Mesleğimizi karakterimize göre mi seçmeli yoksa iş süreçlerimizi kişiliğimize göre yeniden mi tasarlamalıyız? 43 ülkeden 328 katılımcının görüşlerine, fikirlerine ve bizzat tanıklığına başvurularak hazırlanmış olan bu kitap, kendinizi keşfetmek ve hobilerinizi mesleğinize dönüştürebilmeniz için size yol gösterecek son derece etkili bir kılavuz. Hangi meslekler tam da size göre? Çalıştığınız işte daha başarılı olmak için nasıl bir yöntem izlemelisiniz? Karakterinize uygun iş süreçleri nelerdir? Bu soruları odağa alan Yeniden Başla, hem kişisel özelliklerinizi ve yeteneklerinizi daha iyi analiz etmenizi sağlayacak hem de sevdiğiniz ve ilgi duyduğunuz aktiviteleri mesleğinize dönüştürmede size rehberlik edecek. Kitapları 30’u aşkın dile çevrilmiş ve 1 milyondan fazla satmış iş yönetim dâhileri Alexander Osterwalder ve Yves Pigneur, büyük ilgi gören iş modeli yöntemlerini bu sefer Tim Clark’ın kariyer gelişim yöntemiyle birleştirerek ortaya koyuyorlar. Hayalini kurduğunuz mesleği yapmak için hiçbir zaman geç değil.
185.00 ₺ -
Dijital Beden Dili
Gerçek hayatta karşımızdaki kişiyi dinlediğimizi ve önemsediğimizi göstermek için gülümser, kafamızı sallar, göz teması kurarız. Yakın zamana kadar iletişim kurmak ve güven inşa etmek için beden dilinin vazgeçilmez olduğunu düşünsek de artık çoğunlukla bir ekran vasıtasıyla iletişim kurduğumuz yeni normalde geleneksel beden dilinin öneminin kaybolduğunu düşünüyoruz. Dünya değişiyor, dijitalleşme etrafımızı hızla kuşatıyor. Çevrimiçi ortamda dikkatle okumak dinlemenin yerini aldı. Açık ve anlaşılır şekilde yazmak yeni bir empati biçimiyken bir telefon veya video görüşmesi bin e-postaya bedel hale geldi. Bu yeni düzende kendimizi doğru ifade etmek için ne yapmalıyız? Net ve güvenilir iletişim kurduğumuzu düşünürken aslında hangi yanlışları yapıyoruz? İletişim uzmanı Erica Dhawan, beden dilinin dijital dünyada da eskisi kadar önemli olduğunu savunduğu Dijital Beden Dili’nde cinsiyetler, nesiller ve kültürler arasında geleneksel beden dilinin yerini alan yeni işaretleri ve ipuçlarını deşifre ediyor. Konuya dair son araştırmaları ilgi çekici hikâyelerle sentezleyerek okura sunuyor. Konferanslardan görüntülü toplantılara, günlük e-postalardan anlık mesajlara ve çevrimiçi görüşmelere kadar pek çok olası ortam, mecra ve yöntemi mercek altına alarak dijital iletişimde dikkat etmemiz gereken noktaları irdeliyor; sürekli değişen bu dünyada iletişim kurduğumuz insanlara güven vermek ve netlik sağlamak için türlü içgörülerini paylaşıp çözüm önerilerinde bulunuyor. “Modern çalışma hayatında başarılı olmak için yeni kurallar dizisini kodlayan ilk kitap. Tüm çalışanların Dijital Beden Dili’ni okuması gerekiyor.” —Marshall Goldsmith “Dijital Beden Dili, dijital ve sanal dünyada iletişim kurmak adına bize çok önemli bilgiler veren bir başucu kitabı!” —Alan Mulally, Boeing ve Ford Eski CEO'su “Dijital Beden Dili, görüntülü aramalar, toplu e-postalar ve uzaktan çalışma hayatıyla altüst olan iş dünyası için vazgeçilmez bir rehber. Dhawan’ın uzman rehberliğiyle güveni, özgünlüğü ve yeterliliği işaret eden ipuçlarını hem nasıl okuyacağınızı hem de nasıl göndereceğinizi öğreneceksiniz. Ünlem işaretlerinden emojilere kadar her şeyi kullanmanın pratik ipuçlarını keşfedeceksiniz. En önemlisi, bu etkili iletişimin ve iş birliğinin başkalarına değer vermekle başladığını anlayacaksınız.” Daniel H. Pink, Drive: Nasıl Motive Oluruz? Nasıl Motive Ederiz? kitabının yazarı “Bu kitap, çevrimiçi kanallardaki iletişimimizi ve e-postalarımızı yorumlama biçimimizi yeniden düşünmemizi sağlayan pratik bir kılavuz. Hem ortak bir dijital beden dili geliştirmenin faydasını kavrayacak hem de iletişim kurarken iş birliğine ve güven duygusuna nasıl yer vermemiz gerektiğini öğreneceğiz.” —Financial Times
