-
Sosyolojik Basiret
Benim eleştirilerim genelde doğrudan şahıslara, markalara, ideolojilere yönelik olmuyor. Meseleyi kişiselleştirmemeye ciddi bir özen gösteriyorum. Benim de içinde yaşadığım, bir parçası olduğum toplumsal vasata, onun içindeki bazı tipolojilere odaklamaya çalışıyorum eleştirilerimi. Elbette üslup da çok önemli benim için. “Le style c’est l’homme même.” Yani üslup ayniyle insandır. Buffon’un bu sözünü çok severim. Kurduğunuz cümlenin hakikat içeriği, ötekine nüfuz kapasitesi asla üslubunuzdan bağımsız değildir. Bence işler böyle olduğunda eleştiri yapıcı, inşa edici, taş üstüne taş koyan bir role sahip olabiliyor. Bence Türkiye’nin en önemli eksikliklerinden biri de polemik ve eleştirinin genelde böyle bir işleve sahip olmamaları. Besim F. Dellaloğlu, Sosyolojik Basiret: Duvar ve Perspektif Yazıları’nda bir sosyolog olarak üzerinde çok durulan, tartışılan ve çözülemeyen kavramlar etrafında bir Türkiye panoraması çiziyor. Dellaloğlu bu yazılarında, faşizm, toplum, ideoloji, muhafazakârlık, burjuvazi, futbol, kültür, maarif, kamu, oryantalizm, akademisyenlik, kanon, gelenek, edebiyat, aydın, entelektüel, okuryazarlık, ahlak gibi meselelere gündelik hayatı ve siyaseti dahil ederek Türkiye merkezli, olgunlaştırılmış, terbiye edilmiş tespitler ve “okumalar” sunuyor. Dellaloğlu, Sosyolojik Basiret: Duvar ve Perspektif Yazıları’yla “okuryazar”ların zihin masasında yer bulması elzem yol haritalarına bir yenisini ekliyor.
166.50 ₺ -
Tekkede Pişmek
“Tarîkata girmeyen derviş olamazdı. Dervişlik dereceleri geçilmeyince şeyhlik makamına yükselinemezdi. Mürşit ve mürebbi olmak kolay değildi. Her yerde, her işte daima doğruluğu telkin etmek, doğruya övmek, yalancıyı yermek, bütün tarikatlarda ilk dersti ve baş öğüttü. Tekkenin meydan odası sohbetlerinde verilen tarîkat dersleri ve terbiyesi, cemiyete hep bu olgunlukta insan yetiştiriyordu. Onun içindir ki, “Tekke görmeyen, tekkeden geçmeyen meclis adamı olamaz, insan yüzüne çıkamaz…” derlerdi. Bozuntuya doğru gittiği zamanlarda bile, bütün terbiye sistemi ile ve her haliyle odunu ipek yapan bir teşekkül halinde çalışan tekkeler ve tekke çevresi, son yıllarda ehliyetsiz eller elinde kalmaktan, ulvî, insanî ve ictimaî gayesini ve vazifesini, yavaş yavaş kaybetti. Kapısı herkese açık bulundurulan tekkede ise, usûl ve erkân ile uyandırılmış koca bir meydan, ruhî ve ruhânî konserler veren muhteşem bir mutrib, bunun yanında hançere ihtilâli yapan zâkirler korosu, debdebeli bir nevbe, yer postları üstünde kurulan ve coştukça coşan bir zikrullâh âlemi hâkimdi. Zikrullâh, gönüllerde ilâhî aşkın çerağını uyandırıyor, bütün kalpleri imâr ve ihyâ ediyordu.” Ömrünü tasavvuf ve tekke hayatının bütün yönleriyle kayıt ve tespitine adamış meşhur yazar Cemaleddin Server Revnakoğlu’nun makalelerinden oluşan bu derleme ham ruhların tekkelerde pişmek suretiyle nasılda insan-ı kâmile dönüştüğüne tercüman oluyor…
168.00 ₺ -
Devrana Girip Seyran Edelim
Tasavvuf; tarihin tozlu sayfalarına gömülü, raf ömrünü doldurmuş ölü bir düşünce değil, aksine yaşayan bir evren algısıdır ve meseleleri geçmişe olduğu kadar günümüze de aittir. Alper Çeker; Halvetiye’nin kollarından olan Uşşâkîlik merkezli bir bakış açısından şamanizm, çilecilik, düşler, bilgi sosyolojisi, felsefe, hermetizm, gnostisizm, edebiyat ve sanat gibi başlıkların tasavvufla ilişkisini çağdaş insanın algısına hitap eden bir dille kaleme aldı. Kitabın özgün taraflarında biri de kaynakçasını başka kitapların değil, yazarın dinleme talihine erdiği, çağdaş sufilere ait sohbetlerin; yani yazılı kaynaklarda karşımıza çıkmayan sözlü kültürün oluşturuyor olması.
