-
Buharide İman ve İlim
Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’i âlemlere rahmet olarak gönderen ve bizleri O’na ümmet eyleyen Cenâb-ı Hakk’a nihâyetsiz hamd ü senâlar olsun! Allah’ın dînini en güzel şekilde tebliğ ve tebyîn eden, ebedî kurtuluşumuza vesîle olan ve âlemlere nûr saçan bir kandil kılınan Nebiyy-i Ekrem Efendimiz’e sonsuz salât ü selâm olsun! Hadîs ilmi, bütün yakînî ilimlerin başı, dînî ilimlerin dayanağı ve esâsıdır. Dînî ilimlerin ikinci kaynağı olması bakımından Kur’ân-ı Kerîm’den sonra en mühim ilimdir. Kur’ân-ı Kerîm’i tefsir ve beyân eder. Hadîs-i şerîfler, karanlıkları aydınlatan ışıklar, hidâyete götüren yol işâretleri ve her tarafı aydınlatan dolunay mesâbesindedir. Kim onlara boyun eğer, muhâfaza eder ve şuuruna varırsa, doğruyu bulur, hidayete kavuşur ve kendisine pekçok hayırlar ve lûtuflar ihsân edilir. Kim de hadîs-i şerîflerden yüz çevirir ve onlara sırt dönerse, azar ve boşluğa düşer; zarar ve ziyânını artırmaktan başka bir şey yapmaz. O Yüce Peygamber r, yerine göre bazı şeyleri yasaklamış, bazı şeyleri emretmiş; îkâzlarda bulunmuş, müjdeler vermiş, temsiller getirmiş ve nasihatlarda bulunup hatırlatmalar yapmıştır. Bu hâliyle hadîs-i şerifler ve Sünnet-i Seniyye, en az Kur’ân kadar mühimdir. İslâmî ahkâmın bilinmesi için hadis bilgisi zarûrîdir. Yani şer’î esasları ve hükümleri öğrenebilmek için, Rasûlullah r Efendimiz’in Sünnet’inden başka bir yol yoktur. Maslahatlar ise tecrübe, sâdık nazar, istintaç gibi yollarla da öğrenilebilir. Her asırda ıslahatçıların, ümmetin gidişâtını değerlendirmek ve sapmaları tesbit etmek için kıstas olarak mürâcaat edecekleri vazgeçilmez asıl (temel ölçü), hadîs-i şerîfler ve Sünnet-i Seniyye’dir. Îtidâl hâli ancak Sünnet vâsıtasıyla korunabilir. Eğer Sünnet yolu terkedilir, nebevî irşadlara sırt çevrilirse, ümmet ifrat ya da tefrîte düşer, denge bozulur. “Muhakkak ki sizin için Allah Rasûlü’nde pek güzel bir örnek vardır!” âyet-i kerimesiyle bizlere takdim edilen fiilî örneğin ihmâl edilmesi, dînî hükümlerin hayata tatbîkini imkânsız kılar. Hz. Ömer t şöyle buyurur: “Bazı insanlar gelip Kur’ân’daki müteşâbih âyetleri öne sürerek sizinle tartışacaklar. Onlara karşı hadis-i şerîf ve Sünnet-i Seniyye ile mücâdele edin! Zîrâ ashâb-ı sünen yani hadîs-i şerifleri bilen kişiler, Allah’ın kitâbını en iyi bilen kimselerdir.” (Dârimî, Mukaddime, 17/121) Hevâ ehli sapık fırkalardan bir grup Ali bin Ebî Tâlib t ile tartıştı. İbn-i Abbâs v ona: “-Ey Ebü’l-Hasen, Kur’ân-ı Kerîm veciz bir kitap olup pekçok mânâyı aynı anda ihtivâ ettiği için herkes kendi anlayışına göre delil getirebilir. Sen bir âyet okursun, onlar da başka âyetler okurlar. Onlarla Sünnet’ten delil getirerek tartış! Zîrâ onlar Sünnet adına yalan söyleyemezler!” dedi. Diğer bir rivâyete göre Ali bin Ebî Tâlib t İbn-i Abbâs v’yı Hâricîler’e göndermiş ve ona şöyle buyurmuştur: “-Onlara git ve kendileriyle tartış! Ancak onlara Kur’ân’dan delil getirme! Zîrâ o çok yönlüdür. Onlarla, Sünnet’ten delil getirerek tartış!” (Süyûtî, Miftâhu’l-cenne, s. 59) Kur’ân, özlü ve mûcizevî bir kitap olduğu için çok yönlüdür. Bu sebeple zayıf akıllı insanlar da kendilerine göre âyetleri anladıklarını zannedebilirler. Onlara âyet-i kerimenin hakîkî mânâsını anlatmak imkânsız hâle gelir. Sünnet-i Seniyye ise Kur’ân’ın tefsiri olduğu için son derece açık ve nettir. Onu herkesin kendi anlayışına göre sağa sola çekmesi, bir kaçış yolu bulması çok zordur. Bu sebeple sapık fırkalar ilk olarak hadîs-i şerîflere, Sünnet-i Seniyye’ye ve ashâb-ı kirâma saldırırlar. Onları îtibarsız hâle getirdiklerinde Kur’ân-ı Kerîm’e kendi hevâ ve heveslerine göre rahatça mânâ yükleyebileceklerini düşünürler. Eyyûb es-Sahtiyânî g şöyle buyurur: “Bir kişiye Sünnet’ten bahsedildiğinde o: «Bırak bunları, sen bize Kur’ân’dan haber ver!» (Diğer bir rivâyette) «Sen bize Kur’ân’la cevap ver!» derse, bil ki o kişi kendisi sapıtmış olduğu gibi insanları da saptırmaktadır.” İmâm Evzâî g şöyle buyurur: “Bunun sebebi Sünnet’in Kur’ân üzerinde hüküm koyucu (yani onu açıklayıcı ve tefsir edici) olarak gelmesindendir.” Yine Eyyûb es-Sahtiyânî g şöyle buyurur: “Bir şahıs, tâbiînin büyüklerinden Mutarrif bin Abdullah’a; «Bize sadece Kur’ân’da olanlardan bahsedin!» deyince ona şöyle seslenir: «-Vallâhi biz Kur’ân’ın yerine başka birşey koymak arzusunda değiliz. Bilâkis, Kur’ân’ı bizden daha iyi bilen zâtın (îzâhlarını öğrenmek) istiyoruz».” Kur’ân-ı Kerîm ile birlikte Sünnet-i Seniyye’ye uymak da vâciptir. Dînin düzeni, ancak Rasûlullah r Efendimiz’in Sünnet’ine uymakla mümkün olur. Kurtuluşa erenler (fırka-i nâciye), hem îtikadda hem de amelde Kitap ve Sünnet’ten açık olarak anlaşılan, sahâbe ve tâbiînin büyük çoğunluğunca kabul edilen esaslara sarılanlardır. Rasûlullah r Efendimiz’e uymamak ise helâki muciptir. Şu hadîs-i şerif bunu ifade etmektedir: “Benimle sizin durumunuz şuna benzer: Bir adam ateş yakar. Ateş etrafı aydınlatınca pervâneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlar. Adamcağız onlara mânî olmaya çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak pek çoğu ateşe düşer. Ben, ateşe düşmemeniz için sizi belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe atılmak için koşuyorsunuz!” (Buhârî, Rikâk, 26) Dîne ehemmiyet vermeme ve onu ihmâl etmenin en büyük sebebi, Sünnet ile amelin terkedilmesidir. Rasûlullah Efendimiz r bu hususta şöyle buyurmuşlardır: “Benden önce Allah’ın gönderdiği her peygamberin, mutlaka ümmetinden havârîleri ve arkadaşları olmuştur. Bunlar onun sünnetiyle amel ederler, emirlerini de yerine getirirlerdi. Onlardan sonra öyle nesiller gelmiştir ki, yapmadıklarını söyleyip, kendilerine emredilmeyeni de yapmışlardır. Kim bu gürûha karşı eliyle mücâhede ederse mü’mindir. Kim onlarla diliyle mücâhede ederse o da mü’mindir. Kim de onlarla kalbiyle mücâhede ederse o da mü’mindir. Bunun gerisinde artık hardal tanesi kadar iman yoktur.” (Müslim, Îmân, 80) Bu sebeple Rasûlullah r Efendimiz’in hadîs-i şerîfleri ve Sünnet-i Seniyyesi ile alâkalı çalışmalara ağırlık vermek îcâb eder. Biz de İmâm Buhârî’nin Sahîh isimli eserinin muhtasarı olan Tecrîd-i Sarîh’e yaptığımız kısa şerh çalışmasıyla bu sahaya mütevâzı bir katkıda bulunmayı arzu ettik. İstifâdenin daha kolay olması için küçük kitaplar hâlinde neşrini düşünerek öncelikle İmân ve İlim kitaplarını muhterem okuyucularımıza arzediyoruz. İnsan için en mühim şey îmân ve ilimdir. Îmân ondan istenen esas vasıf olup ilim de îmânın hizmetçisidir. İlim, îmânın nasıl olacağını gösterdiği gibi nasıl muhâfaza edilip îcâbının nasıl yerine getirileceğine de ışık tutar. İbrâhîm u dua ederken mârifetullâhı ibadetten evvel zikreder ve şöyle buyururdu: “Yâ Rab, bana bir hikmet ihsân eyle ve beni sâlihler zümresine ilhâk buyur!” (eş-Şuarâ, 83) Onun, “bana hikmet ihsân eyle” duâsı, eşyânın hakîkatinin bilinmesiyle tefekkür gücünün gelişmesine işârettir. “Beni sâlihler zümresine ilhâk buyur” duâsı ise ifrat ve tefritten sakınmak sûretiyle amelî gayretin gelişmesine işâret etmektedir. Böylece İbrâhîm u ilmi, amele takdim etmiştir. Bu ve benzeri Kur’ânî deliller, usûl (akâid) ile alâkalı bilgilerin fürû (ahkâm) ile alâkalı ilimlerden evvel öğretilmesinin vacip olduğunu gösterir. Bu sebeple İmâm Buhârî g önce vahyi, sonra îmânı, ondan sonra ilmi ele almış, bunlardan sonra da abdest, gusül, namaz, zekât, hac gibi mevzûlara geçmiştir. Son olarak, bu eserin ortaya çıkmasına vesîle olan Sami Kaya ve Veli Yasin Tabak kardeşlerime çok teşekkür eder, bu yoldaki gayretlerimizin hepimiz için birer sadaka-i câriye olup bizleri Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’e yaklaştırmasını Cenâb-ı Hak’ın lûtf u kereminden niyâz ederim. Cenâb-ı Hak, bütün kullarına hidâyet lûtfederek İslâm’ı istikâmet üzere yaşamayı nâsîb buyursun! Âmîn! Dr. Murat Kaya 20 Nisan 2015 Üsküdar
187.50 ₺ -
Menakıb-ı İmam Ebu Hanife
Menâkıb-ı İmam Ebû Hanife İmam Ebû Yûsuf İmam Muhammed İmam Zehebî Elimizdeki bu eser, dünya Müslümanlarının yarısının, hatta daha fazlasının dinde İmam olarak kabul ettikleri İmam A’zam Ebû Hanîfe ve onun en büyük ve güzîde iki talebesi olan İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed b. Hasan’ın hayatları, eski tabirle menkîbeleri hakkındadır. Hanefî mezhebinin bu üç büyük imamının doğum, nesep, fıkıh ve hadiste hoca ve talebeleri; ibâdet, verâ, takvâ, ahlâk yönünden fazîletleri, ilmî mücadeleleri, cerh ve ta’dil imamlarının onlar hakkındaki kanâatleri, diğer imamlarla aralarında geçen hâdiseler… Kitabı daha da önemli hale getiren ise yazarı İmam Zehebî, İslam tarihinin yetiştirdiği en büyük hadis ve tarih âlimlerinden olmasıdır. Kitabı tahkîk eden zât ise bu toprakların 20. Yüzyılda yetiştirdiği en büyük müdekkik ve münekkitlerinden olan İmam Muhammed Zâhid el-Kevserî’dir. İmam Kevserî, Hanefî mezhebinin ilk imamlarının tamamı hakkında çalışmaları vardır. İmam Ebû Hanîfe’nin bizim üzerimizdeki hakkı çok büyüktür. Bir büyük zâtın buyurduğu gibi, her gün en az bir Fatiha, üç İhlâs sûresi okuyup İmam Ebû Hanîfe’nin ruhuna hediye etmek her Müslümana lazımdır. Biz de bir nebze olsun onun bizim üzerimizdeki hakkını ifa etmek için bu kitabın tercümesini Müslüman kardeşlerimizin istifâdesine sunmaya çalıştık. Muvaffâkiyet Allah’tandır.
163.20 ₺ -
Müminlere Vaazlar 2 Cilt Takım
"İmanım var, inancım var." demekle ne kadar övünür dururuz. Fakat onun işe yarayıp yaramadığına hiç bakmayız. Peygamberimiz'in bize öğrettiği dualardan birisi de; "Yâ Rabbi! Fayda vermeyen ilimden, korkmayan gönülden, kabul olunmayan amelden, dinlenmeyen ve kabul olmayan duadan sana sığınırım." demesi ne kadar güzeldir. Öyle değil mi aziz kardeşim? Bu dünyaya her gün bir sürü insanın gelip bir sürü insanın da mezarlara konmakta olduğunu hepimiz görüp bilmekteyiz. Eğer "Öldükten sonra iş bitti." dersen iman ve İslâm'dan çok uzak olduğunu iyi bil... Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in Cenâb-ı Hakk'tan istediği her hayrı biz de isteriz. Onun Hakk'a sığındığı bütün şerlerden, biz de Hakk'a sığınırız. Hakkımızda hayırlar ihsan buyursun. Dünya ve âhiretin bütün şerlerinden muhafaza buyursun. Âmîn.