203.50 ₺ -
İdeal Ekip Oyuncusu
Patrick Lencioni, kitapları dünya çapında beş milyon civarında satan bir iş yönetim dâhisi... Özelikle ekip çalışması ve liderlik konularında dünyanın bir numaralı danışmanlarından ve bu konuda duayen. Üstelik o bir hikâye anlatma ustası... Önerdiği iş yönetim modelini hem öykünün içine ustalıkla yedirmesini bilen hem de insanlara ellerinden bırakamayacakları akıcılıkta bir eser vaat eden bir yazar. Lencioni, çalışma hayatında ortaya çıkan aksaklıklar ve onların çözüm yöntemlerinden sonra bu kez, şirketlerde işbirliği ve verimliliği artırmak için ekiplerin en temel yapıtaşı olan ekip üyelerine, yani ekibin ideal oyuncularına odaklanıyor. İdeal ekip oyuncusu kimdir ve nasıl tespit edilir? Mevcut ekip üyeleri nasıl ideal ekip oyuncusu haline gelir? İdeal ekip oyuncusu hangi karakteristik özelliklere sahip olmalıdır? Ekibinizle uyum içinde çalışabilecek uygun kişiyi seçmek için mülakatta neler yapılmalıdır? Lencioni, İdeal Ekip Oyuncusu adlı son çalışmasıyla Ekiplerin Beş Temel Aksaklığı adlı çoksatar kitabını tamamlıyor ve hem yöneticiler hem de çalışanlar için eteğindeki bütün taşları ortaya döküyor! “Patrick Lencioni bu hikâyeyi sadelik, sağduyu ve müthiş bir bilgelikle anlatıyor. CEO’lardan işe yeni başlamış olanlara kadar herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.” – Bob Ladouceur, Yenilmez Şampiyon filmine konu olmuş efsanevi futbol koçu “Bu modeli kendi yönetim ekibimde kullandım ve kesinlikle işe yaradı!” – Steve Smith, Equinix Inc. CEO’su “Günümüzde yaşayan hiçbir yazar tek bir sayfaya Patrick Lencioni kadar bilgelik sığdıramaz. Bu kitap kendi sadeliği içinde son derece incelikli ve gerçek ekip oyuncusunun ne demek olduğunu kökten değiştirecek düzeyde.” – Travis Bradberry, Emotional Intelligence 2.0’ın yazarlarından “Lencioni, kendine özgü hikâye anlatma tarzıyla hakiki bir ekip oyuncusunun üç temel erdemine hayat veriyor. Kuruluşunuzdaki herkese bu kitabı okutun ve verimliliğin hızla yükselişini izleyin.” – Verne Harnish, Entrepreneurs’ Organization’ın kurucusu ve Scaling Up’ın yazarı
81.40 ₺ -
Facebook
Bugün Facebook, mütevazı başlangıcından bambaşka bir noktada. Seçimleri etkileyen “sahte haber” hesapları, Cambridge Analytica skandalı, kullanıcıların kişisel verilerinin işlemesi, sosyal medya platformları üzerindeki tekelci tavrıyla dünya gündemi üzerinde muazzam bir güce sahip. Kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg’ün eylemlerine karşı artan hoşnutsuzluğu çevreleyen son tartışmalar, ilk defa bir “şirket”i ulusal gündemin merkezine yerleştirdi. Facebook hakkında çok şey yazıldı, ancak hiç kimse hikâyenin tamamını, yükselişi ve yanlış adımları anlatmadı. Bu kitap Facebook’un kullanıcılarının günlük yaşamındaki etkin varlığını, her ne pahasına olursa olsun büyüme politikasıyla WhatsApp ve Instagram’ı almak için en büyük rakiplerini geride bırakmasına kadar şirketin kontrolsüz gücünü ve şok edici tekniklerini belgeliyor. Bu kadar bağımlılık yapan ve etki alanı genişleyen