87.50 ₺ -
Üç Kedi Üç Hikaye
Kedi Luna’nın üç tatlı yavrusu olur. Ancak yavruların sahiplendirilmesi gerekir. Uzun arayışlar sonucunda üç kedinin de çok özel birer evi olur. Kedilerin hayatları tamamen değişmiştir. Fakat hayatları değişen sadece kediler değildir. Yeni insan dostlarının da hayatları sonsuza kadar değişir. İnsanlarla kedilerin dostluklarını işleyen sımsıcak üç kedi öyküsü okumaya hazır mısınız?
98.00 ₺ -
Karanlıktakiler
Ema Vašková, kendini hep farklı hissetti. Ailesindeki kimse batıl inançlara, lanetlere ya da o tür şeylere inanmıyordu ancak Ema, kemiklerinin derinliklerinde bir şeyler hissettiğine dair yemin edebilirdi! Ema, en ümitsiz anında Silvie ile tanışır ve sonunda kendisini anlayan birini bulmuştur! Ne var ki Silvie, kendinden beklenmeyen açıklamalarla dolu bir mektupla ortadan kaybolur. Artık Ema’nın tek amacı, Silvie’yi bulmaktır. Onu bulmak demek gece yarılarında evden gizlice çıkmak, karanlık dehlizlerden tek başına geçmek, kimliğini saklamak ve gizemli bir birliğin tüm sırlarını açığa çıkarma zahmetine katlanmak olsa bile! SAHİPSİZLER’in yazarından tüylerinizi diken diken edecek yepyeni bir macera!
247.50 ₺ -
Bukalemunlar Kitabı
Félix Ventura bir anı tüccarı, bellek satıcısı. Geçmişinden utanan, toplumdaki konumunu yükseltmek isteyen iş adamlarına, politikacılara, generallere gurur verici başarılarla dolu zengin bir soy ağacı yaratıyor, yepyeni geçmişler uyduruyor. Bir gün Angola kimliğini arayan gizemli bir yabancının gelişiyle her şey baş döndürücü bir büyüyle tepetaklak oluyor, geçmiş bugünü istila ediyor. Bir gekonun ağzından anlatılan bu roman değişen toplumun başkalaşan insanlarından farklı farklı haller, hikâyeler sunuyor. Félix Ventura’yla yolu kesişen karakterlerin her biri bukalemun gibi yeni gerçekliklere bürünüyorlar, fakat toplumsal hafızaya kazınmış geçmişlerinin şiddetinden kaçamıyorlar. Bukalemunlar Kitabı, Franz Kafka, Gabriel García Márquez, Jorge Luis Borges gibi yazarların izinde büyülü gerçekçiliğin araçlarını kullanarak hafızanın tutarsızlıklarını adalet ve bireysel kimliğin inşaası zemininde sorgulayan bir roman. Hakikatin doğasına ve hikâye anlatımının gücüne dair döngüsel bir anlatı… "Değişen kimliklerin incelikli ve büyüleyici hikâyesi." –Kirkus"J. M. Coetzee ile Gabriel García Márquez'i bir araya getirdiğinizde Portekiz'in Nobel Ödülü için bir sonraki adayı José Eduardo Agualusa'yı elde edersiniz." –Alan Kaufman "Kuşkusuz kendi kuşağının Portekizce yazan en önemli yazarlarından" –Antonio Lobo Antunes
177.60 ₺ -
Çatalın Neden Tadı Yoktur?