269.50 ₺ -
Bitkisel Kürlerle İlaçsız Tedavi
"Kimyasal ilaçlar, aşılar ve kemoterapi bütün dünyada tartışılıyor artık. Kimi hastalara faydaları var, senelerdir uygulanmalarının gerekçesi de bu. Peki ya yan etkileri? Bazen yan etki çok daha büyük olabiliyor, hasta faydadan çok zarar görebiliyor. Oysa tıp biliminin düsturu neydi: Primum nihil nocere! Önce zarar vermeyeceksin! Hastaya zarar vermeden tedavi etmenin yolu ise fitoterapi biliminden geçiyor. Bu bilim yetkin doktorların kontrolünde olduğu sürece, bitkisel ekstreler ve bitkisel ilaçlarla ağır yan etkilere maruz kalmadan iyileşmek mümkün. 20 yıllık klinik tecrübemle bitkilerin iyileştirici gücüne bizzat tanık oldum, binlerce hastayı tedavi ettim. Ağrıları nedeniyle ağlayarak, yürüyemeyecek halde gelip tam şifayla iyileşmiş romatizma hastaları; sağlığına kavuşup insülin kullanmayı bırakan diyabet hastaları ve vücudunda tümörden eser kalmamış kanser hastaları… Bu kitapta kronik hastalıklarda en etkili kürleri ve savaş stratejilerini sizinle paylaştım. Hekimlik deneyimim bana insan vücudunun bir bütün olduğunu öğretti. Bu mucize yapıyı sadece pankreastan, sadece tümörden, sadece eklemden, birbirinden bağımsız küçük küçük parçalardan ibaretmiş gibi görürseniz yolunuzu kaybedersiniz. Esas olan hastanın bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek, hayatında olumlu değişiklikler yapması için yönlendirmek, hastalıklarla savaşma kabiliyetini geri kazandırmaktır. İnsanoğlu, dünya üzerinde 200 bin yıl boyunca ilaçsız yaşadı. Hastalıklardan korunmak ve hastalandığı zaman da iyileşebilmek için doğal tedavi yöntemlerine başvurdu. Ben ilaçsız yaşamın mümkün olduğunu söylüyorum. Ve iddia ediyorum, asıl zor ve acılı olan ilaçlı yaşam!” Dr. Ümit Aktaş
187.60 ₺ -
İbni Ebi Cemre Hazretlerinin Hayatı
İbni Ebi Cemre Hazretlerinin Hayatı Eserleri ve Müjdeci Rüyaları, Cübbeli Ahmet Hoca Yayıncılık Mütevâtir şekilde nakledildiğine göre; “el-Hikemü’l-‘Atâiyye” sâhibi Tâcüddîn ibn-i Atâillâh el-İskenderî (Kuddise Sirruhû) bir kere Seyyidü’l-Murselîn (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)i rüyâsında gördü. Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz ona: “Meşrikın (doğunun) ve mağribin (batının) sultânını hâlâ ziyâret etmedin mi?” buyurdu. Bunun üzerine kendisi: “Yâ Seyyidî! Meşrikın ve mağribin sultânı kimdir?” diye sorunca Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) İbn-i Ebî Cemre (Rahimehullâh)ın ismi hakkındaki diğer rivâyette zikredildiği üzere mim harfini be harfine tebdîl ederek (değiştirerek): “Abdullâh ibn-i Ebî Cebre’dir ki kime nazarı değmişse mutlaka eksikleri tamamlanır.” buyurmuştur. (İbnü Ebî Cemre el-Ezdî el-Mürsî el-Endelüsî, el-Merâi’l-hisân, Rüyâ no:70, sh:51) Bu rüyâ üzerine İbn-i Atâillâh el-İskenderî (Kuddise Sirruhû) onun yakınına defnedilmeyi vasiyet etmiş ve öyle de nasip olmuştur.
140.25 ₺ -
Peygamber Aşıkları
O, öyle bir güzel ki, âlemlerin Rabbinin Sevgilisi olacak kadar... Bütün kâinat O’nun hürmetine yaratıldı. Bütün Peygamberler peygamberlik nûrunu O’ndan aldı. Küfür ve vahşet zindanında körleşen kalbleri O’nun nûru aydınlattı... O, dünyada yegâne halâskârımız, âhirette en büyük şefaatçımız, mü’minleri Cennetle müjdeleyici, rahmete garkedici, Allah’a giden yolu gösterici. O, âlemlerin Rabbinin en sevgilisi... Bütün sıfatlarında... Güzellikte, olgunlukta, ilimde, hilmde, şefkat ve merhamette, beşerde bulunabilecek her şeyde tek ve eşsiz... Nasıl ki, âlemlerin Rabbi olan Allah bir ve benzersiz ise, O da benzerleri bütün insanlar ve peygamberler arasında bir ve yine benzersiz... İşte bu eser, O’nu lâyıkı vechile anlayıp nurunda pervâne olanların aşklarını dile getirmektedir. Sahabi aşkının muhteşem örneğini göreceğiz... O’nu sevenlerdeki aşk, iman, muhabbet ve heyecana şahit olacağız ve onun mucizelerinden nefes nefes gönlümüze dolduracağız... Allah’ın Sevgilisini sevmek... Onu nasıl seveceğiz? Sadece onu her şeyden üstün tutuyorum ve seviyorum demekle sevgimiz gerçekleşmez. Onu nasıl seveceğimizi yine o bize haber veriyor: Sünnetimi seven beni sevmiş olur. Beni seven kimse ise cennette benimle beraber olur. Mustafa Necati Bursalı - Peygamber Aşıkları - 978-605-5457-22-8
210.00 ₺ -
Nurul İzah Tercümesi Fatih Kalender
Müellif-i merhum, Hasan b. Ammâr b. Alî eş-Şürünbülâlî, 16.yy. Mısırda yetişmiş büyük alimlerden olup Ezher'de müderrislik yapmış, müteahhir Hanefî fakihlerindendir. Usûl-i fıkıh, tefsir, hadis, kelâm, akaid, tasavvuf, Arap dili ve edebiyatı alanlarında da yetkin konumuda olan Şürünbülâlî, eserlerinde kullandığı dil sadeliği, verdiği bilgilerin güvenilirliği ve mantıkî örgüsünün sağlamlığı bakımından muasırı alimler tarafından da yaygın kabul görmüştür. Şürünbülâlî İslâmî ilimler sahasında pek çok eser kaleme almıştır. Bunlardan en meşhuru ve en çok okunanı taharet namaz ve oruç ibadetlerine dair "Nûru'l-İzâh" adlı eserdir. Eser günümüzde de ibadetler fıkhına giriş kitabı olarak okutulmaktadır. Mütercimler eseri kelime kelime ayriyeten arapça metinin altında tercüme ve izahatlarla günümüz şartlarında olması gereken en üzt düzeye getirilerek hazırlanmıştır. Hüsameddin Vanlıoğlu - Fatih Kalender - Abdullah Hiçdönmez - Emin Ali Yüksel Nurul İzah Tercümesi - Muallim Neşriyat - Isbn:
240.00 ₺ -
Ashabı Nebi Cennet Rehberi