platformun kurucuları, şimdilerde kendi tehlikelerinin farkına varmaya başladı. Facebook’un içinden ve dışından üst kademe yöneticiler ve çalışanlarla yapılan yüzlerce röportaja dayanan Levy’nin bu kapsamlı çalışması, dünyayı değiştiren ve sonuçlarıyla da yüzleşen Facebook’un hikâyesinin derinliklerine iniyor. “Levy’nin çok yönlü Facebook’u, konuyu tüm detaylarıyla ele alıyor, meselelerin derinine iniyor. Sonuç ise tarafsız ve yıkıcı.” —San Francisco Chronicle “Bu kitabın değeri, Facebook’un gizlilik sorunlarını, algoritmalarını ve Cambridge Analytica olayının tüm parçalarını bir araya getirmesinde yatıyor.” —Library Journal “Levy şevkle yazıyor. Cambridge Analytica planının kökenini, Facebook’un ilk kullanıcılarının gizlilik kaygılarını hiçe saymasına kadar izleyebiliyor… Levy, Haber Kaynağı ve reklamcılığın gelişimini tartışırken, Özel Danışman Robert Mueller tarafından seçime müdahale etmekle suçlanan Rusya İnternet Araştırma Ajansı da dahil olmak üzere farklı aktörlerin bunu gelecekte kötüye kullanılacağının habercisi olduğunu gösteriyor… Ve o, zor sorular sormaktan çekinmiyor.” —The Washington Post “Sosyal medya devi Facebook, bu tarafsız çalışmada idealist ama aynı zamanda şüpheli, sömürücü ve giderek daha fazla kuşatılan bir varlık olarak karşımıza çıkıyor... Facebook çalışanlarına özgürce erişebilen Levy, verilerini reklamcılar ve siyasi görevlilerle paylaşarak kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddialarıyla; Trump taraftarı Rus propagandası, nefret söylemi ve manipülatif sahte haberler için bir vektör olarak hizmet ettiği suçlamalarıyla boğuşan şirketin kapsamlı ve son derece eleştirel bir portresini çiziyor.” —Publishers Weekly “Bu etkileyici kitap, yirmi birinci yüzyılda teknoloji devleri ve kişisel gizlilik hakkında önemli konuşmalara ilham verecek.” —Booklist
259.00 ₺ -
Dua Et ve Yaklaş
Yakınlık, cennetten sürgün edilmiş insanın bu dünyadaki en büyük ihtiyaçlarından biri… İnsanı bütünüyle kuşatabilecek yakınlığa eriştirecek tek ve gerçek güç ise Yüce Allah. Dua, bizler için bu yakınlığı en çok besleyen araç, en samimi sığınma hali. Bunun için duanın ruhuna nüfuz etmek gerek. Peki ama nasıl? Son yıllarda Türkiye'deki takipçileri hızla artan genç âlim Omar Suleiman, Dua Et ve Yaklaş’ta işte bu ihtiyaca yönelik arayışımıza eşlik ediyor. Duayla ilişkimizi ve duaya bakışımızı gözden geçirmemize kapı aralayan Omar Suleiman, günümüzün dinamik dindarlık algısı ile sahabeden ve din büyüklerinden, konularına ve dua sürecinin gelişimine göre bir dua derlemesi ortaya koyuyor. Seçilen örnekler, duayı yalnızca dille değil, esas olarak gönülle edebilmeyi kavramamıza yardım ediyor. Ve tam olarak şuna işaret ediyor: Hayatın içinden, güleryüzlü bir maneviyat... Dua et ve Yaklaş, hem birleştirici dili hem İslamî ilimlere dair akademik bilgisiyle geniş bir kitle tarafından takip edilen Omar Suleiman’ın dört halifeden, sahabeden, evliyaullahtan birçok mübarek ismin dualarından derlediği bir seçkiden oluşuyor. Duanın ruhuna biraz daha yaklaşmak, onu hayatımızın her anına yayabilmek için…
51.80 ₺ -
Kuranı Kerimden Dua Ayetleri
Türkiye’de ilk defa konularına göre kategorilendirilmiş tüm dua ayetleri bir arada… Kur’an-ı Kerim’den konularına göre özenle seçilmiş, Kategorilendirilmiş ve etiketlenmiş, Özenli tasarımı sayesinde kolaylıkla ulaşılabilir, Dua ayetlerini fark etmeyi kolaylaştıran, Dua listeleri hazırlama imkânı sunan, Arapça metin, sure-ayet numarası, Türkçe okunuş ve Türkçe meal ile detaylandırılmış kapsamlı bir dua kitabı. Allah’ın öğrettiği ayetler ile dua etmek isteyen herkes için… Salih Suruç’un Önsözü ile…