Çatalın neden tadı yoktur? Su şeffafken buz küpleri neden beyazdır? Ya da mikrodalga nasıl yemeği ısıtıp tabağı ısıtmaz? Yaşadığımız evde cevaplanmayı bekleyen birçok soru var. Onların hepsini yanıtlamak, hem de bunu kafanızı karıştırmadan yapmak bu kitabın işi. Evinizde bir gezintiye çıkmaya ve yanıtlarını anlayamamaktan çekindiğiniz için sormaktan korktuğunuz soruları sormaya hazır olun!
112.50 ₺ -
Ahkam Tefsiri Tek Cilt İvory Şamua Kağıt
• Bu eser, ahkâm âyetlerinin tümünü kapsar. • Lügat âlimleri ile müfessirlerin söz ve görüşlerinden deliller getirilip lafzî tahliller yapılmıştır. • Kitapta ki mevzûlar, nüzûl sırasına göre düzenlenmiş, nüzûl sebebleri belirtilmiştir. • Âyetler arasındaki bağlantılar ortaya konmuştur. • Âyetlerdeki hükümler, sıraya göre açıklanmış mezhep görüşleri, ihtilâf edilen hususlarda dayanılan deliller incelenip belirtilmiştir. • Ahkâm âyetlerindeki teşriî hikmetlere işaret olunmuştur. • Bu eser, İslâmî geleneğin sağlam üslûbu ile çağımızın kolay üslûbunu harmanlaştırarak okuyucularına kolay bir yol sunmuştur.
522.00 ₺ -
Hayati Dengeler
MUTLU OLMAK, HUZUR BULMAK, HAYATINA BİR YÖN VERMEK, BİR DENGE KURMAK İSTEYEN HERKES İÇİN... Mutlu olmaya ne çok ihtiyacımız var... Her gün türlü sıkıntılarla adeta güreş tutuyor, bir müsabakayı kazanıyorken, bir başkasını kaybediyoruz. Daha bir güreş bitmeden yenisinin peşrevine çıkıyoruz. Sabah nasıl oluyor, akşam ne zaman oldu anlamadan geçip gidiyor günler. Daha dün yaz mevsimi yaşarken bir bakıyoruz kış gelmiş. Bu korkunç tempo içinde beden ve ruh sağlığını muhafaza etmek her geçen gün zorlaşıyor. İç ve dış dengeler bozuluyor. Dengeler bozuldu mu hayatın her anında tökezlemeler, tatsız hadiseler çoğalmaya başlıyor. Bunalım fırtınaları sarıyor her yanı. Sığınacak bir liman, nefes alacak bir an, hasbıhal edecek bir dost arıyor insan. Teşhis tedavinin yarısıdır derler eskiler. Onlar; büyüklerimiz, çözmüş meseleyi. Tedavi olmuşlar, tedavi etmişler. Kalpleri temizlemişler. Formülleri de vermişler. Ama nasılsa, o tedavi formüllerini unutmuşuz genlerimize işlemiş olduğu halde. Unutturulmuşuz. Derinlere gömmüşüz. Unutunca da bozulmuş dengeler. Bozulan dengeleri yeniden kurmaya doğru bir adım atıyoruz bu defa. “Orta Yolu” bulmaya, anlamaya doğru... Dengenin hayâtî noktasına doğru...