Sevgili Okuyucularımız bu kitap kime niçin lazım??? Hadis okuyan ve okutanlar Siyer okuyan ve okutanlar Tefsir okuyan ve okutanlar Ve diğer şer'î ilimlerle meşgul olanlar derslerinizde sık sık adı geçen sahabeleri tanıyormusunuz ? Bakın İbn Abdülberr ne diyor... “Her kimin ki sözüyle hüküm verildi, onun şahitliğiyle bir icraatte bulunuldu ise elbette onun ismini, nesebini, adaletini ve halini bilmek lazımdır... Diğer nebîlerin ümmetleri nebîlerinin arkadaşlarını tanımayı kastetmediler. Halbuki onlar nebî ile ümmeti arasında vasıtadırlar...” İbn Abdülberr, el-İstiab, syf.19 O halde onları kolayca tanımamız için istifademize çok daha uygun olarak emsalinden farklı hazırlanmış (Hadisler, Haritalar, Araştırmalar, Çizelgeler ve Test ile Destekli) bu eseri sizlere önemle tavsiye ediyoruz. Ashab-ı Nebi Cennet Rehberi - Zeynep ATAY - ISBN: 9786059815796 - KitapKalbi Yayıncılık - Z.Atay
420.00 ₺ -
Nahiv Cümlesi Tam Kayıtlı
Kadim islam medeniyetimizin lisanı bilindiği üzere arapçadır. Yüce Kur'an-ı Kerim Arapça lisan üzere nazil olmuş, insanların maddi manevi hastalıklarına şifa olmuştur. Mukaddes kitabımız sadece Arap yarımadasına inen bir kitap değil, bilakis bütün kainata inmiş, toplumların "telakki bil kabul" ettiği değerler üstü manevi bir hikmet huzmesidir. Birçok toplum, Kur'an-ı Kerim'in eşsiz tesiri altında etkilenmiş, Rahman'ın hidayetine mazhar olmuşlardır. Bununla birlikte bu hidayet'in ehemmiyetine vakıf olan "Dava Adamları" ilkel şartlarda kilometrelerce mesafeler aşmışlar, islamiyetle tanışmamış toplumlara yağmur yüklü bulutlar olmuşlardır. İslamiyetin güzel hasletleri ile bezenmiş, "Örnek Şahsiyetler" olarak tarih sayfalarına isimlerini yazdırmışlardır. Arabıyla, Acemiyle bu gaye uğruna yaşam mücadelesi vermişler, nesilden nesile bu davayı ilel'ebet muhafaza etme şuuruyla mücehhez olmuşlardır. İşte nesilden nesile bu islami mefkûrenin ve davanın ulaştırılmasında, lisanın çok etkin bir rolü vardır. Kadim Medeniyetin gerçek kaynağına ulaşım, o medeniyetin dil bilgisini ve edebiyatını en iyi seviyede talim etmek ile mümkündür. Bu alanda eser husule getirmek ; "İla-i kelimetullah ve Emri bil maruf ve nehyi anil münker" dir şuurunu benimsemiş isimleri sayılamayacak kadar çok değerli Münevver Alim'ler yetişmiş ve eserler telif etmişlerdir. "Gaye, Mevla teala'nın halifesi olmaksa ömür ona feda olsun" düşüncesiyle ömürlerini rahle-i tedrisat da tüketmiş, fazilet ve erdem abidesi şahsiyetlere neler borçlu olduğunuzu hatırlatmak isteriz. Bu noktadan hareketle, Osmanlı medreselerinde yıllarca okutulmuş şu anda da birçok medresede okutulmakta olan, Tam Kayıtlı Nahiv Cümlesi adlı eseri, "İlme, İrfana Hizmet, İnsanlığa Hizmet" prensibi ile yola çıkan bizler, siz paha biçilemeyecek kadar değerli " ilim irfan yolcusu" kardeşlerimize takdim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Rabbim ilimden layık-î vechi ile istifade edenlerden eylesin. (Amin) Nahiv Cümlesi - Mukayyed Nahiv - Arapça Nahiv - KitapKalbi Yayıncılık - 9786059815741
175.00 ₺ -
Asrı Saadette İslama Koşan Yahudiler ve Hristiyanlar
Asrı Saadet'te İslam'a Koşan Yahudiler ve Hristiyanlar Bekleniyordu. Son Resul, Semavi dinlerin samimi yolcuları tarafından bekleniyordu... Bütün belirtileri Kitaplarında yazıyordu. İşaretleri takip ediyorlardı. Onu bekliyorlardı... Son demler yaklaştıkça heyecanları artıyordu. Kimileri onun zuhur edeceği şehri bildiğinden yıllar önce Medine'ye göç etmişti. Kimileri takip ediyordu... Resul geldiğinde mührü gözleriyle gördüler, kulaklarıyla işittiler, cesur olanlar şehadet etti, kendi kavimlerine gelmediği için gururlarına yediremeyenler inkar ediyorlardı ama o büyük nur bütün ihtişamıyla parlıyordu. Peygamber Efendimizi bekleyen şanslı din mensupları O'nu görür görmez şehadet ettiler, kavimlerinden korkmadılar, kim ne düşünecek diye kalplerini karartmadılar ve iman ettiler. Hilal-Abdullah Kara, akıcı bir üslupla kaleme aldıkları eserlerinde tebliğin ilk dönemlerinde Yahudi ve Hristiyanlardan İslam'ı kabul eden büyük kahramanları anlatıyorlar.
78.00 ₺ -
İslam Tarihi 2 Cilt Takım
Muhtasar İslâm Tarihi adı altında yazmış olduğum bu eser, İslâm dininin, ne suretle kurulduğunu, hangi prensiplere dayandığını ve ne gibi şartlar altında muhafaza edilmeye gayret sarfedildiğini içine almaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile ortaya konan İslâm dininin esaslarını anlamak, tefsir ilminin gerektirdiği esbab-ı nüzûl’ ü bilmek ve olayların izahında gereken hakikatleri hadis-i şeriflerle öğrenmek; nihayet, insanın günlük hayatına giren bazı dinî meselelerin menşeini bilmek için Peygamberimizin hayatını iyi bilmek icap etmektedir. Bunu öğrenmeye çalışırken de önce İslâm Peygamberinin yaşadığı devri bir bütün halinde, yani o devri hazırlayan sebepleri, cahiliyye devrinin özelliklerini, geleneklerini ve âdetlerini bilmek; Arapların yaşayışlarını, düşünüşlerini ve sosyal durumlarını incelemek; Arabistan yarımadasının coğrafî, tarihî ve beşerî vaziyetini tetkik etmek ve nihayet Arabistan ve civarındaki dinleri gözden geçirmek icap eder. Bu itibarla, elinizdeki bu eser, Arabistan’ın cahiliyye devrinden başlayarak bugünkü İslâm devletlerine kadar olan bütün İslâm ülkelerinin geçirmiş oldukları tarihî evrimi huzurunuza sunmaktadır.