111.00 ₺ -
Düşünce Tarihi Işığında Muhasebe Felsefesi
Uygarlığın düşünsel birikimleri yaklaşık 2500 yıl önce felsefe çatısı altında toplanarak sistematik bir yapıya kavuştu. Yüzlerce yıl önemli bir ilerleme kaydedemeyen felsefe literatürü, üniversitelerin özgürleşmeye başladığı 18. yüzyılda hızla zenginleşerek bölünmek zorunda kaldı. Bu dönüşümden sosyal bilimler de nasibini aldı. Örneğin iktisat disiplininin felsefeden ayrılması 1776 yılına tekabül eder. 1850’lerin başında iktisattan işletme, 1876 ‘da işletmeden muhasebe ve 1940’larda ise muhasebeden finans bilimi doğdu. Bağımsızlaşan her bilim dalı, ortaya koyduğu tez ve kuramları geliştirmek amacıyla kendi felsefesine yöneldi. Muhasebe alandaki ilk eser ise 1907 yılında Muhasebe Felsefesi (The Philosophy of Accounts) ismiyle Charles Ezra Sprague tarafından yazıldı. Muhasebe bilimi ‘kapıyı, kasayı ve kantarı’ felsefe bilimi ise ‘merakı, hayreti ve şüpheyi’ korumayı öğütler. Nitekim muhasebe mali olaylarla, felsefe kavramsal olgularla ilgilenir. Muhasebe felsefesi ise finansal olgulara kavramsal açıdan yaklaşır. Başka bir ifadeyle muhasebe, sayılar aracılığıyla parçadan bütüne doğru akan sistematik bir raporlama arayışı; felsefe, kavramlar yardımıyla bütünden parçaya doğru yayılan mantıksal bir sorgulama etkinliğidir. Muhasebe felsefesi ise sayılardan raporlamaya geçiş süreçlerini iyileştiren düşünsel bir arayıştır. İşte bu düşünceler ışığında kaleme alınan eserin ilk bölümünde, düşünce tarihi ışığında felsefeden bilime ve bilimden muhasebe felsefesine nasıl ulaşıldığı tartışılmış. Diğer üç bölümde ise ‘Ontoloji, epistemoloji ve aksiyoloji disiplinlerinden yararlanarak nasıl bir muhasebe felsefesi kurgulanmalı?’ sorusuna gerçekçi yanıtlar aranmıştır. İnsanlığın binlerce yıllık entelektüel serüvenini felsefî bir tavır ve disiplinlerarası bir yaklaşımla tartışmaya açan bu eser, düşünce tarihinden felsefeye, felsefeden sosyal bilimlere ve son olarak muhasebe felsefesine uzanan bir yolculuğu inceliyor.
259.00 ₺ -
Hz. Hasan - Hz. Hüseyin
“(Birbirine kavuşan o) iki denizden de inci ve mercan çıkar.”(Rahmân, 22) Nübüvvet feyiz ve bereketinden oluşan deniz Hz. Fatıma; velayet kemal ve yüceliğinin, ilim ve irfanının ummanı ise Hz. Ali idi. Bu iki mana denizinde cennet gençlerinin efendileri Hz. Hasan(ra) ve Hz. Hüseyin(ra) vücut buldu. Hz. Hasan, nübüvvet ve velayetin sedefinde boy veren benzersiz bir inci idi. Müslümanları birbirine kırdırmak, kan dökerek ittifaklarını bozmak isteyenlerin önüne, hakkı olan hilafetten feragat ederek set çekmiş ve inşa ettiği barış ile bir “inci” gibi değerli olduğunu göstermişti. Hz. Hüseyin, denizin derinliklerinde ızdırap görmüş, ızdırap yaşamış, kanda boğulmuş bir mercan gibiydi. Hak ve adalet davasında sert ve tavizsizdi. Onun duruşu zulme ve haksızlığa başkaldırıydı. Ruhu her şeyin en mükemmelini istiyordu. İstediği mükemmelliği Müslümanlara kazandırmak için de hayatını feda etti. Siyer ödüllü yazar Salih Suruç, Resulullah’ın(sav) “iki reyhanım” diyerek iltifat ettiği Hz. Hasan(ra) ve Hz. Hüseyin’i(ra) yazdı. Cennet Gençlerinin Efendileri Hz. Hasan(ra) ve Hz. Hüseyin(ra), Ehl-i Beyt sevgisiyle dolmak isteyenler için…
222.00 ₺