96.00 ₺ -
Hayati Meseleler
Ahiret yolcusunun hayattaki en mühim, en önemli derdi, bu dünyadaki gerçek hedefi nedir, ne olmalıdır? Neyin peşinde koşmalı ne ile içlenmeli ne uğruna gerçekten gözyaşları dökmelidir? Mutluluğu nerede aramalı, Asıl neler için pişmanlık hissi duymalıdır? Ve şu hayatta en “hayâtî meselesi” ne olmalıdır? Senelerdir konferanslarda, programlarda, kitaplarda bu mühim soruların cevaplarını anlatanları anlatmaya, anlatanların söylediklerini aktarmaya çalıştık. Büyüklerden bir zât, hocasından öğrendiklerini kaleme alıp, kitap haline getirdiğinde; “Bizim kitaplarımız çok kıymetlidir, çünkü içinde bize ait bir yazı, düşünce yoktur. Biz sadece büyüklerin yazılarını yazmak, onlardan nakletmek için çalıştık...” buyurmuştu. Bizim yaptığımız da o izleri takipten, bildirilenleri nakilden başka bir iş değil. Onlardan nakille, bu defa, yüzünü ahirete dönmüş yol arkadaşlarımıza, hep söylediğimiz gibi bir yön levhası daha işaret etmek hevesindeyiz. Ne derece muvaffak olduk, oluyoruz, olacağız bilemeyiz fakat elimizden geleni de yapmazsak sorulacak elbette hesabı. Bu kitap söz konusu çetin hesabın hiç olmazsa bu kısmını, biraz daha kolaylaştırmak ümidiyle, duasıyla, yakarışıyla yazıldı. Önemli meselelerin hâl yoluna dair birkaç kelâm edildi. Tamamı haddimize değil lâkin, “Hayâtî Meseleler” anlaşıldığı vakit, tamam olana kavuşmaya vesiledir ihtimâl... “Hayâtî Meseleler” hayata dair cevabını arayıp ta bulamadığınız bazı soruların, cevapları, çözüm yolları, formülleri için yol haritası belki de! Aranılan hazînenin nişânını verdim sana, Belki sen kavuşursun, biz varamadıksa da!
96.00 ₺ -
Alimlerin Hanımları
Önceki eserlerimizde âlimlerimizin mübarek annelerinin ve babalarının hayatlarına değindik. Âlimlerin ilim yolunda anne ve babalarının yetişmelerindeki etkilerinden bahsetmiştik. Âlimlerin anne ve babalarından sonra devam eden ilmî yolculuklarında en büyük destekçileriise onların hanımlarıdır. Nikâh ile kurulan bir bağ ile dert ve kederlerinde, sevinç ve mutluluklarında hep birlikte yaşamışlardır. Ayrıca, âlimlerin çocukları da âlimlerin ilmî neslinin devamını sağlamıştır. Rabbim nasip ederse, “Âlimlerin Çocukları” isimli eserimizle de âlimlerimizin çocuklarının babalarından aldıkları ilmi mirası nesiller boyu nasıl aktardıklarını sizlere aktaracağız. Âlimlerin hanımlarının hepsi âlim değildi, kimisi eşi ile beraber ilmî yolculuğu sürdürmüş kimi ise ilimde eşinden önde olmuştur. Bununla birlikte çoğu hanım, ilmî konumu itibariyle eşleri ile denk değildi. Ancak bu durum âlimlerin hanımları için sorun olmamıştı. Çünkü onlar evliliğin şuurunu çok iyi biliyorlardı. Evliliği sadece ilim elde etmek için görmediler. Zaten evliliğin böyle bir kâidesi de yoktur. Tabii ki âlim veya âlime bir eş ile kurulan yuvada ilim olmazsa olmazımızdır. Ancak evlilik Allah rızası için olur, evlilik bu dünya hayatında harama bulaşmadan hayırlı nesiller yetiştirmek için gerçekleştirilir.
65.00 ₺ -
Patlak Zeka Cemcan - Bilim Tatil Dinlemez (Fleksi Cilt)
Yazlıkta dedemle anneannemin yanında olmak kral, bilemedin belediye başkanı, o da olmazsa muhtar olmak gibi bir şeydir. Evde yapamadığınız ne kadar şey varsa burada her şey mümkündür. Yine de bu yaz bazı şeyleri yapmasaydım anılarım daha az utanılası olabilirdi. Mesela havuz suyunu incelemeseydim hayatımdaki birkaç gün daha rahat geçebilirdi. Babaannesinin gözdesi Selim’e uymasaydım, kimseden özür dilemek zorunda kalmazdım. Arılardan korkmasam kendimi rezil etmezdim ama bunların hepsi oluverdi işte. Utansam da birazcık rezil olsam da yazlıkta olmak, karpuz profesörünün asistanı ünvanını kapmak çok güzeldi. Hele evde olmaktan bin kat çok güzeldi. Üstelik bir sürü de şey öğrendim. Karpuz yetiştirmenin atom araştırması yapmak kadar zorlu bir iş olduğunu, çok disiplinin yan etkileri olduğunu, çocukların aynı dili konuşamasa bile aynı heyecanla oyun oynayabileceklerini... Kısacası en rezil olunası tatil bile harika zaman geçirmek demek. Tatilleri -hele bilimlisi olursa- çok seviyorum. Sanıyorum tatil sevmek insanların geninde var. Bunu da incelemeliyim.