420.00 ₺ -
-
Büyük Doğu Çağına Doğru
Ötelerin nizamını çağa okuyan haberci. Medeniyetin önündeki buz dağlarını eriten soluk. Hacı Bayram'ın asasız, Mevlânâ'nın sarıksız, Fatih’in devletsiz arkadaşı. Anadolu’nun Nizamnamesini yazan kalem. Hicivde Nefî’yi, aşkta Şeyh Galip'i, sanatta Fuzüli'yi yaşayan şâir. Yunus'un çarıkla yürüdüğü yolları iskarpinle kat eden derviş. ”Allah” demenin yasak olduğu bir devirde "İşte iz geliniz!” diyen davetçi. Batı'nın aklını, Doğu’nun aşk ocağında eriten mütefekkir. Altıın silsilenin ardı sıra yürüyen süfî. Küfür muzahrafatının lekeleyemediği kale. Aksiyonun kendisi, düşüncenin yekün ifadesi. Mâverâ'nın, İFAM'ın "Ulu Hocası”, Çağın muzdaribi, "üstün çile"nin sadık yâri. Milletin bir şapkayla saadet bulacağını söyleyenlere, “Bekleyin gelecektir, eskimez, pörsümez yeni" diyen hakikat aşığı. Mazlumlarm, muzdariblerin sözcüsü. Bülbül, kurbağadan lisan öğrenmez diyen din, dil ve millet müdâfii. Güzeller Güzeli’nin (S.A.V) güzel ifadecisi. Büyük doğunun son mütefekkiri. Milyonların şehadetiyle tabutu kabre, sevdası yüreklere verilen davetçi... Büyük Doğu Çağına Doğru, Hüküm Basın Yayın, İhsan Şenocak Kitapları, 9786056608124
97.50 ₺ -
Kuranı Kerim Müdafaası
Kuranı Kerim Kendinden doğmayan bütüm sistemlerler hesaplaştı. İlahi olanı beşeri olanla, beşerin arzularını dikkate alarak uzlaştırmayı reddetti. Hayata müdahil oldu, hükmetti. Sorunsuz bir cemiyet vücuda getirdi. Çirkini kaldırıp güzeli, en güzeli yerleştirdi. Bu yüzden O'nun yürürlükte olduğu çağlar insalık tarihinin en güzel çağlarıydı. Ne Kapitalizma'da olduğu gibi zengin adına fakire haksızlık etti, ne de Komünizma'da olduğu gibi zengin adına fakire haksızlık etti, ne de Komünizma'da olduğu gibi devlet adına zenginin malına el koydu. Fert ve cemiyet nizamını adalet üzerine tesis etti. Çünkü O, her şeyi en doğrusu ile bilen ve buna göre vahyeden Allah Teâla'nın kelamıdır. Emperyalizmanın değer yargılarını reddediyor diye böyle bir kitabın hükümlerinin tarihsel olduğunu söylemek, Kur'an'a değil emperyalizmaya hizmet etmektir. Kur'an'ı Kerîm'in emperyalizma ile olan mücadelesinde tarihselciliği tercih etmek, Allah ve Rasul düşmanlarının safında yer almaktır. Kur'an-ı Kerîm, kendisini etkilemeye çalışan bir bakış açısıyla değil, kendisinden etkilenilen bir bakış açısıyla anlaşılabilir. O, kulların istediği manayı değil yalnız Allah Teâlâ'nın muradını verir. Katolisizmi Olmayan İslâm'ın Protestanca Okunuşlara Karşı, Kur'an-ı Kerim Müdafaası, İhsan Şenocak, Hüküm Basın Yayın, 9786056608117
113.75 ₺ -
Arap Dilinde Edatlar
Edatlar işlenirken isim, fiil, harf ayrımı yapılmaksızın alfabetik sıraya göre düzenlenmiştir. Bununla beraber her edat, kendi konusunda işlenirken, isim, fiil, harf olduğuna dair gereken bilgi verilmiş, kitabın sonunda ayrıca isim, fiil, harf olanlar, gruplara ayrılarak gösterilmiştir. Aslında edatlardan olmadıkları halde fiillere nakıs fiiller gibi edatlara benzediklerinden dolayı bu kitapta yer verilmiştir. Konular işlenirken önce edatların isim, fiil, harf olduğuna temas edilmiş, sonra Türkçe karşılıkları verilmeye çalışılmış, isim olanların i'raparı belirtilmiş ve kullanılış şekilleri çeşitli misallerle gösterilmeye çalışılmıştır.
205.90 ₺ -
Risalei Halidiyye Tercümesi
<<<Nebi sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Kişi, sevdiği ile beraberdir.” (Buhari: 5817) Arifler der ki: “Allah ile beraber ol, eğer buna güç yetiremezsen Allah ile beraber olan ile beraber ol.” Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, Allahu tealadan şöyle haber verdi: “Muhabbetim, benim yolumda birbirlerini sevenler için hak (sabit) oldu, benim yolumda birbirlerini ziyaret edenler için, birbirlerine verenler için, birbirlerine tasadduk edenler için sabit oldu.” (İbni Hıbban: 5779) “Sizden hiç biriniz, ben kendisine babasından, evladından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça (gerçek) iman etmiş olamaz.” (Buhari: 159, Müslim: 449) >>> “Sevgiliden sadır olan her şey, sevgilidir” denilmiştir. Ey rüşt (hidayet) talep eden kişi! Allahu teala beni ve seni, sevdiği ve razı olduğu şeye muvaffak kılsın! Bizleri, çirkin eden ve ayıplandıran şeylerden korusun! Âmin! İradesinde sadık olan mürid için niyet edebi şudur ki, kalbinin yüzünü (kalp aynasını) şeyhi aracılığı ile, Allahu teala’nın öz Zat’ı tarafına yöneltip Allahu teala’yı kast eyleye. Yani: Dünyevi ve uhrevi (ahıretle alakalı) bütün maksatlar, karşılıklar (menfaatler), batıni haller olan (manevi) yakınlık, (keramet ehli olan) velilik, (insanların kalbine) tesir etmek, (yol gösterip) irşat etmek, marifet (ilhama dayalı bilgiler) elde etmek ve Allah’tan gayrı diğer şeyleri (n hiç birini) murat etmeye, bir şartla (olmalı) ki o yönelişi, kulluğun edasıyla, özellikle (sadece) Allahu teala Hazretlerine olacaktır. Rabıta Risalesi İlaveli Yeni Baskıdır Risalei Halidiyye Tercümesi - Isbn: 9786059815413 - Ali Kara - Muhammed Halid Ziyaüddin
140.00 ₺ -
Çocuk Neyi Neden Yapar?