157.50 ₺ -
Kuranı Mecid ve Tefsirli Meal Hafız Boy Sert Ciltli
Hicri 15. Asrın Müceddidi, Şeyhü'l İslâm İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerîfi Em. İmâm-Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu riyasetinde, ilmî bir hey'et tarafından hazırlanmış, Kur'an-ı Azim-uşşân'ın yüce meâlinden ibâret bir eserdir. Bu eserin en önemli özelliği diğer meâllerden farklı olarak tefsirli (açıklamalı) olmasıdır. Zîra; gerekli parantez içi açıklamalar ve dipnotlar verilmeksizin yapılan meallerde hataya düşmemek, yanlış anlamamak mümkün değildir. Bunun temel sebebi ise Kur'an-ı Kerimin Mûciz, Arapça lisanının takdir ve hazifler üzere kurulan edebî bir lugât oluşudur. Nitekim, bu eserin farkı ve son derece faydalı oluşu, tetkik edenlerine aşikârdır.
291.20 ₺ -
Resulullah ve Ashabının Güzel Ahlakı
Allâhü Teâlâ şöyle buyurmuştur: «And olsun ki; elbette sizin için (özellikle de) Allâh’a ve âhiret gününe ümit bağlayan ve (korku, arzu, bolluk ve darlık gibi tüm hâllerinde) Allâh’ı çokça zikretmiş kimseler için Allâh’ın Resûlü’nde pek güzel ve uyulmayı gerektiren çok güzel bir örnek bulunmaktadır!» [Ahzâb Sûresi, 21] «Muhakkak ki Sen elbette (mâhiyeti kimse tarafından idrâk edilemeyecek kadar) büyük bir ahlâk üzeresin.» [Kalem Sûresi, 4] Âişe (Radıyallâhü Anhâ) şöyle demiştir: “İşte O’nun (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) ahlâkı Kur’ân’dı.” [Abdürrezzâk, Musannef, 3/39 (4714); İbn Sa‘d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ, 1/313; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, 41/148 (24601)] Resûlullâh Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) sevilmeye candan azîz bilinip sevilmeye lâyık yegâne bir şahsiyettir. “O, Allâh’ın emriyle Kâinat Efendisi; Varlığın tacı, varlık nurunun ta kendisi.” Kalem anlatamaz O’nun hayatı tayyibesini. Lâkin murâdımız bir nebze hayatını bilip hayatımıza intizâm vermektir.
105.00 ₺ -
Nefis Terbiyesi
Güzel ahlâk, kalpten cennet nimetlerine açılan ve Rahmân’a yaklaştıran bir kapı olduğu gibi, kötü ahlâk da kalpleri saracak olan ve Allah Teâlâ’nın tutuşturduğu cehennem ateşine açılan bir kapıdır. Kötü ahlâk zehir mesabesinde olduğu için nefsi ve kalbi hasta eder. Ancak bu öyle bir hastalıktır ki ebedî hayatı mahveder. O halde sadece bedeni yok eden hastalıkla bu korkunç hastalığın arasındaki fark kıyâs edilmeyecek kadar büyüktür. Kalp hastalığının tedavisini öğrenmek her akıllı insan için bir zorunluluktur. Zira bu hastalıklar tedavi edilmeyip öylece bırakılsa hiçbir kalp bu hastalıklardan kurtulamaz. İşte bu risâlenin gâyesi; ahlâkı güzelleştirmeye genel bir bakış ve kısaca bunun metodunu göstermektir.