Her anne babanın canını sıkan sorunlardır; çocuğunun bir türlü tuvalet alışkanlığı kazanamaması, yemek yememesi, kardeşiyle kavga etmesi, inatçılığı, internet düşkünlüğü ve dahası... Bir kısım anne baba, bu davranışların ne anlama geldiğini bildikleri için çocuklarını incitmeden sorunları çözerken, bir kısım anne baba ise sorunların çözümünde çaresiz kalarak çocukları ile bir çatışmaya girerler. Bu çatışmalarda, hem kendilerini hem de çocuklarını yıpratırlar. İşte bu kitabı Pedagog Dr. Adem Güneş, 'çocuk davranışları anlama rehberi' olarak hazırladı. Çocuk davranışlarının nedenlerini ve çözüm önerilerini yalın bir dille, ebeveynlerle paylaştı. Bu eser, çocuk davranışlarını anlamak isteyen her yetişkinin elinin altında bulunması gereken pratik bir bilgi kaynağıdır.
172.50 ₺ -
Arapça Türkçe Lügat El Mevarid
Ülkemizde, Arapça'yı öğrenmek için son yıllarda büyük İlgi uyanmıştır. İnsanın temel meselelerine çözüm getiren İslâm'ın İyi anlaşılması İçin, atalarımız, Arap dilinin öğrenilmesi yolunda çok büyük hizmetler görmüşlerdir. Günümüzde İktisâdi şartların da tesiriyle, Arap dilinin öğrenilmesine olan ihtiyaç daha da artmıştır. Sözlükler, İki dil arasında kurulan zihni köprülerdir. Arapça - Türkçe ve Türkçe-Arapça ne kadar çok ve değişik seviyeli sözlük hazırlanırsa, iki dil, İki kültür arasındaki bağlar o kadar sağlamlaşır Mevlüt Sarı'nın hazırladığı Arapça-Türkçe Sözlük, yeni harflerle çıkan sözlüklerin en genişi, en büyüğüdür. İşaret etmek istediğim husus, İki dil arasında, çok sayıda ve sağlam köprülerin kurulması gereğidir ve bu sözlük, bu yolda çıkmış oldukça önemli bir adımdır, öğretim yüküne ek olarak böyle muazzam bir çalışmaya girip oldukça geniş bir sözlük hazırlamış olan müellif Mevlüt Sarı'yı candan tebrik eder. daha nice eserler yazmağa muvaffak olmasını niyaz ederim. 24/11/1982 Yard. Doç. Dr. Mehmet MAKSUDOĞLU Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Arapça Türkçe Lügat El Mevarid - Mevlüd Sarı - Şamua Kağıt Renkli Baskı
837.50 ₺ -
Tibyan Tefsiri Kuran-ı Kerim Meali ve Tefsiri 4 Cilt
• Bu eser, Tefsir ilmiyle çok meşgul olduğu için Tefsîrî Mehmed Efendi diye şöhret bulan ehil bir alim tarafından yazılmıştır. • Bu Tefsir, Osmanlı Padişahı IV.Mehmed’in isteği üzerine yazılmış bir eserdir. • Tefsir, gereksiz dil ve gramer konularına girilmeden herkesin okuyup anlayabileceği bir üslupla kaleme alınmıştır. • Aynı zamanda bu eser, Osmanlıca Türkçesi ile basılan ilk tefsir olma özelliğine sahiptir. • Yeni neslin daha rahat anlayabilmesi için günümüz Türkçesine sadeleştirilmiştir.
1200.00 ₺ -
Sürgündeki Hanedan Osmanlı Ailesinin Çileli Asrı
“Bir gece çamaşırlarımızı dahi alamadan bu memleketten nasıl kovulduğumuzu düşündükçe fena olurum. İnsan hizmetçisini bile kovarken eşyalarını almasına müsaade eder. 600 senelik bir ailenin bu memlekette hiç mi hakkı yoktu? Osmanlı hânedanına mensup kızlar ve kadınlar, atıldıkları Avrupa memleketlerinin kendilerine yabancı olan şehirlerinde açlıktan kıvrandılar, süründüler; fakat namuslarından asla fedakârlık etmediler.” Şehzâde Selim Efendi’nin kızı Emine Nemîka Sultan 3 Mart 1924 itibarıyla Türk-İslâm tarihinde yeni bir sayfa açıldı. Müslümanların en eski müessesesi olan halifelik kaldırıldı; ayrıca tarihin en uzun ömürlü hânedanlarından Osmanlı ailesinin takriben 200 ferdi, vatandaşlıktan çıkarılarak vatan toprakları dışına sürüldü. Bu, yaşlısından beşikteki bebeğe kadar hepsi için sıkıntılı bir hayatın başlangıcı oldu. Hemen hepsi sürgünde vatansız, pasaportsuz olarak yaşadı. Bankalarda paraları, yanlarında nakitleri ve yurt dışında akrabaları olmayan bu insanları çoğu tarifsiz acılar çekti. İlaç parası bulamadığı için dilenenler; konu komşunun getirdiği bir tas çorba ile yaşayanlar; açlıktan ölenler; sefalet sebebiyle intihar edenler; aklını kaçıranlar; kimsesizler mezarlığına gömülenler oldu. Ama her zaman asalet ve şereflerine uygun yaşamaya çalıştılar. Tarihin en eski hânedanlarından Osmanlı ailesi, siyaset sahnesinden böylece çekilmiş oldu. 1952 yılında hânedanın hanımlarına, 1974 yılında da erkeklerine memlekete dönme izni verildi. Ancak iyi-kötü yurt dışında bir hayat kuran insanların, çoğunun geri dönme imkân ve ihtimali kalmadıktan sonra… Osmanlı Tarihi’ne dair yazdığı yazılar ve yaptığı televizyon programlarıyla tanınan hukuk tarihçisi Ekrem Buğra Ekinci Sürgündeki Hânedan kitabıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun son vârisleri hakkında literatürde benzeri bulunmayan bir monografi hazırladı. Hânedanın tüm üylerinin sürgünde neler yaşadığını kendi anlatımlarıyla dinlemeye hazır mısınız?
296.00 ₺ -
Makamat Tercümesi ve Arapçası
Kitabın İçeriğinde: Makamat Kelime Anlamı Toplu Tercümesi ve Orjinal Arapça Metni bulunmaktadır. Osmanlı devlet-i alisi dönemi boyunca adları sayılamayacak kadar çok ilim irfan sahibi yetişmiştir. Günümüzde matbu olan ve olmayan birçok eserler vücuda getirmişler, çok gayretli çalışmalarda bulunmuşlardır. Daha sonradan gelen nesiller bu alanda yetersiz kalmış, maalesef bu açık yeterince kapatılamamıştır. Ömrünü ilme irfana adamış nesiller mazide kalmış, yerini maddeci ve menfaatperest halefler işgal etmiş, Ulu çınarlar yerini cılız fidanlara bırakmıştır. Örfün ve âdetin ilmi faaliyetler olduğu dönemden; oyun, eğlence ve zevki sefa dönemine geçilmiş, kadim medeniyetimiz mezar taşlarında ya da kütüphane raflarında çürümeye mahkûm bırakılmıştır. Zihinler ve Mefkure’ler batıya göç etmiş, şer'i ilimlerin talimi, gayri İslami metotlu batı şarkiyat literatürel bilime dönüşmüştür. Eşsiz kazanımlar değersiz görülmüş, üstelik eleştirilmiştir. Osmanlıca ve Arapça mirasımıza sahip çıkacak nesiller yetişmez olmuş, bu değerli mirasa sahip çıkma arzusundakiler her daim hakir görülmüştür, Batılılaşmış sözde münevverler ve reformistler ümmete, Üsve-i hasene olarak lanse edilmiştir. İlim irfandan çeşitli sebeplerle uzak kalan avam, haliyle bunlardan etkilenmiş, artık ilm-i şuur basit ve gayri dini dış mahfillere esir olmuştur. Ne hazin bir durumdur ki; İslami algı, asli kaynağından olağanca uzaklaşmış ve örf 'ü am adı altında selefi Salih'inin giyim, kuşam, yaşantı tarzı vb. İslami miraslar neredeyse tamamı ile zihinlerden silinmiştir. Bir misal sadedinde; Acaba (iki yüz yıl ve daha önceki dönemde) hangi Sahabe ve Âlim sakalsızdı? Acaba hangi Âlim batılı giyim-kuşam tarzı ile seyr-i alem yapardı? İsmet GARİBULLAH (Kuddise sirruhu) nun veciz manidar ifadesiyle: Ya şimdi bir fesat koptu cihanda, Hevayı nefse düştü nas bu anda, Eğer Alim, eğer Abid bu şanda, Hadis, Tefsir, Fıkıh kaldı nihanda, Bu Nas'tan ayrılıp HAKKA gidelim Cemali ba Kemale seyredelim. Kadim ulemayı, medar-ı iftiharımız bilerek, onların yolundan gitmeyi yaşantı tarzı haline getirmeyi ahde vefa olarak telakki ederiz. Bu bağlamda; Necip, Arif-i billah, Fadıl şahsiyet Birgivi (rahimehullah) nin gönüllere hitap eden, ruhları neşat eden güzide miras "makamat" adlı eserini, Ulumu Şeriyye ve Maneviye gönüllülerine hizmet sadedinde hazırlamaya çalıştık. Rabbim çalışmamızı kabule şayan eyleyip, ruhaniyetinden istifadeye muvaffak eylesin.
70.00 ₺ -
Arapça Soru Bankası Arapça Bilgi
2010 yılında başlayan ve İmam Hatip Camiasında büyük heyecanla takip edilen Arapça Bilgi Yarışmalarının beş yıl boyunca hazırlanan tüm soruları,Akdem Yayınları kalitesiyle yediden yetmişe herkesin istifade edebileceği bir soru bankası şeklindeyeniden hazırlandı. “ARAPÇA SORU BANKASI - Arapça Bilgi Yarışmalarında Çıkmış Sorular (2010-2014)” ismiyle Akdem Yayınlarından çıkan soru bankasında; * Arapça Kelime Bilgisi * Okuduğunu Anlama * Cümle ve Kelime Sıralama * Arapça-Türkçe / Türkçe-Arapça Tercüme * Pratik Diyalogları Tamamlama * Dilbilgisi * Dinleme soru türleri yer alıyor. Kitabın en önemli özelliği, kitapla birlikte 52 kısa video filmin yer aldığı bir DVD'nin de bulunması. Arapça yarışmalarının ilkinden beşincisine kadar 52 video ile sorulan 107 görsel soru, öğretmenlerimiz için de önemli bir yardımcı kaynak özelliği taşıyor. Beş yıllık sürede hazırlanan yarışma soruları, Ankara Gazi, İstanbul, Marmara, Yalova, İpek, Yıldırım Beyazıt, Sabahattin Zaim, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi öğretim üyeleri ile Akdemistanbul'un bünyesinde çalışmalarını sürdüren toplamda 27 kişilik bir eğitimci kadrosu tarafından hazırlanmıştı. Arapça Yarışmaları Genel Koordinatörü Dr. Muhammed Ağırakça'nın editörlüğünde çıkan Arapça Soru Bankası Çalışması, Arapça YDS Sınavına hazırlanan öğrenciler için de önemli bir kaynak değeri taşımakta.
205.20 ₺ -
Hiranur Tatil Kitabı 2 9-14 Yaş
Hiranur Tatil Kitabı ilaveli Yeni Baskıdır İçerisinden Başarı Belgesi Çıkmaktadır. 9-14 yaş için hazırlanmıştır. Hedefimiz yaz ve ibtida talebelerine dair konuları en güzel şekilde sıkılmadan ve kolay şekilde öğretmektir. Kitabımızda itikad ve ibadet bölümleriyle temel bilgiler öz bir şekilde anlatılmış, konular büyüklerin hayatlarından ibretlik kıssalar ve şiirlerle zenginleştirilmiştir. Kitaplarımızın Siyer bölümlerinde Efendimizin hayatından önemli kısımlar akıcı üslupla hazırlanmıştır. Adabı muaşeret bölümüyle günlük hayatta gerekli olan bazı adaplar sırasıyla anlatılmıştır. Konu sonlarında uygulama sayfaları, bulmacalarla hem konu pekiştirilmiş hem de öğrenirken hoş vakit geçirmek amaçlanmıştır. Hiranur Tatil Kitabı 2 - İlmi Heyet
209.00 ₺ -
İlim Ehli İçin Temel Dualar