70.00 ₺ -
İlim ve Fazileti
İmâm Gazzâlî bu kısımda ilmin fazileti, yerilen ve övülen ilimler, farz-ı ayn ve farz-ı kifâye olan ilimler, makbûl ve merdûd ilimler, münâzara, cedel ve hilâfın kötülüğü gibi birçok konu üzerinde durur. Bununla beraber kendi devrindeki âlimlerin ilmi, makâm ve mevki için öğrendiklerini, insanın asıl yaratılış maksadı olan kalbini tasfiye vazifesini unuttuğunu, fakîhlerin çok ender rastlana¬cak meselelerde ömrünü geçirdiği gibi meseleleri irdeler ve tenkit eder. Asıl ilmin “kalp ilimleri” olduğunu ifâde eden İmâm, saâdete ulaşmak için selef-i sâlihinin yolundan gidilmesi gerektiği üzerinde ısrârla durur. Cenâb-ı Allâh, kendisine rahmet ve makâmını âlî eylesin. Bizleri de kendisinden istifâde etmeye muvaffak eylesin.
77.00 ₺ -
Kalbin Sırları ve Kalbin Acayip Halleri
Kendi döneminde öne çıkan şahsiyetler her dâim var olmuştur. Fakat bazı kimseler sadece kendi zamanlarında değil, vefatının üzerinden bin sene dahi geçse nasîhat etmeye ve insanlara faydalı olmaya devam etmektedir. İşte İmâm Gazzâlî (Rahimehullâh) hiç şüphesiz bunlardan birisidir. İnsanın şerefi ve bütün yaratıklara kendisini üstün kılan fazileti, Allah’ın marifetini elde etmeye elverişli olan yapısından kaynaklanmaktadır. Dünyadaki şerefi, kemâli ve güzelliği bu marifet sayesinde olduğu gibi, âhirette de bu marifet onun hazırlığı ve kıymetlisi olacaktır. İnsan marifetullâha, kalp dışında herhangi bir âzâsıyla hazırlanamaz. Zira Allâh’ı bilen, O’na yaklaştıran, Allâh için çalışan, O’nun uğrunda gayrette bulunan ve Allâh nezdindeki sırları keşfeden yalnızca kalptir. Diğer organlar ise kalbin hizmetçileri ve kalbin çalıştırdığı âletlerden ibarettir. Eserde kalp, ruh, nefs ve akıl gibi kavramlar detaylıca ele alınır. Benzerlikleri ve farklılıkları çok güzel îzâh edilir. İnsanda bulunan öfke, şehvet, hırs, haset, çok yemek, süs ve gösteriş sevgisi, dünya mallarına düşkünlük, cimrilik ve acelecilik gibi hasletleri ele alınır ve İmâm Gazzâlî çok tesîrli bir şekilde nasîhatte bulunur.
70.00 ₺ -
Mevsuatul Hadisiye Kütübü Sitte Darül Naşirun
Dar'ül Risaletü Naşirun Yayınevinden çıkan 'Kütüb-i Sitte / Mevsuatul Hadisiye (Naşirun) eserini Kitap Kalbi Yayınevi olarak sizlerle buluşturuyoruz.
4180.00 ₺ -
Beyaz Zambaklar Ülkesinde (Antik Dünya Klasikleri)
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Kuzey Avrupa'nın Finlandiya gibi küçük ve geri kalmış bir ülkesinin eğitim ve kültür alanlarında nasıl kalkındığını anlatan büyük, toplumsal bir yapıttır. Fin halkı önceleri nasıldı, sonradan ne duruma geldi? Bunda okulun, büronun, dinin, kışlanın rolleri nedir? Tek tek kahramanlar, Fin halkını nasıl yiğit bir ulus yapmıştır? Grigory Petrov eserinde, bize işte bunları gösterir. Kitabın değerli yazarı Petrov'un söylediği gibi; bir ülkenin refahı, devletin sağlamlığı, ulusun onuru yurttaşlarının istek ve kararına bağlıdır. Finlandiya gibi küçük ve yoksul bir ülke, buna parlak ve inandırıcı bir örnek oluşturmaktadır.
67.50 ₺ -
Şükür Defteri (Bez Ciltli)
Şükür bir yerden sonra sanki yol gösterici, yükseklere çıkaran bir basamak oluyor. Hz. Mevlânâ "Şükür, nimeti değil nimeti vereni görmektir." diyor. Hakikaten şükrettikçe nimetten ziyade, nimeti veren görünür olmaya başlıyor. Hele ki Rabbimizin nimetini verirkenki zarafeti, olayların oluş şekli, kurduğu ve koruduğu sistem... Tüm bunları bir nebze olsun fark etmek hayret veriyor, hayranlık veriyor, muhabbet veriyor, aşk veriyor...
262.50 ₺ -
Ponpon Kediye Ne Oldu
"Üç kafadar kıkır kıkır gülüyor. Bu kadar komik ne olabilir ki? İnsan merklanıyor." Ponpon ve üç afacan birlikte çok eğlenen arkadaşlar. Fakat bir gün afacanlar, pofuduk Ponpon'u her zamankinden daha farklı bir halde buluyorlar! Sonra bakın sevimli dostlarımız neler yaşıyor... Empati, farklılıklara saygı duyma, kişileri olduğu gibi kabul etme, yardımsever ve çevreye duyarlı olma gibi beceriler kuşkusuz çocuklarımıza kazandırmak istediğimiz temel değerler arasında. Bu kitap, her halleriyle güzel olan çocuklarımızın duygusal ve sosyal gelişimleri için çok kıymetli bir kaynak niteliğinde.
122.50 ₺ -
Benim Evim Nerede
"Evrenin en güzel gezegeniymiş Dünya... Görkemli, berrak, mavi bir gökyüzüne, yeşil uçsuz bucaksız bir yeryüzüne sahipmiş. Ama zamanla her şey değişmiş... Gökyüzündeki mavi, yeryüzündeki yeşil artık eskisi gibi değilmiş." Çevre bilincine sahip olmayan insanların müdahalesi ile değişen dünyaya, evini kaybeden Sincap'ın naif öyküsüyle şahit oluyoruz. Dünyayı keşfetme çağında olan okul öncesi yaş grubundaki çocuklara çevre bilinci kazandırmanın en güzel yollarından biri; iyi bir kitap okumaktır. "Benim Evim Nerede?" tam da bunun için okunacak bir kitap. Evrenin en güzel gezegenine ve üzerinde yaşayan tüm canlılara...
122.50 ₺ -
Kitabud Durusin Nahviyye li Tullabil Medarisil İbtidaiyye
Kitabud Durusin Nahviyye li Tullabil Medarisil İbtidaiyye
459.80 ₺ -
-
İhtiyarat Seçkin Varlıklar
Hacmi küçük, muhtevası büyük bu güzide eserde İsmail Hakkı Bursevî (k.s.) hazretleri; tefsir, hadis, fıkıh, tasavvuf ve sâir ilimlerden Allah Teâlâ’nın seçip faziletli kıldığı varlıkları derlemiştir. Kırk iki başlıktan oluşan eserde her başlık için müellif kısa açıklamalar da yapmıştır. Böyle bir eseri hazırlayabilmek için az bir ilmin yetmeyeceği hatta sadece kesbî ilmin bile yetmeyeceği, rikkat, dikkat ve insaf sahibi zatlar için gizli değildir.
78.00 ₺ -
Vesvesen
Hisler, hayaller ve takıntılar... Düşünce sokağımızın fıtri ve kaçınılmaz misafirleri. Bu misafirleri seçemiyoruz, evet. Fakat sokaktaki herkesi de evimize almak zorunda değiliz. Sen istemediğin takdirde evine kimse giremez. Evinin penceresini ve kapısını kontrol etmen yeterli. O zaman pencerelerden seyret, içlerine girme! Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız Vesvesen’de, vesveselerden, takıntılardan veya bunalımlardan artık korkmaya gerek olmadığını, onlara nasıl hükmedilebileceğini anlatıyor.
148.00 ₺ -
Doktor Dinozorla Yazıya Yolculuk - Keşiflerle Dünya Tarihi 2
Yazıyı ilk kim, hangi sebeple keşfetti? Yazının bulunması hangi keşiflerin önünü açtı? İlk yazı nereye yazıldı? Bu soruların cevabını merak ediyor musunuz? O zaman Doktor Dinozor ve ekibiyle tanışın! Öğrenmeye ve öğretmeye meraklı Doktor Dinozor, eğlenceli olduğu kadar tembel Dino ve kendini sürekli geliştiren Bay Beyin yazının tarihini öğrenmek için MÖ 3500 yılına yolculuk yapıyor. Sıkı tutunun, yazının ilk yazıldığı ana gidiyoruz!
63.00 ₺