Ebû Zer el-Gıfârî (Radıyallahü Anh)den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Ey Ebû Zer! Allah’ın kitabından bir âyet öğrenmen için sabahleyin evinden çıkman, senin için 100 rekât kılmandan hayırlıdır. İlimden bir bahis öğrenmek için sabahleyin evinden çıkman, senin için 1000 rekât kılmandan hayırlıdır." [İbni Mâce, Mukaddime, 219; İbni Abdilberr, İlm, 114] İçindekilerden Bazıları: 1. UYKUYA DAİR DUALAR 4 Uykudan Önce Yapılacaklar 4 Uyandıktan Sonra Yapılacaklar 9 2. ABDEST İLE İLGİLİ DUALAR 12 Abdest Öncesi Okunacak Dualar 12 Abdest Duaları 14 Abdestten Sonraki Dualar 18 3. MESCİD İLE İLGİLİ DUALAR 20 Ezân Sözlerini Tekrarlamak 20 Mescide Girerken ve Çıkarken Dualar 21 4. NAMAZDAN SONRAKİ TESBîHLER 23 5. NAMAZ SONRASI ZİKİRLER 29 Sabah Namazından Önceki Zikir 29 Sabah Namazından Sonraki Zikirler 30 Sabah ve Yatsı Nakşî Salevâtı 31 Öğle Namazı ve Sonrasındaki Zikirler 42 İkindi Namazı ve Sonrasındaki Zikirler 45 Akşam Namazı ve Sonrasındaki Zikirler 47 Yatsı Namazı ve Sonrasındaki Zikirler 53 6. NÂFİLE NAMAZLAR 56 7. SALEVÂT-I ŞERÎFELER 68 8. GÜNLÜK İŞLERDEKİ DUALAR 72 Yemeğe Besmele ile Başlamak 72 Besmele'yi Unutmak 72 Efendi Baba'mızın Yemek Duası 73 Evden Çıkarken Okunacak Dua 75 Elbise Çıkarırken Okunacak Dua 76 Elbise Giyerken Okunacak Dua 77 Yeni Bir Giysi Giyerken Okunacak Dua 77 Çarşı ve Sokakta Okunacak Dua 78 Aynaya Bakınca Okunacak Dua 78 9. YOLCULUKLA İLGİLİ DUALAR 79 Ulaşım Aracına Binerken Okunacak Dua 79 Gemiye Binerken Okunacak Dua 81 Ulaşım Aracından İnerken Okunacak Dua 81 10. KUR’ÂN-I KERİM İLE DUALAR 82 Kur’ân Okunmadan Önce Yapılacak Dua 82 Kur’ân-ı Kerim’deki Şifa Âyetleri 83 Secde Âyetleri 84 Kur’ân Hatim Duası 90 11. CEMAATLE BERABER YAPILACAK DUALAR 95 Yeni İşyeri Açılış veya Temel Atma Duası 95 Sakal ve Çarşaf Duası 97 12. VAAZ İLE İLGİLİ DUALAR 98 Vaaza Başlarken Okunacak Dua 98 Meclisten Kalkarken Okunacak Dua 107 13. HUTBE DUALARI 108 Cuma Hutbe 108 Ramazan Bayramı Hutbe Duaları 117 Kurban Bayramı Hutbe Duaları 126 Bayram Namazı 135 14. NİKÂH İLE İLGİLİ DUALAR 136 Nikahın Kıyılışı 136 Nikâh Duası 136 15. ÖLÜM İLE İLGİLİ DUALAR 142 Cenaze Namazı ve Duaları 142 Cenaze Namazından Sonra Mevta İçin Şahadet 145 Şahadet Sonrası Bir Dua 147 Telkîn Duası 148 Iskât ve Devir 151 16. MUSİBETE KARŞI OKUNACAK DUALAR 163 Birşeyi Kaybolduğunda Okunacak Dua 163 Baş Ağrısına Karşı Okunacak Dua 163 Nazar Değmesi 164 Nazardan Korunmak için Yapılacaklar 165 Nazarlanan Kişilere Okunacak Dualar 166 17. NÂFİLE ORUÇ TUTMAK 167 Pazartesi ve Perşembe Orucu 166 Kamerî Ayın 13. 14. 15. Gününün Orucu 168 İftâr Duası 170 18. HİZBÜL-BAHR 172 19. ESMÂÜL-HÜSNÂ, SİLSİLE-İ NAKŞİBENDİYYE 180 Esmâül-Hüsnâ 180 Silsile-i Nakşibendiyye 193 20. HATM-İ HÂCEGÂN 200 Zikir Meclislerinin Fazileti 201 Hatm-i Hâcegân Edepleri 204 Hatm-i Hâcegân Zikrinin Yapılışı 205 Hatm-i Hâcegân Duası 208
70.00 ₺ -
Ruhul Beyan Tefsiri 19
Rûhu'l-Beyân Tefsîri'l-Kurân; Yüce Kitabın özünü anlamak ve gereğini yaşamak için ilmek ilmek dokunmuş müstesna bir tefsir.. İsmail Hakkı Bursevî Hazretleri bu eseri, Bursa Ulu Camii kürsüsünde verdiği vaazlarla oluşturdu... Ki onda rivayet ve dirayet metodlari; gönül sultanlarının ruhlara hayat bahşeden İşarî/tasavvufî yorumları var. Ve bu özelliğiyle tefsirler arasında temayüz ediyor. Gönülller mimarı İsmail Hakkı Bursevî'nin bu kıymetli eseri; 23 yıl gibi bir zamanda vücûda geldi. Âyet-i kerîmeler âyetlerle ve hadîs-i şeriflerle açıklandı. Allah dostlarının ibretli menâkıbıyla ve şiirlerle süslendi... Erkam Yayınları, Hazretin Arapça olarak kaleme aldığı M. Ü. İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Kürsüsü öğretim üyesi Prof. Dr. H. Kamil YILMAZ başkanlığında kurulan bir komisyona bu müstesna tefsiri tercüme ettirdi. Ruhlara gıda, gönüllere şifa olacağını ümit ettiği Rûhu'l-Beyân'ı anlaşılır bir Türkçe ile dilimize kazandırdı. Hadis-i şeriflerin tahriçleri yapıldı. Farsça şiirler tercüme edildi. Konu birliği olan âyetlere başlıklar verildi. Üslûbunun sadeliği ve mizampajının rahatlığıyla seveceğiniz bir eser meydana geldi... Teknik ayrıntılara girmekten sakınıldı... Ve böylece Rûhu'l-Beyân günümüz insanının idrakine yeniden doğdu. Her seviyeden insanımızın koyalca okuyup anlayabileceği bu kıymetli tefsiri, istifâdelerinize sunmakla bahtiyarız.
525.00 ₺ -
İman İslam İlmihali 1.Cilt
Şu bilinsin ki ilmihal fıkıh ilminden bir bölümdür. Fıkıh kelimesinin lugat manası anlayış demektir. din ıstılahı(kullanımı)nda ise fıkıh ilmi şeriat ahkamının ve dini hükümleri bilmekten ibarettir ki; bu ilim farzı ayn ve farzı kifaye olmak üzere iki kısma ayrılır Fıkhın farzı ayn olan kısmı, evvela doğru itikat -inançları bilmektir- Dinin hükümleriiyle ilgili ise taharet, namaz ve oruç meseleleri gibi her gerekli kıldığı her ibadetle ilgili ahkamı öğrenmesi de o insan üzerine farz olur. Mesela malı olanın zekatla ilgili meseleleri, üzerine hac farz olanın hac hükümlerini ve ticaret yapanın ilgili konuları öğrenmesi farzdır. İman İslam İlmihali 1.Cilt - Ahmed Mahmud Ünlü - Cübbeli Ahmet Hoca Yayıncılık - Lalegül Neşriyat - Ahmet Mahmut Ünlü
294.25 ₺ -